CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, geçen hafta partisinin grup toplantısında açıkladığı Man Adası belgelerinin ardından, bugün de Ankara Arena’da kadınlara seçme ve seçilme hakkının verilmesinin 83. yıldönümü nedeniyle CHP Kadın Kolları tarafından düzenlenen “Eşitlik ve Adalet Kadın Buluşması”nda yaptığı grup toplantısında, hakkında casusluk soruşturması başlatılan Rıza Sarraf davasıyla ilgili açıklamalarda bulundu.

Kılıçdaroğlu, “Devletin gizli kalması gereken belgelerini kimin teslim ettiğini” açıkladı.

Kılıçdaroğlu’nun konuşmasından satır başları:

“Bugün burada Cumhuriyet tarihimizin en önemli toplantılarından birini yapıyoruz. Ankara’dan bütün dünyaya bütün kadınlara sesleniyoruz. Siyasette daha fazla olunuz. Gücünüzü gösterin ki haksızlık, hukuksuzluk yaratanlar kaçacak delik arasınlar.” diyerek sözlerine başlayan Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yüklenmeye devam etti.

Kudüs Meselesi

“Kudüs. 68 kuşağından çok sayıda gencimiz bugün Filistin topraklarında yatmaktadır. Filistin’in bağımsızlığı için gittiler.

Filistin’in devlet kurmaları bizim için önemlidir. Bu salondan yüz binlerce kadının selamını, saygısını gönderiyoruz. Sizin devlet talebinizi, demokrasi talebinizi destekliyoruz. Kudüs üzerinde kimse oyun oynamasın.

Ortadoğu’da yeniden kanın, gözyaşının neden olurlar. Hiç kimse Kudüs üzerinde oynamasın. Hiç kimse onlara olan desteğimizi engelleyemez.”

Rıza Sarraf Davası

Kemal Kılıçdaroğlu, Milli İstihbarat Teşkilatı’nın Rıza Sarraf ile ilişkin Erdoğan’a 17-25 Aralık operasyonundan yaklaşık dokuz ay önce yani 18 Nisan 2013 tarihinde bir rapor ilettiğini öne sürerek, “Şimdi ben Recep Tayyip Erdoğan’a 80 milyon önünde soruyorum. Bu sahtekarın yaptığı dolandırıcılık, bakanlarına verdiği rüşvet senin önüne devletin en hassas kurumu tarafından önüne konuldu. Sen ne yaptın? Sen bu dosyayı kapattın! Sen sahtekarlığı görmezden geldin” cümlelerini kullandı.

Kılıçdaroğlu daha sonra, “AK Partili kardeşlerime sesleniyorum; Senin oyuna her zaman saygı gösterdim. Elini vicdanına koy bir düşün. 2002’de oy verdiğin Recep Tayyip Erdoğan 2017’deki Erdoğan mıdır? Keçiören’de mütevazi bir dairede kaldı, 2017’deki Erdoğan kibrine teslim olan milleti tepeden gören ağzına geleni söyleyen servet içinde yüzen servetinin hesabını milletin önüne koyamayan bir Erdoğan var. ” şeklinde konuştu.

Kılıçdaroğlu, Rıza Sarraf’ın itiraflarına ilişkinde değerlendirme yaptı.

Kılıçdaroğlu, “Gelelim Rıza Sarraf’a. Dün hayırsever bir iş adamıydı. Devletin protokolünde yer alıyordu. Cumhurbaşkanı, Başbakan, Bakanlar, Rıza Sarraf, müsteşarlar, müdürler arka sırada. Havuz medyası, bu Rıza Sarraf’ı televizyona çıkardılar, arkasına Türk bayrağı koydular.

Bir sahtekarın arkasına Türk bayrağını fon olarak koyan havuz medyasını şiddetle kınıyorum. A Haber’i de kınıyorum, A televizyonunu da kınıyorum. Bir de tweet atıyorlar, şeref madalyası takmalıydık.

Tak bakalım, nereye takacaksın, ama ben senin boynuna neyi takacağımı çok iyi biliyorum. Sen vatan hainisin. Bir şarlatana Türk bayrağını fon olarak kullandırtamazsın. Kullandırtan adam vatan hainidir. Bununla yetinmediler, bir rüşvetçiyi, bir sahtekarı oturdular Bakanlığa getirdiler, plaketler verdiler. Dış ticarete büyük katkılar yapıyormuş…” dedi

Kılıçdaroğlu daha sonra sözlerine şöyle devam etti:

“Rüşvet alan bakanları akladılar. Yüce Divan’a gitmesini engellediler. Kimdi bu milletvekilleri. Hakkı Köylü, Yılmaz Tunç, Kemal Şerbetçioğlu, İlknur İnceöz, İsmet Su, Bilal Uçar, Mustafa Akış, Yusuf Başer, Ayşe Türkmenoğlu. Ben bunlara demiştim ki, siz Rıza Sarraf’ın önüne yattınız demiştim, kıyamet kopmuştu. Benim haklı çıktığımı daha iyi görüyorsunuz değil mi?

Sarraf’ı serbest bıraktılar. Yurt dışına çıkış yasağını da kaldırdılar. Bu nasıl devlet anlayışıdır. Bu nasıl Rıza Sarraf sevgisidir. Amerika’da gözaltına alındı, bizimkilerde bir telaş. Amerika’ya gittiler adam vermiyor. Başbakan gitti, Adalet Bakanı, Dışişleri Bakanı gitti, vermiyor adam.

Amerikalıların da yaptığı zulüm. Sonra şeref madalyası takılacak kişiyi Amerika hapse attı. Nota verdik 2 sefer. Şimdi AK Partili kardeşlerimin vicdanına sesleniyorum. Bir sahtekar için, bir şarlatan için 2 kez nota veren hükümet Kuzey Irak’ta askerlerin başına çuval geçirildiğinde bir nota bile vermedi.

Adam sonunda konuşmaya başladı. Sarraf sahtekardır ama devletin sırlarını da para ile alan birisidir. Bakanları elde eden birisidir. Bakanları önünde diz çöktüren birisidir. 11 Ekim 2013 Rıza Sarraf ile Muammer Güler telefonda konuşurlar, Sarraf MİT beni takip ediyor diye telefo ediyor. Güler’in cevabı, “İçişleri Bakanı koltuğunda oturan adam, sen o konuda rahat olur, böyle bir şey varsa senin önüne ben yatarım ya.” Emniyet istihbarat buna bağlı.”

PAYLAŞ