İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, eski TBMM Başkanı İsmail Kahraman’a “yazılı iletiyle hakaret” suçunu işlediği gerekçesiyle yargılandığı davada savunma yaptı.

Her türlü cezaya razı olduğunu ifade eden Akşener, “Eğer cezaya çarptırılacaksam hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını ve kamuda gönüllü çalışmayı da kabul etmiyorum. Eğer Kahraman şikayetinden vazgeçerse kabul ederim.” şeklinde konuştu.

Suçlamalara yönelik savunma yapan Akşener, “Suça konu edilen mektubu bizzat kendim yazdım. Kahraman’ı uzun yıllardır tanırım. Bir iftar yemeğinde adım geçtiğinde, ‘Ha şu Meral Kılıçdaroğlu mu?’ söylemine cevap mahiyetinde bir yazıdır. Bu bir kadına en büyük hakarettir. Çünkü medeni yasa ile kadınların soyadı değişir. Evli bir kadına başka bir siyasetçinin soyadı ile hitap edilmiştir.” cümlesini kurdu.

“BELAM SÖZCÜĞÜNÜ BİLEREK YAZDIM”

Kahraman’ın kendisine “FETÖ’cü” dediğini dile getiren Akşener, savunmasında şunları kaydetti:

“Beyefendi bana FETÖ’cü demiş ve ispatlayamamıştır. Ama şunu dememiştir, ‘Kardeşim, ben sana Meral Kılıçdaroğlu demedim.’ Ben hacıyım, 7 yaşından beri 5 vakit namaz kılarım. ‘Belam’ sözcüğünü bilerek yazdım. Bu davada ‘münafık’ tanımı yoktur, ‘münafık’ sözünü bana ‘FETÖ’cü’ dediği için bir mitingde söyledim. Belam sözü hukuki değil dini bir sözcüktür, dindarlar bilir. İsmail Kahraman dindar bir kişi olduğu için bundan rahatsız olmuştur. Bu sözcük dinen tartışılır ama hukuken hakaret içermediği için suç değildir.”

“HER TÜRLÜ CEZAYA RAZIYIM”

Her türlü cezaya razı olduğunu belirten Akşener, “Eğer cezaya çarptırılacaksam hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını ve kamuda gönüllü çalışmayı da kabul etmiyorum. Eğer Kahraman şikayetinden vazgeçerse kabul ederim.” dedi.