HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli, Suriye’nin Rojava şehrinde kadınların terör örgütü IŞİD’e karşı zafer kazandığını belirterek “Rojava, Gezi’nin hayalidir” dedi.

HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli, partisine yönelik yapılan operasyonları eleştirerek 11 ayda 2 bin HDP’linin gözaltına alındığını söyledi.

Temelli, 2 bin 20 TL olarak belirlenen asgari ücretle ilgili “Geçen yılın başında asgari 424 dolar iken şimdi 381 dolar oldu. Bu yetersiz çünkü yoksullaşma sürüyor” değerlendirmesinde bulunarak partisinin asgari ücretin 2 bin 850 TL olmasını istediğini söyledi.

HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşma şöyle:

Kendi halkından korkan bir Cumhurbaşkanı olur mu?

Önce Türkiye halklarının onuru ve umudu olan partililerimiz, vekillerimiz, belediye eş başkanlarımız hedef alındı. Ablukalar döneminde AKP’nin sorumluluğunda halkın kentleri, hatıraları, toplumsal iletişim kanalları yerle bir edildi. İnsanlar en acımasız biçimde katledildi, yerinden yurdundan edildi. Yıllar önce Kürt halkına yapılanların yargılandığı davalar bir bir karara bağlandı. Bu kararlardan JİTEM’e, IŞİD’e beraat çıktı. Kürtlerin acılarına ise müebbet. En son Kızıltepe JİTEM davasının sanığı Eşref Hatipoğlu da Lice davasından beraat ile ödüllendirildi. Bakın arkadaşlarım geride bıraktığımız 11 ayda 2 bin HDP’li gözaltına alınmış, ayda ortalama 180 kişi gözaltına alınıyor. Yani artık devlette mutat bir işlem olmuş, her sabah kalkalım belli sayıda HDP’liyi gözaltına alalım diyorlar.

AİHM’in Demirtaş kararının gereği bir an önce yerine getirilmelidir

O denli ciddi boyutlara ulaşmış ki adaletsizlik; AİHM’in sevgili Selahattin Demirtaş ile ilgili kararı yok sayılamaz. Çünkü bağlayıcıdır. “Biz bu kararı yok sayıyoruz” demek bu ülkenin bir nebze olsun kalan hukuk bağını koparmaktır. Hukuk devletine dair bütün bağların koptuğu yerde faşizm vardır ve onu yöneten diktatörlüktür. AİHM’in verdiği kararın gereği bir an önce yerine getirilmelidir. Bunları söylerken bu adaletsizliği pekiştirmek için Demirtaş kararı alelacele onandı. Sadece Demirtaş değil sevgili Figen Yüksekdağ’ın da cezası onaylandı. Diğer birçok arkadaşımız en son olarak da onursal başkanımız sevgili Ertuğrul Kürkçü hüküm aldı. Hepsi bir adaletsizlik tablosu. Her yeri kaplamış durumda. Peki Adalet Bakanı ne anlatıyor. Bütçe görüşmelerinde izlediniz. Bu denli adaletsizlik var, o çıkmış diyor ki benim kulağıma ezan okundu.

Bir an önce Sayın Öcalan’ın avukatları İmralı’ya gitmelidir

Bugün sevgili Leyla Güven’in Hakkari Milletvekilimizin açlık grevindeki 48. günü. Leyla Güven onurumuzdur bu mücadelenin en önünde, en kararlı mücadeleyi sürdürmektedir. 48 gündür bu çağrıyı yapıyoruz. Diyoruz ki; bu açlık grevine Leyla Güven’in sesine, hakikatin sesine kulak verin, geç kalmadan bu konuda inisiyatif alın. Ama maalesef bu konuyu HDP dışındaki toplumsal muhalefet duymuyor, görmüyor. Avrupa’da olan arkadaşımız Federe Kürdistan’da olan arkadaşlarımız, birçok arkadaşımız Leyla Güven’e destek veriyor ve destek açlık grevlerini yapıyor. Ama bunun ötesinde cezaevlerinde bulunan birçok arkadaşımız da açlık grevinde. Birçok cezaevinde dönüşümsüz açlık grevi başladı. Açlık grevi konusundaki bu kararlı duruşa duyarlı olmak lazım. Bir an önce Sayın Öcalan’ın avukatları İmralı’ya gitmelidir, aksi durumda Türkiye telafisi mümkün olmayan acılarla yüzleşecektir.

Rojava umudun adıdır

Rojava neden bu kadar hedeftedir? Neden bu kadar Rojava’yı hedefine koyarak düşmanlaştırıyor? Bütün hesaplar buradan başlıyor, Orta Doğu meselesinde. Evet, Rojava Suriye içinde herhangi bir yer değil. Rojava Orta Doğu’da inşa edilmek istenen, hani bu dış güçlerin kendi hesaplarıyla var etmek istedikleri rejime en güçlü itirazın gerçekleştiği başka bir hayat umudunun yeşerdiği yerdir. Rojava umudun adıdır o yüzden Rojava’yı boğmaya bu umudu öldürmeye çalışıyorlar. Buna asla izin vermemeliyiz.

19 Temmuz 2012’de Kürtler, Afrin, Kobani ve Derik kentlerinde yönetime geldi. Eğitim, sağlık, güvenlik alanında komiteler oluşturuldu. Atılan ilk adım Kürt, Arap, Çeçen ve Hristiyan temsilcilerden oluşan 82 kişilik kurucu meclisin oluşmasıydı. 2014’te yönetimin tabandan örgütlenmeye dayandırıldığı bir toplumsal sözleşme hazırlandı. Rojava Anayasası. Yönetim, seçimler yoluyla belirlenen halk meclisleri aracılığıyla aşağıdan yukarı doğru örüldü. Sistemde her etnik ve inanç grubu ile gençlik ve kadın örgütlenerek bu meclislerde yer aldı. Yönetimin her kademesinde eşbaşkanlık sistemi ve kadın örgütlenmesi gözetildi. Kadınlar ve gençler için ayrıca kota konuldu.

Rojava, Gezi’nin hayalidir

Süryaniler için pozitif ayrımcılık karara bağlandı. Topraklar kooperatifler şeklinde örgütlenmiş halka dağıtıldı. Rojava’da uygulanan bu sistem çoğulcu, laik, eşitlikçi bir demokrasi isteyen herkesin temenni ettiği bir yerel yönetim modelidir. Rojava, Gezi’nin hayalidir. Kadın özgürlüğünün cesaretle sahiplenildiği bir kadın mekanıdır. IŞİD’e karşı dikilen kadınların zaferidir Rojava. HDP olarak temennimiz orada konumlanmış tüm dış güçlerin ve IŞİD zihniyetindeki çetelerin bir an önce çekilmesidir. Tüm Türkiye halklarına, kadınlara, gençlere, muhalefete buradan bir kez daha çağrı yapıyoruz. Bugün Rojava’ya karşı bu saldırgan politikaya karşı, gelin hep birlikte karşı çıkalım. AKP ve Erdoğan’ın, bu ceberut iktidarın 3-5 belediye hesabı için Orta Doğu’nun vahasına olan saldırısına gelin hep birlikte dur diyelim.