HDP Parti Sözcüsü Ayhan Bilgen, HDP Genel Merkezi’nde düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

İçişleri Bakanı Soylu’nun, HDP Eş Başkanı Buldan’a tehditine dair konuşan Bilgen, “Bir haftadır verilen mesajlar sadece parti devletine değil mafya devletine de geçtiğimizi gösteriyor.” şeklinde konuştu.

HDP Kars Milletvekili Ayhan Bilgen’in açıklamalarından satır başları şöyle:

“Biz 16 Nisan referandumu ile birlikte parti devletine geçtiğimizi biliyoruz. Ama bir haftadır verilen mesajlar sadece parti devletine değil mafya devletine de geçtiğimizi gösteriyor. Bir içişleri bakanının partimizin yasal parti olup olmadığını değerlendirmeye, buna dair mesaj vermeye hakkı yoktur. İçişleri Bakanı “HDP diye bir parti yok” diyerek kriminalize etmeye devam ediyor.

Elbette ki birileri siyaseti böyle yapmak istiyor olabilir, mafya ağzıyla konuşmayı siyasetlerine yakıştırabilir ama biz kimsenin şamar oğlanı değiliz. Kimse kendi kişisel hesaplarını, bakan olma hırslarını bizi, muhalefeti hedef haline getirerek gerçekleştiremez.

Bundan sonra biz bu polemiğin tarafı olmayacağız. İster televizyon ekranlarında tek taraflı polemik yapsın, hedef göstersin ya da telefona sarılıp tehdit etsin, ne yaparsa yapsın bizim açıklama beklediğimiz muhatabı bundan sonra Başbakan ve mensubu olduğu partinin genel başkanı olan Erdoğan’dır.

Bu ülkede İçişleri Bakanı’nın hesap vermesi gereken çok sayıda olay gerçekleşiyor. Mesela bir eski belediye başkanını karşılama töreninde onlarca kişi havaya ateş açıyor, görüntüleri paylaşılıyor. Bu manzara İçişleri Bakanlığı’nın haberi olmadan mı gerçekleşiyor? Bu kadar insan silahlı, sokaklarda ve bundan kimsenin haberi yok. O zaman demek ki bu ülkede bir İçişleri Bakanı ve güvenlik istihbarat mekanizması yok ya da bu mekanizmalar sadece muhalefet için işliyor.

Her ne kadar televizyon ekranlarına 3-5 çocuğun bilgileri yansımış olsa da kamuoyu her birinin hayatı son derece değerli çocuklarımıza odaklanmış olsa da bu ülkede 5 bin çocuk kayıp. İçişleri Bakanlığı bu 5 bin çocuğun neden kaybolduğunu, neden kendilerine ulaşılamadığını açıklamak zorunda. Bunun hesabını vermek yerine muhalefeti hedef haline getirip kendi siyasi gelecek planınızı yaparsanız bunun sorumluluğundan kurtulamazsınız. Çocuklarımızı korumak bir hukuk devletinde İçişleri Bakanı’nın birinci görevidir.

10 YILIN EN YÜKSEK ENFLASYON ORANINA ULAŞTIK

Türkiye’de ekonominin tamamen siyasal nedenlerle ciddi alarm zilleri çaldığını bütün toplum iliklerine kadar hissediyor. Bu veriler sadece rakamlarda değil hayatın içinde kendini gösteriyor. Bu durumu sadece dış güçlerle izah etmeye kalkmak sadece enflasyon sepetindeki ürünleri değiştirip rakamlarla oynayarak farklı bir tablo ortaya çıkarmak mümkün değil. 10 yılın en yüksek enflasyon oranına ulaştık. Bu rakam 2003 rakamları. Az gittik uz gittik iktidarın ilk yıllarına geri döndük. Bu çıplak gerçekle yüzleşmek ve bu gerçeğin gerektirdiği sorumlulukla çözüm üretmek konusunda adımlar atılmalıdır.”