Ahmet Türk, “7 Haziran sonrasında hemen bir eylem dönemine geçilmesi, bence Kürtler açısından bir hataydı. Diplomasi eksik yürütüldü” diyerek kendisi ve partisi hakkında özeleştiri yaptı.

Eski Mardin Büyükşehir Belediyesi Başkanı Ahmet Türk, Kübra Par’a konuştu.

Türk MHP lideri Devlet Bahçeli’yle yaptığı telefon görüşmesinden 16 Nisan’daki anayasa değişikliği referandumuna kadar pek çok soruya verdiği cevaplar şunlar:

‘DOĞRUSUNU İSTERSENİZ BAHÇELİ’NİN ARAMASINA BİRAZ ŞAŞIRDIM’

Tutuklanmanıza farklı kesimlerden tepki geldi ama en dikkat çekeni Devlet Bahçeli’nin sözleriydi. Şaşırdınız mı?

“Doğrusunu isterseniz biraz şaşırdım! Gerçekten böyle bir şeyi beklemiyordum. Sayın Bahçeli ile sadece bir-iki sefer merhabamız olmuştur. Bunun dışında bugüne kadar herhangi bir temasımız olmamıştı. Siyasetten de ayrı kulvarlardayız. Ama insani olarak böyle bir söylemde bulunduğu için memnun oldum. Kendisini telefonla aradım, bu duyarlılığından dolayı teşekkür ettim. Nezaketle karşılayarak; ‘Geçmiş olsun, sağlığın nasıl?’ dedi. Kısa bir görüşmeydi.”

Ahmet Türk cezaevindeyken ayrıca CHP Milletvekili Deniz Baykal’da ailesini ziyaret etmişti. CHP’den bir çok isim Türk’ün cezaevine alınması ardından tepki göstermişti.

TARTIŞMALARA NEDEN OLAN KELEPÇE DE SORULDU

Peki cezaevinde nasıl muamele gördünüz? 2 askerin kolunuza girdiği görüntü, tartışmalara neden olmuştu…

“Burada insan dürüst olmalı… Mahkemeye, Adli Tıp’a ya da hastaneye götürülürken hiçbir sıkıntı yaşamadım. Güvenlik için koluma girmişlerdi. Her yerde kar vardı, ben de kaymamak için önüme bakıyordum. O sırada kötü bir fotoğraf çıkmış. Görünce ben de etkilendim. Ama gerçekten nezaketle davranmışlardı. Aksini söylemek ahlaki olmaz.”

Mardin Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Türk’ün kelepçeli olarak hastaneye götürüldüğü iddia edilen fotoğraf

AHMET TÜRK 7 HAZİRAN SEÇİMLERİNİ, ÖCALAN’I VE KANDİLİ ANLATTI

7 Haziran’da HDP yüzde 13 oy aldı ve Meclis’e 80 milletvekiliyle girdi. Sonra neden süreç devam etmedi?

“7 Haziran seçimlerinden sonra Cumhurbaşkanı’nın süreci bitirdiği biliniyor. Ama bana kalsaydı buna dair ipuçları tamamen ortaya çıkıncaya kadar sabırla beklerdim. 7 Haziran sonrasında hemen bir eylem dönemine geçilmesi, bence Kürtler açısından bir hataydı. Çok açık konuşayım, ben böyle değerlendiriyorum. Diplomasi eksik yürütüldü. Ben olsam ‘Biz hâlâ eski yerimizde duruyoruz. Barış için sonuna kadar direneceğiz, inat edeceğiz, süreci bozmayız’ gibi mesajlarla çıkardım ortaya. Ama tabii bu ne benim kontrolümde ne de gücümün alabildiği bir şey. Bu tamamen örgütün ortaya koyduğu bir karardır. Siyasileri suçlamanın bir anlamı yok. Ne HDP Genel Başkanı’nın ne de sivil kurumların bu savaşı durdurmaya ya da kararlar almaya yönelik bir gücü, yetkisi ya da iradesi yok.”

Abdullah Öcalan

“Ben İmralı’ya gidip görüşme yaptığım dönemde Sayın Abdullah Öcalan da “Artık sorunların demokratik zeminde çözümü ve diyaloğun oluşturulması konusunda bütün gücümüzle çaba göstereceğiz. Ben görüşmeler yapıyorum” diyordu. Nevroz’da gönderdiği mektupta da demokratik yöntemlerle çözüm noktasında yeni bir dönemin mesajını vermişti. Bilmiyorum bu mesajlar çok iyi okunmadı mı? Belki bunun üzerinde tartışmak, düşünmek lazım.”

Kandil

“Geçmişte devletin bilgisi dahilinde Kandil’e de gittik, Sayın Öcalan’ın mesajlarını ilettik. Kandil’dekiler de bu sürecin barışçıl bir sürece evrilmesi için Başkan’ın aldığı kararlara tamamen uyacaklarını ifade ettiler. Ama sonuçta bir şiddet sarmalına yakalandık. Kuşkularım var. Bu kararlar neden alındı? Veyahut aktörler kimlerdir? Belki bunlar ortaya çıkar…”

16 NİSAN REFERANDUMUNA NASIL BAKIYOR

“Çoğulcu ve katılımcı demokrasiden yana bir insanım. Yıllarca bunun mücadelesini verdim. Her şeyden önce halkın özgür iradesinin sandığa yansıması benim için önemlidir. Özgürce gidecek ve neye inanıyorsa o şekilde davranacak. “Evet” diyen vatansever, “Hayır” diyen vatan haini gibi bir politika yürütülmemeli. AK Partili olup da bu referandumda “Hayır” diyecek insanlar olmalı. Veyahut benim partimden “Evet, ben bunu beğeniyorum” diyebilecek insanlar olmalı. Ayrıca tekçi bir anlayış Türkiye’ye yarar sağlamaz.”