Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Avrupa Birliği’nin (AB) vize serbestisi için talep ettiği 72 kriterin yerine getirildiğini belirterek, “Terörle mücadele kanununda mücadelemizi zarara uğratmayacak düzenlemeler yapıldı” dedi.

Türkiye ile AB arasındaki vize görüşmelerini tıkayan en önemli madde terörle mücadeleye ilişkin kanundu.

AB, terörle mücadele yasa ve uygulamalarının Avrupa standartlarına uyacak şekilde düzenlenmesini istiyor. Fakat Türkiye, birçok terör tehdidiyle karşı karşıya olduğunu savunarak bu düzenlemeyi kısa vadede yapmayı kabul etmiyordu.

Kalın, söz konusu kriterin ‘Türkiye’nin mücadelesini zarara uğratmayacak şekilde’ düzenlendiğini aktardı.

Basın toplantısında açıklamalarda bulunan Kalın’ın ifadeleri özetle şöyle:

“(AB’ye vize serbestisi) Biz bu trafiğin Türkiye-AB ilişkilerine yeni bir ivme kazandırmasını umut ediyoruz. Bir takım gecikmeler yaşanmış olsa da bugün itibarıyla yeni bir sürecin başladığını ifade edebiliriz. En kısa sürede hayata geçirilmesi, sağlanırsa Türkiye’deki AB algısı da değişecektir. Türkiye vatandaşlarının Schengen içerisinde serbest dolaşım hakkının olması hak idi. Bu çerçevede 26 Mart’a Varna’da bir Türkiye-AB zirvesi gerçekleşecek ve Cumhurbaşkanımız katılacaklar. Bu zirveyi de biz çok önemsiyoruz. Bu zirveler Türkiye’nin AB ile ilişkilerinde çok önemli fonksiyona sahiptir.

‘ÖSO, SURİYE MUHALEFETİNİN ÖNEMLİ BİR PARÇASIDIR’

ÖSO, meşru Suriye muhalefetinin önemli bir parçasıdır. Ülkenin, devletin beka meseleleri söz konusu olduğunda partizan bir şekilde bunlar ele alınmaz. Burada küçük siyasi hesapların bir kenara konulması, milli hedeflerimiz doğrultusunda kenetlenmenin yaşanması gerekir. Maalesef bazı çevrelerin bunun aksi yönde açıklamalar yapmaya çalıştığını, ÖSO’yu terörle ilişkili gibi göstermeye çalıştığını izlemekteyiz.

 

İDLİB

TSK 4. gözlem bölgesi için çalışmalarını yürütüyor. Zaman zaman saldırılarla karşılaşıyorlar. Burada da garantör ülkeler başta olmak üzere herkesin üzerine düşeni yapması gerekmektedir.

‘ZEYTİN DALI EKONOMİYİ OLUMSUZ ETKİLEMEDİ’

Zaman zaman operasyonun ekonomiye olumsuz etki yapacağı şeklinde spekülasyonları gördük. Fırak Kalkanı zamanında da bunların doğru olmadığı görüldü. Zeytin Dalı Harekatı’nın da olumsuz etkisi olmamıştır, bundan sonra da olması beklenmemelidir. Son çeyrekte yüzde 11.1 büyüme oranı dünyada 1 numara idi. Aynı şekilde turizm alanında çok önemli bir toparlanma süreci yaşadık.

‘REJİMLE TEMAS SÖZ KONUSU DEĞİL’

(Kılıçdaroğlu’nun Suriye ile görüşme önerisine) Rejimle ilişki çok defa soruldu, açık tavrımızı ortaya koyduk. Temasımız söz konusu değil, temasın kurulması da söz konusu değil. Suriye’nin birlik ve beraberliğini sağlayacak bir devlet yapısı ve liderliğin ortaya çıkması büyük önem arz ediyor. Bizi yönelendirme şeklindeki yaklaşımların çok gerçekçi olmadığının farkındayız. Bizim Suriye’deki hedefimiz ne işgaldir, ne terör yapılarına verilen desteği görmezden gelmektir. Amacımız toprakların terör örgütlerinden temizlenmesidir. Bununla ilgili olarak da Astana’da Rusya ile İran ile diğer bölge ülkeleri ile diğer yandan AB ile Amerika ile görüşüyoruz.

‘TILLERSON, İSTEĞİ ÜZERİNE ZİYARET GERÇEKLEŞTİRİYOR’

(ABD Dışişleri Bakanı) Tillerson’ın ziyareti kendi talepleri üzerine gerçekleşiyor. Dışişleri Bakanımızın misafiri olarak gelecekler ve sayın Cumhurbaşkanımız da kendilerini kabul edecekler. (ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı) McMaster benim misafirim olarak gelecek. Bu ziyaretler önemli. Biz ABD ile güvenin yeniden tesisis için bir çaba içindeyiz. Ama bu güveni sağlayacak olan da sahada atılacak somut adımlardır.

Bizim kendi terörle mücadele yasalarımız çerçevesinde, Türkiye’nin mücadelesini zarara uğratacak bir kapı aralamadan düzenlemeler yapıldı. Türkiye’nin önceliklerini de dikkate alarak bu değerlendirmeleri hızlıca tanımlamaları ve uygulamaya bir an önce geçilmesi.” ifadelerini kurdu.