Toplumsal.com.tr yazarı Ali Avcu, 24 Haziran seçimleri ve CHP’deki kurultay tartışmalarına ilişkin yorumlarda bulundu.

‘CHP’de gizli AKP’liler var mı?’ diye soran Avcu, CHP’nin 24 Haziran’daki cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce’nin seçim ekibini mercek altına aldı.

Avcu, “Erdoğan’ın partisinin il başkanlarına yönelik yaptığı konuşmada CHP’lilere parti yönetimine karşı hesap sormaları çağrısı yapması CHP kulislerinde “içimizde gizli AKP’liler mi var” kuşkusu uyandırdı. Bir taraftan da CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce’nin seçim süreci ve sonrası perde arkasından danışmanlığını yapıp kampanyasını yürüten ekibin başındaki isim Prof. Dr. Ali Alp ve eski Yalova Valisi Doç. Dr. Yusuf Erbay’ın oluşu kuşkuları kuvvetlendirdi. Prof. Dr. Ali Alp 1993 ve 1996 yılları arası adı birçok faili meçhule karışan Mehmet Ağar’ın danışman ekibi içerisinde” iddiasında bulundu.

Avcu’nun, “Merkez sağı tasfiye eden ekip CHP ve İnce’ye tuzak mı kurdu?” başlıklı yazısının bir bölümü şöyle:

CHP’ye umut bağlayan milyonlarca seçmenin 24 Haziran gecesi CHP’nin veri paylaşım sisteminin çökmesiyle Anadolu Ajansının verilerine mahkum olması, ardından Adil seçim platformunun veri paylaşımını durdurması, seçmeni derin bir hayal kırıklığına ve umutsuzluğa sürüklemişti.

Son kurultayını 4 Şubat’ta gerçekleştiren CHP’nin 24 Haziran seçim sonuçlarını Yüksek Seçim Kurulu’nun geçici seçim sonuçlarını bile açıklamadan parti içi iktidar kavgasına girip olağanüstü kurultay çağrıları yapması da akıl dışı tuhaf bir durum…

Partili cumhurbaşkanlığı sisteminde etkisizleştirilmeye çalışılan Meclis’in buna karşı yetkilerini koruma ve kullanma konusunda CHP’li milletvekillerin daha kararlı bir tutum sergilemesi yerine Erdoğan’ın partisinin il başkanlarına yönelik yaptığı konuşmada CHP’lilere parti yönetimine karşı hesap sormaları çağrısı yapması CHP kulislerinde “içimizde gizli AKP’liler mi var” kuşkusu uyandırdı.

Bir taraftan da CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce’nin seçim süreci ve sonrası perde arkasından danışmanlığını yapıp kampanyasını yürüten ekibin başındaki isim Prof. Dr. Ali Alp ve eski Yalova Valisi Doç. Dr. Yusuf Erbay’ın oluşu kuşkuları kuvvetlendirdi.

Prof. Dr. Ali Alp 1993 ve 1996 yılları arası adı birçok faili meçhule karışan Mehmet Ağar’ın danışman ekibi içerisinde.

Başarı göreceli bir kavramsa Ali Alp’in geçmişi oldukça “başarılı” diyebiliriz.

Başarıları arasında neler mi var?

2002 genel seçimi öncesi merkez sağ partileri olan ANAP ile Demokrat Parti liderlerine danışmanlık görevleri yapmış olması.

Bu süreçte ANAP ve Demokrat Partinin baraj dışı kalarak siyaset sahnesinden tasfiye olmalarıyla birlikte dağılan merkez sağ ve muhafazakar seçmenin AKP’ye yönelmesi.

Peki, kim bu on parmağında on marifet olan Prof. Dr. Ali Alp?

Akademisyen, Bürokrat ve Sanayici AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yakınlığıyla bilinen Torunlar Holding Yönetim Kurulu üyeliğinin yanı sıra TRT’de yönetim kurulu üyeliği görevlerinde de bulundu.

Rizeli, 1964 doğumlu.

Bir de İnce’nin danışmanı.

Parlamenter sistemi savunup tek adam rejimine karşı direnen ana muhalefet partisini zayıflatma ve yarma operasyonları girişimlerinin “Truva Atı” Ali Alp mi?

Bu soruyu neden mi soruyorum…

Yazının tamamı burada.

Mehmet Ağar Kimdir?

1976’da kaymakam yardımcısı olarak İçişleri Bakanlığı bünyesine giren Ağar, Ocak 1980’de İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele şube Müdür Muavini, Mayıs 1981’de Asayiş Şube Müdürü’ydü.

1984-88 arasında Terör ve Asayişten sorumlu İstanbul Emniyet Müdür Yardımcısı olarak çalıştı. 1988’de Ankara Emniyet Müdürlüğü’ne 1990’da İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne atandı.

1992’de Erzurum Valisi oldu, Temmuz 1993’te de Emniyet Genel Müdürü. Valiyken, o dönem firarda olan Bahçelievler katliamı sorumlusu Haluk Kırcı’nın nikah şahitliğini yaptı.

Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesinde Özel Harekat Dairesi’nin kurdu. 24 Aralık 1995 genel seçimlerinde DYP’den Elazığ Milletvekili oldu.

1996’da 53. Hükümette Adalet Bakanı, 54. Hükümette İçişleri Bakanı’ydı. 14-15 Aralık 2002’de DYP Genel Başkanı seçildi, 22 Temmuz 2007’de partisinin barajı geçemeyeceğini anlayınca istifa etti.

Susurluk soruşturmasında kurulan komisyona “1000 operasyon yaptığını” söyledi.

Ağar, Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki Susurluk Davası’nda, Emniyet Genel Müdürü olduğu dönemle ilgili “cürüm işlemek için silahlı teşekkül oluşturmaktan” yargılandı, Mayıs 2011’de beş yıl hapis cezası aldı.

Ağar, beş yıl hapis cezası aldığını öğrendiğinde şunları söylemişti: “Vicdanen rahatım. Sevenlerimizi mahcup edecek hiçbir davranışın içinde hiçbir zaman olmadık.”

Ağar hakkında zamanaşımı süresinin dolup dolmadığını inceleyen Yargıtay 9. Ceza Dairesi suçun “kesintisiz” olmasını dikkate aldıklarını açıkladı ve davada zamanaşımı bakımından bir kovuşturma engelinin bulunmadığını tespit etti. Yargıtay’ca cezası 16 Nisan 2012’de onanan Ağar, 23 Nisan 2012’de cezaevine teslim oldu.

Kendisine özel düzenleme yapılan Yenişehir Cezaevi’nde bir yıl kaldıktan sonra 29 Nisan 2013’te tahliye edildi.

* Susurluk kazası ve Ağar’a yöneltilen suçlamaların detayına buradan ulaşabilirsiniz.