HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, Hakkari’de kendisini dinlemeye gelen vatandaşlara hitap etti.

Buldan, “Bugün Kürt halkının yaşadığı her yerde Kürt halkını inkar edenler bir kez daha seçim dönemi yaklaşırken çatışmalı yola girmiştir. Bugün Mahmur’u, Şengal’i bombalayanlar, geçmişte Afrin’i bombalayanlar şunu bilmeli; Kürt halkının kazanımları kendi iradeleriyle elde edilmiştir. Mahmur Kampı Birleşmiş Milletler’e ait bir kamptır. BM buna izin vermemeli. Bu kamp Şırnak, Hakkari ve birçok yerden göç edenlerin toplandığı yerdir. Faili meçhul cinayetlerden kaçan insanların yaşadığı kamptır. Bu halk sizin zulmünüzden kaçıp oraya gitti. Ancak orada da sivil insanlar bir kez daha hedef alındı” ifadelerini kullandı.

Buldan, şunları söyledi:

En fazla Hakkari halkı bilir panzerlerden sıkılan kurşunları. En fazla Hakkari halkı bilir atılan gaz bombalarının evleri nasıl yaktığını. En fazla sizler bilirsiniz bu coğrafyada yaşanan katliamları, bu bölgede uygulanan şiddeti, baskıyı, yok saymayı, inkarı operasyonları. Bu kadar büyük bedeller ödememize rağmen hiçbir zaman ilkelerimizden taviz vermedik. Dilimizi, kimliğimizi, kültürümüzü ön planda tuttuk. Kimse bize ilkesizliği dayatmasın. Kimse ödediğimiz bedellerin üstünü örtmemizi beklemesin.

‘HAKKARİ HALKI BAŞKA BİR PARTİYE OY VERMEYECEKTİR’

Bugün yüzlerce arkadaşımızın cezaevinde olduğu bir süreçte, her gün partimize operasyonların yapıldığı bir dönemde, belediyelerimize kayyumların atandığı bir dönemde, Hakkari halkının seçilmiş temsilcileri Abdullah Zeydan’ın, Selma Irmak’ın, Leyla Güven’in cezaevinde olduğu bir dönemde kimse gelip Hakkari halkından başka bir partiye oy vermesini beklemesin. Her şey ortada her şey gözümüzün önünde; Leyla Güven yoldaşımız bugün bedenini açlık grevine yatırdıysa bu ilde herkes bilmeli ki Hakkari halkı başka bir partiye oy vermeyecektir.

‘LEYLA GÜVEN’İN AÇLIK GREVİ TÜRKİYE HALKLARININ BİR ARADA YAŞAMASINA DAİR GELECEĞİN İNŞASI İÇİNDİR ‘

Evet bugün sizin temsilciniz olan kadın yoldaşımız Leyla Güven bedenini açlığa yatırdı. Bugün Leyla Güven’in talebi kendi koşulları için, kendi tahliyesi için değildir. Bir halkın, 3 yıldır kendisinden haber alınamayan Sayın Abdullah Öcalan üzerindeki tecridin kalkması içindir. Tecrit bir insanlık suçudur. Bu hukuksuzluk asla kabul edilemez, bunu bu ülkeyi yönetenlerin görmesi lazım. Leyla Güven’in açlık grevi bu ülkede barış için, eşitlik için, adalet için, Türkiye halklarının bir arada yaşamasına dair geleceğin inşası içindir. Bir kez daha ifade ediyoruz; Leyla Güven’in eylemi milyonların talebidir.

‘ZULMÜNÜZDEN KAÇIP MAHMUR’A GİDENLER ORADA DA HEDEF ALINDI’

Bugün Kürt halkının yaşadığı her yerde Kürt halkını inkar edenler bir kez daha seçim dönemi yaklaşırken çatışmalı yola girmiştir. Bugün Mahmur’u, Şengal’i bombalayanlar, geçmişte Afrin’i bombalayanlar şunu bilmeli; Kürt halkının kazanımları kendi iradeleriyle elde edilmiştir. Mahmur Kampı Birleşmiş Milletler’e ait bir kamptır. BM buna izin vermemeli. Bu kamp Şırnak, Hakkari ve birçok yerden göç edenlerin toplandığı yerdir. Faili meçhul cinayetlerden kaçan insanların yaşadığı kamptır. Bu halk sizin zulmünüzden kaçıp oraya gitti. Ancak orada da sivil insanlar bir kez daha hedef alındı.

Gece gündüz çalışıp bu zulüm politikalarına karşı direneceğiz. Hakkari her zaman olduğu gibi duruşuyla tarih yazacak. 31 Mart tarihi, tutuklu bulunan irademize, Roboski, Suruç ve Ankara’da yaşamını yitirenlere bir söz niteliği taşıyor. Bunun bilinci ile çalışmamızı yürüteceğiz.