Halkların Demokratik Partisi (HDP), Cumartesi Anneleri’nin 700’üncü buluşmasında gerçekleşen polis müdahalesi nedeniyle İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve kolluk kuvvetleri hakkında suç duyurusunda bulundu.

HDP tarafından yapılan suç duyurusunda, “Yıllardır olduğu gibi 25 Ağustos Cumartesi günü de Galatasaray Lisesi önünde toplanan Cumartesi Anneleri ve onlara destek olan kitleye, barışçıl gösterilerini devam ettirmek için toplandıkları sırada, alanda bulunan kolluk görevlilerince orantısız müdahalelerde bulunulmuş, aralarında yaşı 80’i aşan insanların da bulunduğu kırktan fazla kişi işkence ile gözaltına alınmış, alana çok sayıda biber gazı atılmıştır. HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan alanda bulunan bir kolluk görevlisi tarafından (parmak sallanarak) tehdit edilmiş, HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli ile HDP milletvekilleri Ayhan Bilgen, Hüda Kaya ve Saruhan Oluç’a kolluk görevlileri tarafından atılan gaz kapsülleri isabet etmiş, Serpil Kemalbay, Erkan Baş ve Ahmet Şık kolluk görevlileri tarafından darp edilmiş, GaroPaylan’ın boğazı kimliği belirlenemeyen bir kolluk görevlisi tarafından boğazı sıkılarak yere yatırılmıştır” ifadelerine yer verildi.

HDP tarafından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına yapılan suç duyurusunda şu ifadeler yer alıyor:

Sponsorlu

İSTANBUL CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA

ŞİKAYETÇİLER

Pervin BULDAN, Sezai TEMELLİ, Ayhan BİLGEN, Garo PAYLAN, Saruhan OLUÇ, Hüda KAYA, Serpil KEMALBAY PEKGÖZEGÜ, Ahmet ŞIK ve Erkan BAŞ

ŞÜPHELİ: Süleyman SOYLU

2- Kimliği belirlenemeyen kolluk görevlileri

KONU : Türk Ceza Kanunun 24/3, 86, 86/3-c, 86/3-e maddeleri ile re’sen nazara alınacak diğer maddelerinin ihlaline ilişkin suç duyurusu ve şikayetten ibarettir.

SUÇ TARİHİ : 25.08.2018

AÇIKLAMALAR :

1. 25.08.2018 tarihinden önce, 90’lı yıllardan bugüne gözaltında kaybedilen yakınlarını aramak için Galatasaray Lisesi önünde her Cumartesi toplanan “Cumartesi Anneleri”nin bu eylemlerinin 700. Haftası nedeniyle kitlesel bir buluşma gerçekleştirileceği duyurulmuştu. Ancak 699 hafta boyunca kamusal barışa tehdit oluşturmayan bu barışçıl gösterinin 25.08.2018 tarihinde, İç İşleri Bakanı Süleyman Soylu’nun talimatıyla yasaklandığı ve gösterinin yapılmasına izin verilmeyeceği açıklanmıştır.

2. Yıllardır olduğu gibi 25 Ağustos Cumartesi günü de Galatasaray Lisesi önünde toplanan Cumartesi Anneleri ve onlara destek olan kitleye, barışçıl gösterilerini devam ettirmek için toplandıkları sırada, alanda bulunan kolluk görevlilerince orantısız müdahalelerde bulunulmuş, aralarında yaşı 80’i aşan insanların da bulunduğu kırktan fazla kişi işkence ile gözaltına alınmış, alana çok sayıda biber gazı atılmıştır.

3. Galatasaray Lisesi önünde Cumartesi Anneleri ve yakınlarına destek için bulunan HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan alanda bulunan bir kolluk görevlisi tarafından (parmak sallanarak) tehdit edilmiş, HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli ile HDP milletvekilleri Ayhan Bilgen, Hüda Kaya ve Saruhan Oluç’a kolluk görevlileri tarafından atılan gaz kapsülleri isabet etmiş, Serpil Kemalbay, Erkan Baş ve Ahmet Şık kolluk görevlileri tarafından darp edilmiş, GaroPaylan’ın boğazı kimliği belirlenemeyen bir kolluk görevlisi tarafından boğazı sıkılarak yere yatırılmıştır.

4. Öncelikle alanda toplanan kayıp yakınları ile birlikte suç duyurusunun şikayetçilerinin Anayasal hakları ihlal edilmiştir. Anayasa’nın 34. Maddesi “Herkes, önceden izin almadan, silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir.” şeklindedir. Yine aynı şekilde AİHS’nin 11. Maddesi “ Herkes barışçıl olarak toplanma hakkına sahiptir.” diyerek toplantı özgürlüğünden bahsetmiştir. Gösterinin kolluk görevlileri tarafından engellenmesi ve orantısız güç kullanarak neredeyse alandaki herkesin darp edilmesi Anayasa ve Türkiye’nin taraf olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine aykırıdır.

5. Devamla, yukarıda bahsedilen HDP’li milletvekilleri yönünden alanda bulunan kolluk görevlilerince, TCK’nın 86. Maddesinin ihlal edildiği kanaatindeyiz. Bu maddeye göre kasten başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılmaktadır. Yine TCK m.86’daki kasten yaralama suçu HDP’li milletvekillerinin yerine getirdikleri kamu görevi nedeniyle (TCK 86/3-c) ve silahla (TCK 86/3-e) işlendiği için verilecek cezanın yarı oranında arttırılması gerekmektedir.

6. Ayrıca, alandaki kolluk görevlilerinin her ne kadar da amirlerinin emri altında oldukları düşünülse de TCK’nın 24/3. Maddesi “Konusu suç teşkil eden emir hiçbir surette yerine getirilemez. Aksi takdirde yerine getiren ile emri veren sorumlu olur.”, Anayasanın 137. maddesi “Kamu hizmetlerinde herhangi bir sıfat ve suretle çalışmakta olan kimse, üstünden aldığı emri yönetmelik, tüzük, kanun veya Anayasa hükümlerine aykırı görürse, yerine getirmez ve bu aykırılığı o emri verene bildirir. Ancak, üstü emrinde ısrar eder ve bu emrini yazı ile yenilerse, emir yerine getirilir; bu halde, emri yerine getiren sorumlu olmaz.” şeklindedir. Yani bu maddelere göre konusu suç teşkil eden emirlerin hiçbir şekilde yerine getirilmemesi gerekmektedir ancak, şikayete konu olayda kolluk görevlileri bu emirleri yerine getirmişlerdir.

SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda açıklanan nedenlerle dilekçemizin işleme konularak, kasten yaralama (TCK 86) ile re’sen tespit edilecek suçlamalar yönünden şüpheli kolluk görevlilerinin tespit edilerek haklarında etkili soruşturma başlatılmasını ve adil yargılama sonucu cezalandırılmalarını saygıyla arz ve talep ederiz.