Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, bugün Batman’da gerçekleşen bombalı saldırıya ilişkin konuştu.

Erdoğan kadınların camilere girmesiyle ilgili olarak, “Hâlâ çirkin gelenekleri İslam diye gösteren zihniyetler var. Bundan kurtulmamız lazım. Kadınlar camiye giremez diye hadis mi var? Adeta camilerimiz kadınlara kapatılmış. Biz çocuklarımızın, hanımlarımızın ayaklarını camiye alıştırmamız lazım. Camiler Müslümanların cem olduğu yerlerdir” şeklinde konuştu.

Camilerin sürekli açık olması gerektiğini söyleyen Erdoğan, CHP lideri Kılıçdaroğlu’na da “Sen ne anlarsın ezandan, Kur’an’dan” diye seslendi.

Batman’da 7 askerin hayatını kaybettiği saldırı için “Bu olaylar bizim hırsımızı da özellikle düşmanımıza karşı olan kinimizi de daha da fazlasıyla artırmaktadır. Bunu da bilmelerini tekrar hatırlatıyorum” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, askeri harekatların kesintisiz sürdürüleceğini belirtti.

Erdoğan, Beştepe’de Camiler ve Din Görevlileri Haftası dolayısıyla din görevlileriyle bir araya geldi.

Erdoğan konuşması özetle şöyle:

HIRSIMIZ ARTIYOR: Bugün Batman’da 7 askerimizin şehadetini anmadan geçemeyeceğim. Bu 7 şehidimizin ruhları için birer Fatiha okuyalım. Aynı zamanda tüm şehitlerimiz için. Bu mücadeleyi hiç aksatmadan kararlılıkla sürdürüyoruz sürdüreceğiz. Terörle mücadelemizi hiç aksatmadan kararlılıkla sürdürüyoruz, sürdüreceğiz. Şehitlerimizin, gazilerimizin kanlarını yerde bırakmayacağız. Bu olaylar bizim hırsımızı da özellikle düşmanımıza karşı olan kinimizi de daha da fazlasıyla artırmaktadır. Bunu da bilmelerini tekrar hatırlatıyorum.

140 BİN KİŞİLİK ORDU: Acaba biz inancımızı bu ülkede yaşamak ve yaşatmakta niye başarılı değiliz sorusunu kendimize sormamız lazım diye düşünüyorum. Bu konuda kendimizi check etmemiz lazım. Bir yerde bir eksiğimiz var. 140 bin kişilik (Diyanet) bir ordu. Bu asla hafife alınamaz. 140 bin kişilik böyle bir ordunun olduğu yerde içinizde hayırlı bir topluluk çıksın, hayrı güzeli tebliğ etsin. Şimdi bu tebliğler yapıldığı halde acaba neden beklediğimiz neticeyi alamıyoruz? Öyleyse daha fazla çalışmamız lazım. Çocukluğuma gittim mahallemizde mahallede halkın en çok güvendiği kimlerdir diye sorduğumuzda imamdır, muhtardır… Şimdi bu bağlar niye koptu? Bu bağları yeniden tesis edemez miyiz? 140 bin kişilik ordu ülkemizin çehresini değiştirmelidir diye düşünüyorum. Siz gönüllerin fatihi olmanız gerektiği için bunu söylüyorum. Cuma hutbelerimizde günde 5 vakit namazlarımızda düşünmemiz lazım acaba arkamda niye cemaat yok? Bunların üzerinde düşünmemiz lazım.

CAMİNİN KAPISI KAPATILMALI MI?: Hanım hocaların bulundukları mahallelerin anneleriyle ilişkilerini geliştirmesi lazım. Sadece maaşımı alayım önümdeki 20-30 kız öğrenciye ders vereyim bunlar yeterli değil. İmam efendi, müezzin efendi camiyi günde 5 vakit kapıyı aç kapa bu anlayışla değil… Daha hassas olunmalı, camilerin kapısı namaz dışında kapatılmalı mı kapatılmamalı mı? Bu soruyu sormamız lazım. Bu milletin er veya geç sığınacağı en önemli yer camilerimizdir. Bunu sevdirmemiz başarmamız onlar da sizin göreviniz. Biz de üzerimize düşeni yapacağız.

YANLIŞ TABULAR YIKILMALI: Almanya’daki konuşmamda kadınlar camiye gelmelidir diye orada konuşmamda değindim. Türkiye’de bir üst düzey yönetici hanımefendi bu konudan çok mutlu olduğunu söyledi. ‘Anadolu’da cenaze sebebiyle bir merasime katıldım, bizi camiye sokmadılar. Bayan arkadaşlarla beraber caminin dışında bir yerde birlikte namaza iştirak ettik’ dedi. Çok ilginçtir. Hâlâ bu çirkin geleneklerle. Bunları İslam diye gösteren zihniyetler var. Bizim bunlardan kurtulmamız lazım. Kim hangi kafayla bunu yapıyor? Artık bu yanlış tabuların yıkılması lazım. Bunu başta Diyanet İşleri Başkanımın yürütmesi lazım. Çok garip şeylerle karşı karşıya kaldık. Bugün huzurlarınızda bir Diyanet İşleri Başkan Yardımcımız hanım hocamız varsa bu tabloları yıkmaya başladığımızın alametidir. Ecdadımıza bile baktığımız zaman caminin balkonlarında hep o kafesler vardır.

KADILARIN, ÇOCUKLARIN AYAĞINI CAMİYE ALIŞTIRACAĞIZ: Bazı şeyleri göze almaya mecburuz. Ya biz alacağız ya da Diyanet İşleri Başkanım alacak. Eğer biz konuşmazsak birileri çıkıyor onlar konuşmaya başlıyor, onlar konuşmaya başlayınca meydan onlara kalıyor. Bütün hocalarıma söylüyorum, eğer yanlışım varsa beni de uyarın diyorum. Biz şu anda çocuklarımızın ayaklarını camilere alıştıracağız, hanımların aynı şekilde ayaklarını camilerimize alıştıracağız ve böylece cami Müslümanların cem olduğu yerdir, bunu bu şekilde ilan edeceğiz.

SEN NE ANLARSIN KUR’ANDAN, EZANDAN: Şimdi çıkmış (CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu) ezandan Kur’an’dan bahsediyor. Sen ne anlarsın ezandan, Kur’an’dan. Sadece milleti aldatmak için bir taraftan ezan, Kur’an diyeceksin. Onunla onu bir araya getirme. Zaman zaman cenaze namazlarında görünme suretiyle bu milleti aldatmaya kalkma.

ABUK SABUK İFADELERLE MUSTAFA KEMAL İSTİSMAR EDİLDİ: Bu kadar güçlü parti olacaksın, kapatılmakla karşı karşıya kalacaksın. Bunu yaşadık. Camilerin ahırlara çevrildiği, belgeleri elimizde var. Şiire bak ‘Ey Samsun’da karaya çıkan ilah merhaba.’ Gidip abuk sabuk ifadelerle Cumhuriyetimizin banisi Gazi Mustafa Kemal’in istismar edildiği dönemlere de tanıklık ettik. Yapanlar kim? Ana muhalefetin menşeinde olanlar.

CAMİLER SÜREKLİ AÇIK KALMALI: Yeni iletişim araçlarının gündelik hayatımızın merkezine oturduğu bir garip dönemin içindeyiz. Teknolojik imkânlar insani ilişkilerimize büyük zararlar veriyor. Modernleşme dini hassasiyetlerimizin örselenmesine sebep oluyor. Gençlerimizin ayakları gün geçtikçe camilerden çekiliyor. Şayet gençler yaşadıkları savrulmaların çözümlerini camilerde değil başka yerlerde arıyorlarsa ortada yanlış giden bir şeyler vardır. Bir çoğumuzun televizyona, telefona ayırdığı zaman eşine, anne babasına ayırdığı zamanı aşabiliyor. Dini yaşantımız da bu süreçten etkileniyor. FETÖ ve DEAŞ gibi yapıların topluma sirayet edebilmesinin nedeni, manevi boşlukların ilgili kurumlarımız tarafından doldurulamamasıdır. Camilerimiz sürekli açık kalmalı.

VAAZ VE HUTBE DİLİ GÜNCELLENMELİ: Din görevlilerimiz ne suretle olursa olsun, ötekileştirici, insanımızın bir kesimini dışlayıcı ifadelerden uzak durmalıdır. Vaaz ve hutbe dilimizin gençlerimizin anlayacağı şekilde güncellenmesi, yenilenmesi, daha rafine hale getirilmesi gerekiyor.

CAMİ MERKEZLİ HAYAT TEŞVİK EDİLMELİ: Cem olamıyoruz, bir araya gelemiyoruz. Şayet geleceği inşa edeceksek, dün olduğu gibi bugün de cami merkezli bir hayatı özendirmemiz, teşvik etmemiz gerekiyor. Nasıl kökleri ile irtibatı kopan bir ağacın ayakta kalması mümkün değilse, din, ahlak, bilim ve adalet bizi ayakta tutan 4 taşıyıcı sütundur. Medeniyet değerleriyle bağı kopan bir milletin ayakta durması imkânsızdır.

SOSYAL MEDYAYA DİKKAT: Son yıllardan birçok provokasyonun sosyal medya üzerinden yapıldığını görüyoruz. Özellikle diyanet personelimizin kendilerini sosyal medyanın girdabına kaptırmamaları gerekiyor.