Dün Türkiye ekonomisi tarihine ‘kara cuma‘ olarak geçti. Çünkü döviz kuru sabahın erken saatlerinden itibaren yükselmeye başladı. ABD Başkanı Donald Trump’ın ‘manidar bir zamanlamayla’ açıkladığı yaptırım kararı ise borsanın kapanmasına iki saat kala döviz kurlarının sıçramasına neden oldu.

Dolar

Türkiye ise ABD yaptırımlarına karşı yanıt vereceğini açıkladı. Peki Türkiye, sadece bir gazete haberiyle bile yükselişe geçen döviz kuruna karşı bu derece bir kırılgan ekonomiyle nasıl karşılık verecek?

Trump, bugün Twitter hesabından yaptığı paylaşımda iki ülke arasındaki ilişkilerin şu an iyi olmadığını ifade ederek Türkiye’ye yönelik çelik ve alüminyum tarifelerini iki katına çıkarma talimatı verdiğini duyurmuştu.

ABD hükümeti, Türkiye’den ithal ettiği çelik üzerindeki gümrük tarifesi oranını iki katına çıkararak yüzde 50’den uygulamaya 13 Ağustos’ta başlayacağını açıkladı.

Bir çok ekonomist Türkiye’nin liradaki düşüşü durdurmak için önünde 5 seçenek olduğunu ifade ediyor. Bu seçenekler ise şöyle sıralanıyor:

  1. Faiz oranlarını artırmak
  2. IMF’den yardım istemek
  3. ABD’yle uzlaşmak
  4. Sermaye kontrolleri
  5. Gelip geçmesini beklemek

Bu seçeneklerden bazılarının şimdilik imkansız gözükmesinin yanı sıra Türkiye’nin ABD’ye karşı uygulamaya koyacağı bir yaptırım ABD’ye zarar vermek yerine kendi ekonomisine zarar verecektir.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, faiz artırımı konusunda defalarca açıklama yapmış ve faizlerin artırılmasına sıcak bakmadığını söylemişti. Ayrıca Erdoğan IMF’den para almak bir yana kendilerinin IMF’ye borç verdiğini öne sürmüştü.

Bir diğer seçenek olan ABD’yle diplomatik açıdan uzlaşmaya çalışmak devam eden Brunson davası yüzünden boşa çıkabilir.

Öte yandan Hami Aksoy, ABD’nin Türkiye’ye yönelik aldığı yeni yaptırım kararlarına ilişkin açıklama yaptı.

Türkiye Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hami Aksoy, “ABD Başkanı Donald Trump’ın, çelik ve alüminyum ihracatımıza ek vergi uygulama kararını devlet ciddiyetiyle bağdaştırmak mümkün değil” dedi.

ABD tarafından Türkiye’ye karşı atılan tüm adımlara bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da gerekli karşılık verileceği belirten Aksoy, Türkiye’nin her zaman sorunların diplomasi, diyalog, iyi niyet ve karşılıklı anlayışla çözülmesinden yana olduğunu belirtti.