Oğullarının cenazelerini almak için bekleyen anne Şenyaşar ‘Oğullarının PKK’li olmadığını’ belirtti.

Suruç’ta neler oldu? gerçekler

Olayın tanığı kuzen Ahmet Yetkin ise, “25 yıldır esnaf olan birisi nasıl PKK’li olabilir?” diye sordu.

Urfa’nın Suruç ilçesinde AKP Urfa Milletvekili Adayı İbrahim Halil Yıldız’ın çarşıda esnaf ziyareti yaptığı esnada çıkan silahlı kavgada yaşamını yitiren Celal Şenyaşar ve Adil Şenyaşar’ın kuzeni Ahmet Yetkin, “Yakınlarımızı PKK’li olarak göstererek yalan söylüyorlar” dedi.

Mezopotamya Haber Ajansı’nın haberine göre, morg önünde bekleyen anne Emine Şenyaşar’ın sinir krizi geçirmesi üzerine sağlık ekipleri müdahale etti.

Oğullarının PKK’li olmadığını kendilerine iftira atıldığını belirten anne Şenyaşar, “Suruç’ta devlet, polis yok. Bunu yapanlar insan değildir” cümlesini kuruyor.

Ölen kardeşlerin kuzeni Ahmet Yetkin ise olayla ilgili şunları belirtti:

“3 kardeşe işyerinde, hastanede ise baba ve bir kardeşe daha saldırdılar. Toplamda 6 kişiyi, bıçak, yangın tüpü ve silahlarla infaz etmeye çalıştılar. 2 kişi hayatını kaybetti. Diğer 4 kişiden birisinin durumu çok ağır. Babanın kafasında mermiler var. Baba hastaneye sağ salim bir şekilde gidiyor. İlk önce hastanede darp ediliyor. Sedyenin üzerine alındıktan sonra doktorların ve polislerin gözü önünde ilk önce yangın tüpüyle başına vuruyorlar. Sonra da kafasına sıkıyorlar.”

’25 YILLIK ESNAF NASIL PKK’Lİ OLUR?’

Medyada çıkan haberleri de yalanlayan Yetkin, şöyle devam etti:

“Hem yakınlarımızı PKK’li göstererek yalan söylüyorlar. Hem de olayı akrabalarımızın çıkarttığını söyleyerek yalan söylüyorlar. Yakınlarımız uzun namlulu silahlarla AKP’lilere saldırmış diye yazıyorlar. Uzun namlulu silahlar yakınlarımızda değil AKP’lilerdeydi. Yakınlarımız 25 yıldır Suruç’ta esnaflık yapıyor. Akrabalarım PKK’liyse devlet onları nasıl yakalamıyor? 25 yıldır esnaf olan birisi nasıl PKK’li olabilir? Tamamen kendilerini temize çıkarmak için böyle iftira attılar. Tüm ana akım medya ve AKP’liler yalan söylüyor. Öldürülen biziz, mağdur biziz, asıl suçlu onlardır.”