AK Parti Genel Başkan Vekili Numan Kurtulmuş, MHP’nin Meclis’e sunduğu af teklifine ilişkin olarak, “Af konusunda Adalet Bakanlığımız önemli çalışmalar yaptı. Bu arada seçime kadar Meclis’in takvimini ve gündemindeki yoğunluğu hesap ederek af tasarısına seçimlerden sonra bakılır diye düşünüyorum” dedi.

Bazı medya yöneticileri ve gazetecilerle bir araya gelen Kurtulmuş, yerel seçimler, Cumhur İttifakı ve MHP’nin af tasarısıyla ilgili açıklamalarda bulundu.

Habertürk’ten Mehmet Akif Ersoy’un haberine göre Kurtulmuş, AK Parti ile MHP arasındaki yerel seçimlere ilişkin görüşmeler hakkında, “Cumhur İttifakı masada oluşmuş bir süreç değil, 15 Temmuz hain darbe girişiminden sonra milletimiz temel bazı hususlarda ortak duyarlılık geliştirdi. İttifak, bu irade ve duyarlılığın doğal sonucudur. Milletimizin gönlünde ve zihninde yer etmiştir. Cumhur İttifakı malumunuz her iki siyasi partinin kendi tabanlarını koruyarak yönettiği yasal zemini de olan bir durum. Yerel seçimlerde ise tablo daha farklı. Bu nedenle belki de yerel seçim sürecinde yürüttüğümüz siyaseti ‘ittifak’ değil ‘işbirliği’ olarak değerlendirebiliriz. Ayrıca burada mesele ‘3 belediye biz aldık, 2 belediye siz aldınız’ın çok ötesindedir” şeklinde konuştu.

“MHP ile farkılılıklarımız ortaya çıktı”

Af tartışmasına da değinen Kurtulmuş, tasarının 31 Mart yerel seçimlerinden sonraya kalabileceğine işaret etti.

Kurtulmuş, şunları söyledi:

“Bu süreçte, MHP ile Andımız, emeklilikte yaşa takılanlar, af tasarısı gibi bazı temel konularda farklılıklarımız ortaya çıktı. Sonuçta iki farklı siyasi partiden söz ediyoruz. Af konusunda örneğin Adalet Bakanlığımız önemli çalışmalar yaptı. Bu arada seçime kadar Meclis’in takvimini ve gündemindeki yoğunluğu hesap ederek, af tasarısına seçimlerden sonra bakılır diye düşünüyorum.”

“Kur ve faiz baskısının üreticinin üzerinden kalkması gerekiyor”

Kurtulmuş sözlerini şöyle devam ettirdi:

“10 seneye ihtiyacımız var diye düşünüyorum. Birileri her türlü yolu denedi, deniyor. En son kur üzerinden ekonomimize saldırıldı. Terörle mücadele, milli savunma sanayii, yerli üretim gibi konuları iyice oturtmamız gerekiyor. Bir ülkenin gücü üretim ekonomisinin gücüyle ilgilidir. Dünya yapısal olarak kriz üretmeye müsait. Bundan kurtulmanın tek yolu üretim ekonomisi, güçlü yerli-milli sanayi ve uluslararası markalar oluşturmak. Tezgahını koruyabilen ülkeler krizden rahatlıkla çıkar. Biz de bunu sağlayacağız inşallah. Kur ve faiz baskısının bir an önce üreticinin üzerinden kalkması gerekiyor.”