Diyarbakır E Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan ve 14 gündür süresiz dönüşümsüz açlık grevinde olan HDP’nin tutuklu Hakkari Milletvekili Leyla Güven hakkında koğuşta kalan arkadaşlarıyla söylediği Kürtçe şarkıdan dolayı disiplin soruşturması açılmıştı.

Güven’e ‘Gereksiz olarak marş söylemek veya slogan atmak’ iddiasıyla 1 ay ‘Ziyaretçi kabulünden yoksun bırakılması’ cezası verildi.

Güven’in avukatı verilen cezaya itiraz etti.

‘KÜRTÇE ŞARKININ PROPAGANDA KAPSAMINDA DEĞERLENDİRİLMESİ TOPLUMSAL VİCDANI YARALAYICI’

İnfaz memurunun tutanak tutması ile başlatılan soruşturmada savunma yapan Güven, “Bizler tutanağa konu olan tarihte herhangi bir slogan veya marş okumuş değiliz. Ayrıca şuanda Bk-3 ve Bk-4’te kalan 40 kadınız. Dolayısıyla yaşamımız ve türkülerimiz Kürtçedir. Günümüzde birçok siyasetçinin de dile getirdiği üzere 12 Eylül darbesinde ‘Türkçe konuş çok konuş’ düsturuyla yönetilen Diyarbakır 5 No’lu Cezaevi 20. yüzyılın bir ayıbı olarak hafızalarımıza kazınmıştır. Herhangi bir dilin suç unsuru sayılması insanlık mirasına ve değerlerine saldırı niteliğindedir. Kürtçe şarkı söylemiş olmamızın propaganda kapsamında değerlendirilmesi toplumsal vicdanı yaralayıcıdır” ifadelerini kullandı.

‘KÜRTÇE ŞARKILARIN TEHDİT OLUŞTURDUĞU MANTIĞA UYGUN DEĞİL’

Verilen disiplin cezasının ardından Diyarbakır Nöbetçi İnfaz Hakimliğine itirazda bulunan Güven’in avukatı Şivan Cemil Özen Anayasa’nın ‘Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti’ ile Yargıtay kararlarına dikkat çekerek, “Bu ve benzeri nitelikte sayısız Yargıtay kararında ve yukarıdaki içtihatlar doğrultusunda milyonlarca insanın bir arada yaşamasını sağlayan kamu düzenine tehdit olarak görülmeyen bu tür Kürtçe şarkıların, toplumun çok küçük bir birimi olan ceza infaz kurumlarında, üstelik yüksek güvenlik ve denetim altındaki insanlar bakımından tehdit oluşturduğu mantığa uygun değildir. Şiddete, isyana çağırmayan, cezaevinin düzenini bozmayan, içeriği suç unsuru taşımayan her türlü etkinliğin ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi, sadece yukarıdaki Yargıtay kararlarının değil, aynı zamanda uygar devlet olmanın da en temel gereğidir” diyerek Güven hakkında verilen disiplin cezasının iptalini istedi.