ABD’de görülen İran’a yönelik yaptırımların yasa dışı yollarla delinmesi davasında Türkiye ve İran vatandaşı iş adamı Rıza Sarraf tanık olarak kürsüye çıktı.

Rıza Sarraf ifadesine 2016 yılında Florida eyaletinde gözaltına alınması sürecinde yaşananları aktararak konuşmaya başladı. Sarraf, “Mart 2016’da tutuklandığımda FBI’ya doğruları söylemedim. Neyle karşı karşıya olduğumu bilmiyordum.” dedi

Sarraf sakin fakat canlı bir anlatımı var ve elleri sürekli hareket halinde.

Sarraf, konuşmasında “Otelde falan kalmıyorum. Kesinlikle hareket özgürlüğüm yok. FBI gözetimindeyim. Hapisteyken bir gardiyana içki ve cep telefonu kullanımı için rüşvet verdiğim doğru.” dedi.

İranlı işadamı Reza Zarrab

Duruşmayı takip eden Amerikalı gazeteciler, Sarraf’ın konuştuklarını Twitter üzerinden aktarıyor.

BBC Türkçe’nin haberine göre, duruşmayı takip eden gazetecilerden Pete Brush, Zarrab’ın, “Neyle karşı karşıya olduğumu bilmiyordum. Uzun bir yolculuk sonrası şoktaydım. Doğru cevapları veremedim. Korkuyordum. İşbirliği sorumluluğu kabul etmenin ve cezaevinden çıkmanın en hızlı yoluydu.” dediğini belirtti.

Tanık Sarraf daha sonra savcılıkla yaptığı işbirliği anlaşmanın şu üç koşula bağlı olduğunu söyledi:

  1. Tamamen gerçekleri anlatmak
  2. Savcılıkla işbirliği yapmak
  3. Bundan sonra hiçbir suç işlememek.

Bir otelde tutulduğu iddialarını da reddeden Sarraf, savcının “Hâlâ tutuklu durumda mısınız?” sorusuna “Evet” cevabını verdi.

Sarraf ayrıca tutukluyken bir hapishane memuruna rüşvet vermek suçunu da kabul ederek, “Bir memura bana alkol getirmesi ve cep telefonunu kullanmama izin vermesi için rüşvet verdim” cümlesini kullandı.

Sarraf, davanın tutuklu sanığı eski Halkbank Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Hakan Atilla hakkında ise, “Yaptırım kuralları hakkında bankadaki en bilgili kişi. Oluşturduğumuz yapının Amerikan yaptırımlarıyla uyumlu gözükmesi için katkıda bulundu” ifadelerini kullandı.

Sarraf, İran yaptırımlarının etrafından dolaşma yapısının neden oluşturulduğuna ilişkin şunu söyledi:

“İranlılar doğalgaz ve petrol satışından elde ettikleri gelirleri kullanamıyordu.”

Gazeteci Adam Klasfeld, “Savcı bunun nedenini sordu. Sarraf da ‘İlk denememde Aktifbank bana İran’la çalışan müşterilerin hesap açmadan önce özel bir izin alması gerektiğini söyledi’ dedi” ifadelerini aktardı.

İşte Sarraf’ın mahkemede tanık sıfatıyla söylediği bazı cümleler:

  • Aktifbank’ta ilk hesap açma girişimim başarısız oldu, İran ile beraber çalışacak müşterilerin hesap açması için özel izin alması gerektiğini söylediler.
  • Türkiye’ye iade edilmem için avukatlar tuttum. Olmayınca suçumu itiraf etmeye karar verdim.
  • Aktifbank’ta hesap açmamda Egemen Bağış yardımcı oldu.
  • Aktif Bank Genel Müdürü ile görüşmeden sonra hesap açtım, günlük 5-10 milyon euro işlem hacmiyle açıldı.
  • ABD hükümeti bana hiçbir af sözü vermedi. Cezama hakim karar verecek. Savcılıkla işbirliği, sorumluluğumu kabul edip hapisten çıkmanın en hızlı yoluydu.
  • İran Merkez Bankası ile yaptığımız anlaşmanın bozulmasından sonra aralarında Hüseyin Necefizade’nin de bulunduğu Bank Mellat yetkilileriyle görüşüp Amerikan yaptırımlarını delmeye başladık.
  • Halkbank Genel Müdürü Süleyman Aslan, ‘Altın ihracatı yapmak için fazla popülersin’ dedi. Çünkü benim karım çok ünlü bir şarkıcıydı. Sürekli göz önünde bulunan biriydim. Yine de bastırdım işi kurtarmak için.
  • Halkbank benle iş yapmak istemeyince ben de dönemin ekonomi bakanı Zafer Çağlayan’a gittim.
  • Hakim: “Neden Süleyman Aslan seni geri çevirdikten sonra Zafer Çağlayan’la iletişim kurdun?” Sarraf: “Çünkü kendisi Türkiye Cumhuriyeti’nin ekonomi bakanıydı”
  • Zafer Çağlayan’a 45-50 milyon euro arasında rüşvet ödedim.

Sarraf, Zafer Çağlayan’ın kendisinden İran ile ticaretten yarı yarıya kâr paylaşımı istediğini söyledi.

Bu sözler üzerine Egemen Bağış’ın fotoğrafı mahkeme salonunda gösterildi. Sarraf, Bağış’ın Aktifbank CEO’suyla toplantı ayarlamasına yardım ettiğini söyledi.

Sarraf, 2010 ve 2011’de dönemin İran Merkez Bankası Başkanı Mahmut Bahmani ile görüşerek merkez bankasına doğrudan nakit aktarma konusunda anlaşmaya vardıklarını söyledi. Tanık, daha sonra bu ilişkinin sona erdiğini açıkladı.

Sarraf, Halkbank ile ilişkisinin 2012 yılında başladığını fakat bağlantılarının daha eskiye dayandığını söyledi.

PAYLAŞ