YPG’in Menbiç’ten çekilmesi için ABD’yle Temmuz ayı içerisinde bir toplantı daha gerçekleştirileceğini söyleyen Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, “Ön hazırlık toplantısı 10 gün içinde yapılacak. Birkaç ayda 3 aşama tamamlanacak” cümlesini kurdu.

Çavuşoğlu, Menbiç’ten çekilirken YPG’nin elindeki silahların da alınacağını ileri sürdü.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, ABD’de yaptığı temaslarla ilgili açıklamalarda bulundu. Bakan Çavuşoğlu, “Belki bu ay için olmazsa temmuz ayı içerisinde bir toplantı daha gerçekleştirilecek. Bu toplantı Türkiye’de olacak. Ve ikinci çalışma grubumuz ele alacak” dedi.

Çavuşoğlu konuşmasında özetle şunları söyledi:

MENBİÇ: Belki bu ay için olmazsa temmuz ayı içerisinde bir toplantıda gerçekleştirilecek. Bu toplantı Türkiye’de olacak. Ve ikinci çalışma grubumuz ele alacak. Onayladığımız yol haritasının birinci aşamasında, ekiplerimiz uzmanlarımız bir hazırlık çalışması yapacak iki taraftan da. İstihbarattan, genelkurmay’dan ve Milli Savunma Bakanlığı’mızdan arkadaşlarımız, muhataplarıyla bir hazırlık toplantısı ve daha sonra uygulama safhasına geçeceğiz. Bu süreç içinde üçüncü aşamayı söylüyorum, birlikte buraların kimin yöneteceğine ve güvenlik birimlerinde kimlerin yer alacağına karar vereceğiz. Ve bu şekilde münbiç’i istikrara kavuşturmuş olacağız. Münbiç modelini Münbiç tamamlandıktan sonra diğer alanlara da taşıyacağız. YPG’nin işgal ettiği diğer alanlara da taşıyacağız. Mutabakatımızda bu da var.

BRUNSON’U GÜNDEME GETİRDİLER: FETÖ’nün iadesi konusunda artık adım atmaları gerektiğini söyledik. Onlar da tabi Brunson konusunu gündeme getirdiler.

SİLAHLAR YPG’DEN ALINACAK: Ön hazırlık şudur. Bizim askerlerimiz oraya ne zaman gidecek? Kimlerden oluşacak? YPG çekilirken kim nezaret edecek? YPG çekildikten sonra boşluk olmaması için burada nasıl görev yapacaklar? Görev paylaşımı nasıl olacak? Bu sırada da yine kim yönetecek? Yönetimde kimler olacak? Bir kriterimiz var, nüfus yapısı. Her şehrin demografisi kriter olarak alınacak. Yalnız YPG geldikten sonra değil, savaş başlamadan önceki nüfus yapısı kriter olarak alınacak. Bunlar teknik çalışmalar. Tabii ki silahlar alınacak, YPG’den alınacak.

Amerika YPG’yi terör örgütü olarak ilan edecek mi?

ABD’NİN YPG’YE BAKIŞI: Öyle bir izlenim görmedik, böyle bir söz de vermediler. Biz ama kendilerine çok net bir şekilde söyledik. Pompeo da CIA direktörlüğü yaptı, aralarındaki bağı en iyi bilen sensin. Durum bu iken, PKK ile bağlantıları ortadayken sizin onlarla işbirliği yapmanız, bundan sonra da yaparsanız ilişkilerimizi etkilemeye devam eder dedik. Teknik ekipleri bizim belirlediğimiz yol haritasını nasıl uygulayacaklarını konuşacaklar. Bundan sonra şöyle mi olacak, böyle mi olacak değil. Yol haritasının hazırlığını yapacaklar.

Tillerson ile mutabakat sağladığınız dönemde iki ABD’li general Münbiç sınırına gittiler… Onların bu duruşu değişti mi?

YÖNETİMDE YPG’Yİ BİZE TEKLİF ETMEYİN DEDİK: Bu Tillerson’ın ziyaretinden önceki bir açıklamaydı. Ve Münbiç’in temizlenmesi konusunda birlikte hareket edelim teklifinden sonra biz bu sürece girdik. O süreçte de biz ne diyorduk? ABD buradan YPG-PKK’yı çekmezse biz vururuz diyorduk. Tıpkı Afrin’de olduğu gibi. Sahada kendini bilmez iki asker böyle açıklama yapmıştır, haddini aşmıştır. Ama bu yol haritasını, daha doğrusu komisyonun kurulmasının ardından yol haritası konusunda çalışmalar başladıktan sonra burada soru işareti oluşturacak bir tavır gelmedi. Suriye’nin geleceği, demokratik gücünü bilmeyiz dedik. Bunların hepsi YPG-PKK’dır. Bu tür oluşumları bizlere teklif etmeyin dedik. Yönetimde yer alacak kişilerle ilgili bizlere teklif etmeyin dedik. Bu Fırat’ın doğrusundaki şehirlerde yol haritası uygulamaya başladığı zaman o zaman göreceğiz ABD’nin tutumunu. Bu ilişkilerimizin kopma noktasına geldiği anda ABD’lilerden bu öneriler gelmeye başladı. Tillerson ziyaret etti, Trump’ın hassasiyet içinde olduğunu biliyoruz. Tam bu süreçte, ilişkilerin kopma noktasına geldiği bir noktada onlar da bizi ziyaret ettiler ve bu çalışmaları başlattık. YPG Münbiç’ten çekilirken silahları alınacak. Çekilme süreci bittiği zaman da silahlar alınmış olacak. YPG/PKK bir terör örgütüdür. YPG hiçbir şehirde görev üstlenemez. Terör örgütlerine şehir teslim edemeyiz. Arapların ağırlıkta olduğu yerde Araplar yönetimde olacak, Kürtlerin ağırlıkta olduğu yerde Kürtler.

Üçüncü bir ülke olacak mı?

ABD-TÜRKİYE YÜRÜTECEK: Hiçbir üçüncü ülkenin rolü olmayacak. Bu Türkiye ve ABD’nin birlikte uygulayacağı bir yol haritasıdır. Ha genel anlamda ileriki aşamada Suriye için, biz biliyorsunuz fikirdaş ülkeler toplantısı yapacağız. Bakan değişikliği sebebiyle yapamamıştık, diğer platformlarda koalisyonun içinde olan ya da Suriye ile ilgili oluşan platformlarda yer alan ülkelerde siyasi çözüm ve diğer konularda zaten işbirliğimiz olacaktır. Yine terörle mücadelede zaten biz koalisyonun içinde aktif bir ülkeyiz ve bu da devam edecek. Burada hukuki belgenin ötesinde, esasen iki ülkenin ilişkilerini etkileyecek bir yol haritasıdır. Ama şu anda onaylandığına göre olumlu anlamda diyebiliriz, tabi ki uygulamayı da görmemiz gerekiyor. Bu uluslararası anlaşma, hükümetler arası anlaşma değil, onayladığımız bir rol haritası.

Menbiç’e kaç asker gönderilecek?

GÖNDERİLECEK ASKER SAYISI BELLİ DEĞİL: Ben Dışişleri Bakanıyım. Kaç asker gidecek, subay mı gidecek, astsubay mı gidecek onlara ben karar veremem. Genelkurmay’a sormak lazım. Tillerson grubu bize tavsiyelerini getirdi. Ortaya taslak bir yol haritası çıktı. Ufak tefek güncelleme oldu tabi. Ama özünde yol haritasında çalışma grubunun ön mutabakat sağladığı yol haritasının özünde bir değişiklik olmadı. Rakka’da olması gerekiyor, hepsinde olması gerekiyor. Nüfus kriteri olduğuna göre, mesela Kobani’de Kürtler yönetimde ağırlıkta olacak ama orada da yaşayan Araplar var. Bunlar da yönetimde olacak. Çünkü YPG çok sayıda Kürt’ü buradan sürgüne gönderdi. Türkiye’de yaşayan 400 bin civarında Kürt var. Sadece Arapları, Hristiyanları göndermedi. Kürtleri de sürgüne gönderdi. Türkiye’de PKK nasıl Kürt kardeşlerimize zulmettiyse, daha kötüsünü orada Suriyeli Kürtlere yaptı. Esad rejiminden daha fazla yaptı diyebiliriz. Şimdi PKK-YPG sürgüne gönderdi. Yaşama hakkı vermiyor.

SİYASİ ÇÖZÜM: Sahada İran da var, Rusya da var. Ama Rusya’nın üslerinin olduğu bölge, Akdeniz’e yakın bölgeler. ABD ile yaptığımız çalışma YPG’nin kontrolünde olan bölge. Burada Rusya yok. Diğer taraflarda Deyrizor’a kadar, ırmağın kuzeyinde, rejim de yok Rusya da yok. Buralarda ABD var, bazı küçük gruplar var çölde DEAŞ var. Bizim yapacağımız çalışma siyasi çözüm için tamamlayıcı bir çalışma. Astana’da biz ne yaptık? Ateşkesi tesis ettik. Bizim attığımız adımlar çatışmaları durdurarak, rejim ve muhalefeti masada buluşturmaktı. Burada yaptığımız ise terör örgütünün elindeki topraklara istikrar getirmektir.”