Dışişleri Bakanı MevlütÇavuşoğlu, “Kandil’i de dümdüz edeceğiz. Onları inlerine gömeceğiz” dedi.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu [via Newsweek]
Çavuşoğlu, Kandil operasyonuyla ilgili bir açıklama yaptı.

“Afrin’de, Cerablus’ta, El-Bab’ta inlerine nasıl girdik gördünüz” diyen Çavuşoğlu, şunları belirtti:

“Şimdi sıra geldi Kandil’e. Kandil’i de dümdüz edeceğiz. Onları inlerine gömeceğiz. Tehdit neredeyse orada yok edeceğiz.”

Via Hatırlatıyor: Ne Olmuştu?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Niğde’de Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) tarafından Kuzey Irak, Kandil ve Sincar’a operasyon başlatıldığını açıkladı. Erdoğan, “20 uçak, 14 önemli hedefi imha etti. Döndüler ama daha bitmedi. Devamı gelecek” dedi.

Erdoğan, vatandaşların, “Reis bizi Kandil’e götür” sözleri üzerine “24 Haziran bir hallolsun, gerek olursa önce ben, ardımdan siz” ifadesini kullandı.

KCK’dan açıklama

PKK gerillaları

KCK üst düzey yöneticilerinden Mustafa Karasu ise Kandil’in zaten her gün savaş uçaklarıyla bombalandığını ifade ederek, “Kandil operasyonu görünürde şu anda bir seçim propaganda aracıdır” dedi.

Konuya ilişkin bir açıklama ise hedefteki Kandil’den geldi.

Daha önce olası bir operasyonun seçimle ilgili olduğunu öne süren KCK üst düzey yöneticisilerinden Mustafa Karasu, bu sözlerini tekrarladı.

Karasu, Yeni Özgür Politika gazetesi için kaleme aldığı yazısında, Afrin’e dönük saldırıların AKP-MHP iktidarını ayakta tutacak toplumsal desteği yaratamadığını belirterek Kandil operasyonuna değindi.

Kandil’in zaten her gün savaş uçaklarıyla bombalandığını öne süren KCK yetkilisi, “Hava saldırıları yeni bir durum değildir. Karadan gitmek için de Türkiye sınırından 150-200 km. içeri girilmesi gerekiyor. Bu mesafeyi nasıl aşacaklar?” diye sordu.

Kandil’e yönelik bir operasyonun çok zorlu ve uzun bir süreç olacağının Türkiye’deki askeri yetkililerce de dillendirildiğini söyleyen Karasu, “O halde şimdi neden gündeme getirildi? Bu da bir psikolojik savaş harekâtı ve seçim propagandasıdır. Kandil’e girme senaryoları köpürtülerek AKP ve Erdoğan’ın oyu yükseltilmeye çalışılıyor” değerlendirmesinde bulundu.

TSK’dan Kandil açıklaması: Hava harekatı düzenlendi!

10 Haziran tarihinde Türk Silahlı Kuvvetleri’nden (TSK) yapılan açıklamaya göre, yoğun hava harekatının düzenlendiği Irak’ın kuzeyindeki Kandil’de bulunan 14 hedef bombardıman sonucu vuruldu.

TSK’dan yapılan bilgilendirmeye göre, Irak’ın kuzeyindeki Kandil’e yoğun hava harekatı gerçekleştirildi.

Genelkurmay Başkanlığı açıklamasında, “Bölücü terör örgütü mensubu teröristler tarafından sığınak, barınak, silah mevzii ve mühimmat deposu olarak kullanılan 14 hedef imha edilmiştir” ifadelerine yer vermişti.

HDP’den muhalefet partilerine ‘Kandil operasyonu’ uyarısı

HDP Parti Sözcüsü Ayhan Bilgen

HDP Kars Milletvekili ve Parti Sözcüsü Ayhan Bilgen, Kandil operasyonuna ilişkin açıklamalarda bulunmuştu.

Mezopotamya Ajansı’ndan Selma Güzelyüz’ün haberine göre Bilgen, “Muhalefetin bu operasyonunu önüne geçip, açık yüreklilikle iktidarın asıl amaçlananı masaya yatırması ve kamuoyuna tartışmayı başlatması gerekir. Yoksa ‘iktidar ne yapıyorsa devlet için yapıyor’ propagandasına boyun eğilir, teslim olunursa, sonrasında hiçbir konuda söz söyleme, eleştirme fırsatı yakalayamaz. Bu da neredeyse seçim anlamsızlaştırır” ifadelerini kullanmıştı.

Bilgen, başlatılan operasyon karşısında muhalefetin tutumuna dair şu uyarılarda bulundu:

“Muhalefet operasyonun hem zamanlamasını hem de doğru olup olmadığını açık yüreklilikle tartışmalıdır. Bilinçli bir şekilde tartışılması zor bir konu olarak ele alındığı için muhalefeti iktidarın arkasına, yedeklemeye iktidar blokunun safında pozisyon almaya zorluyor. Eğer muhalefet Afrin operasyonunda olduğu gibi bir pozisyon takınırsa, psikolojik üstünlüğünü kaybetmiş olur. Seçimlere ramak kala, iktidara eleştiri yapmanın, başka alanları tartışmanın imkanı kalmaz.

Çünkü operasyon sanki bir beka davası gibi tarif edilir. Dolayısıyla hükümete yönelik her türlü eleştiri, sanki ülkeye yönelik tehdit ve saldırı gibi ele alınır. Onun için muhalefetin bu operasyonunu önüne geçip, açık yüreklilikle iktidarın asıl amaçlananı masaya yatırması ve kamuoyuna tartışmayı başlatması gerekir. Yoksa ‘iktidar ne yapıyorsa devlet için yapıyor’ propagandasına boyun eğilir, teslim olunursa, sonrasında hiçbir konuda söz söyleme, eleştirme fırsatı yakalayamaz. Bu da neredeyse seçim anlamsızlaştırır.”