Halkların Demokratik Partisi Eş Genel Başkanı Sezai Temelli, Selahattin Demirtaş ile HDP arasında bir sorun olmadığını belirtti.

Temelli, HDP ve Sivil Toplum Kuruluşlarının 1 Eylül Dünya Barış Günü vesilesiyle Diyarbakır’da gerçekleştirdiği “Barış Mitingi”nde Rûdaw Diyarbakır Temsilcisi Maşallah Dekak’a konuştu.

Sayın Temelli Diyarbakır’da gerçekleştirdiğiniz barış mitinginde hükümete ve PKK’ye bir çağrınız var mı?

“Maalesef Dünya Barış Günü’nü savaş koşulları içinde kutluyoruz, kutlamaya çalışıyoruz. Biliyorsunuz 1 Eylül Nazi Almanyası’nın Polonyayı işgale kalkıştığı gündür. 79 yıldır faşizme karşı mücadelenin adı olmuştur.”

“Ama bölgemizde, Ortadoğu’da süre giden savaşlara karşı 1 Eylül önemli bir gündür. Barışa davettir. Savaşa hayır günüdür. Özellikle bu savaşın en büyük mağduru Kürt halkıdır. Kürt halkı dört coğrafya’da dört farklı ülkedeki bu savaşın, özellikle Ortadoğu’da yaşanan savaşın en büyük mağdurudur.”

“Bütün dünya halklarını Kürtlerin bu mağduriyetine karşı yan yana gelmeye, Kürt halkına destek olmaya çağırıyoruz. Bunun ötesinde Türkiyeyi özellikle iktidarı sürdürmekte olduğu savaş politikalarına bir an önce son vermeye çağırıyoruz.”

“Bunun yolu tecridin sonlanmasından geçiyor. Bunun yolu içerde ve dışarıda barışmaktan geçiyor. Bir Eylülün buna vesile olmasını istiyoruz.”

“İktidar artık savaş politikalarına, savaş siyasetine, savaş üzerinden bir iktidar kurgusuna son vermelidir. Savaştan beslenmeye değil, savaşı sonlandırma yönünden adım atmalıdır. Çağrımız bu yönlüdür.”

Yeni bir çözüm süreci, müzakere süreci umudunuz var mı? Böyle bir sürecin yeniden yeşermesi mümkün mü?

Çözüm süreci barıştan geçiyor.Bu iktidardan umudumuzu kestik. Bu iktidar savaştan besleniyor. Savaşa son verecek olan bölge halklarıdır. Türklerdir, Kürtlerdir, Ermenilerdir, Süryanilerdir. Afrin’de, Şengal’de yaşayanlardır, Cizre’de, Diyarbakır’da, Sur’da yaşayanlardır. İzmir’de İstanbul’da yaşayanlardır.

Hayatımıza geleceğimize sahip çıkmalıyız. Şimdi tam zamanıdır. Bu iktidara itirazımızı yükseltmeliyiz. Barıştan yana tavrımızı hepimiz ortaya koymalıyız. İşte o zaman iktidar bu konuda adım atmaya mecbur kalacaktır. Savaş politikalarına bu şekilde son verebilir. Ama halen savaş politikalarını dayatmaktadır.

Kürt sorunu yoktur diyerek, gelip bu meydanda açık açık yalan söylüyor. İktidardan bir şey bekleyerek değil, iktidarı buna mecbur ederek ancak yol alabiliriz.

Son günlerde siz ve Demirtaş arasında bir gerilimin olduğu algısı hakim. Aranızda bir sorun olduğu doğru mu?

“Asla. Dost, arkadaş, yoldaş, Demirtaş dedik. Kampanyayı böyle yürüttük. Benim yüreğimde halen öyledir. Onun da yüreğinde ben öyleyim. Bu tartışmanın suni bir yere çekilmesi başka bir konu.”

“Onu da yöntem üzerinden konuştuk. Kendisi de, ben de bu kanaatteyim. Dolayısıyla HDP içinde ayrılık gayrılık yoktur. Yan yana omuz omuza mücadelemiz sürüyor.”

Sayın Demirtaş’ı ziyaret edecek misiniz? Böyle bir programınız var mı?

“İzin verirlerse edeceğim. Ama bir türlü izin vermiyorlar.”

Demirtaş ile görüşmek için başvuruda bulundunuz mu?

“Zaten ben Demirtaş’ın görüşmecisiydim. 4 Kasım 2016’dan beri devlet, Adalet Bakanlığı bizim görüşmemize bir türlü izin vermiyor. Dolayısıyla dolaylı yollardan görüşüyoruz. Mektuplar ya da avukatlar yoluyla görüşüyoruz.”

“Ama bu son gelişmeler sanki HDP içerinde bu türden bir gerilim varmış gibi kabul edeceğimiz bir şey değil. Ben de kabul etmediğimi daha sonraki açıklama ile dile getirdim. Kendisi de gerekli açıklamayı yaptı zaten.”