Güzelliği hayranlık uyandıran soyut bir kavram olarak tanımlayabiliriz.

Güzellik kavramı çoğu insan için aynı anlama gelebilir. Ancak hissedilen daima kişisel bir dürtüden ibaret kılınmıştır. İnsana mutlu ve huzurlu hissettiren herşeye güzel demek olanaklı ki güzellik estetik bir değerdir. Somut olarak belirlenmiş hatlara sahip olmasa da güzelliğin de beynimizde oluşmasını sağlayan bazı hissiyatlarımız mevcuttur.

12783263_775830659184460_1982230970_n

Güzel olarak değerlendirdikleriniz başkasına göre güzel olmayabilir. Güzellik biraz da kişinin beklentisine göre şekilleniyor aslında. Güzelliğin, bir çok farklı çerçevesi bulunmakta güzelliklerin duyusal biçiminin yanında seyirsel bir yanının da olması güzellik olarak ele aldığımız kavramı biraz da olsun somutlaştırıyor. Görüp dokunabildiğiniz her nesnenin güzel yanlarının olması ve bunları görmeniz soyutsal olan güzellik kavramının somutlaşarak beyninizde daha net anlaşılmasında etkin rol oynuyor.

pisagor ve güzellikGüzellik, Pisagor’a göre dogmatikti yani kesin değişemez dediği yanları vardı. Çünkü; Pisagor güzelliği mantıksal açıdan değerlendiriyordu. Sayıların mistik bir ilişkisinin olduğuna inanan Pisagor, güzelliğin de bu şekilde gizemsel bir olgu olduğuna kanaat getirmişti. Ben ise sonuçsuz kalan her matematiksel işlemin aslında boşa katedilen bir yol olduğuna inanıyorum. Güzellik görelidir. Güzel olan her şeyin bir kaynağı vardır. Kaynaklar, varlığına ihtiyaç duyduğumuz güzelliklerin bize iletilmesinde çok önemli bir rol oynuyor .

Bu açıdan kaynaklar yani insanın tüm bağlamlarıyla içinde yer aldığı sonsuz olgu olan güzelliğin vazgeçilmez birer yaratıcısıdırlar. Kimsenin gerçekte bilmediği öznel olan ve yalnızca hisseden tarafından algılanabilen olan güzellik; varlığını sevgiye, aşka ve iyiliğe borçlu.
guzel gozTüm bu kavramların olmayışı güzelliğin tamamen anlam dışı kalmasına yol açardı. Zira güzellik insanda ya sevgiyle, ya iyilikle yada başlangıcı bitişine yetmeyecek olan bir ‘aşk’la başlar.

Varlığı bile tek başına bütün üzüntülerin yok olmasını sağlayan aşk’ın inanılmaz ve dayanılmaz haz’zı güzelliği olabildiğince besler onu canlı ve diri tutar aşk var olduğu sürece güzellik bundan beslenir. Birbirine kopmaz bağlarla bağlı olan bu iki kavramın insan hayatında ne derece kıymetli olduğunu yaşayan gören veya hisseden bilir. Aşk’ın insan psikoloji üzerindeki ahenkli etkisi zaman zaman değil her zaman için insanı tümden saran kasvetli halden kurtarabilir.

güzel kız2Yeter ki insan o aşk’a ve inanca sahip olabilsin. Tek şart budur. Hissedemeyenler veya yaşamayanlar için pek bir şey ifade etmeyen aşk kavramı ne yazık ki onlar için kurtarıcı bir rol oynayamıyor. Hepimiz yaşamımızın bazı anlarında çaresiz kalmış bitik durumda olmuşuzdur. Fakat bazılarımız için bu durumdan sıyrılma o kadar kolay olmayabiliyor. Çaresizlik alıp başını gittiği zaman ardında ne sebep ne de sonuç bırakır. Kasırganın ardında bıraktığı izler gibi her şey yıkık dökük kalır.

Güzelliğin merak uyandıran tarafı da vardır ve bu merak insanın zaaflarını ortaya çıkarır. İnsan merak ettiği bir şeyi öğrenmek isterken aslında kendisini üzecek bütün koşulları göz önüne almış demektir. Merak duygusu sonuca varmadan asla ama asla sonlanmayacaktır . Bu da aslında güzelliğin can yakıcı bir noktasıdır.

Güzelliğin her zaman insan hayatında olması gerektiği inancındayım. Çünkü güzellik, peşinden yığınca mutluluk ve huzur getirebilir.

güzel kızAncak bu mukafat yalnızca güzelliği tam anlamıyla nazikçe değerlendiren kimselerin eline verilmeli yoksa değerini bilmeyen anlık hissiyat içerisinde ne yaptığının farkında dahi olmayanlar elinde ziyan olur.