Saadet Partisi Genel Başkanı ve cumhurbaşkanı adayı Temel Karamollaoğlu, 6 Haziran Çarşamba günü Diyarbakır’da partisinin Kürt Raporu’nu açıkladı.

Temel Karamollaoğlu, Diyarbakır’da gazetecilerin soruları cevapladı ve partisinin hazırladığı Kürt raporunu kamuoyuna anlattı.

Karamollaoğlu, 1990’lı yıllarda yaşanan faili meçhul cinayetlerden, ana dilde eğitim hakkına kadar pek çok konuda partisinin görüşlerini aktardı.

Karamollaoğlu’nun gündeminde ana dilde eğitim ve Kürtlerin hak ve özgürlüklerini gözetecek yeni bir “Anayasa”nın hazırlanması da vardı.

Kürt meselesine çözüm önerileri arasında seçim barajının kaldırılması ve bölgede yerel seçimlerin yenilenmesi de yer alıyordu.

Diyarbakır turunu e-miting ile devam ettiren Karamollaoğlu, toplumsal kutuplaşmaya karşı siyasette barış dilinin önemini şu sözlerle vurguladı:

“İnanıyorum ki bu seçimlerde kimsenin beklemediği bir netice alacağız. Bir dip dalga geliyor ve bu dip dalga bizi hem mecliste hem de cumhurbaşkanlığında en güçlü grup haline getirecek. Bazılarınız beni hayalperest bulabilir ama gördüğüm manzara bunu söylüyor. Diyarbakır’da gördüğüm bu coşku ister istemez ümitlerimi artırıyor. Memleketimizde ne yazık ki bir kutuplaşma var. Biz kimsenin hasmı veya düşmanı değiliz. Bu ülkede kardeş olarak yaşamaya mecburuz.”

Türkiye’nin Kürt meselesinin çözümünde tarihi bir dönemeçte yer aldığını belirten Karamollaoğlu, “Sınırlarımızda yaşanan çatışmaları, meseleleri kendi içimizde çözemediğimiz takdirde her türlü dış manipülatif olaylarla hedef olacağız” cümlesini kurdu.

Sürekli olarak Kürtleri ötekileştiren politikalardan kaçınılması ve kucaklayıcı söylem gelişmesi gerektiğini ifade eden Karamollaoğlu, İran, Irak ve Suriye gibi aktörleri dahil edeceği bölgesel birliklere önderlik edilerek emperyalist güçlerin oyunu bozulacağını savundu.

Rudaw’ın aktardığına göre, “Trakya diye bir bölge var, neden Kürdistan olmasın?” sorusuna ise Temel Karamollaoğlu, şu cevabı verdi:

“Örgütü akla getirdiği için genelde bu kelimenin kullanılmasına imtina edilir ama Trakya gibi elbette Kürdistan ismi de kullanılabilir. Kürdistan Kürtlerin yaşadığı bölgeye verilen isimdir. Böyle bir kelimenin kullanılmasına benim şahsen itirazım olmaz.”

Saadet Partisi’nin Diyarbakır birinci sıra adayı Seyyid Haşim Haşimi ise sandık güvenliğine dikkat çekti: “Elbette tüm Türkiye’de ve bölgede sandık güvenliği çok önemli. Oy çalmak kul hakkıdır, Allah her günahı affeder ama kul hakkını affetmez.”

[Via Rudaw]