HDP Sözcüsü ve Kars Milletvekili Ayhan Bilgen, 24 Haziran seçimlerine dair açıklamalarda bulundu.

Birgün gazetesinden Zeynep Kuray’ın haberine göre, seçimlerde HDP’nin bölgede oylarının düştüğüne ve MHP’nin oylarında da bir artış görüldüğüne ilişkin iddialara da değinen Bilgen, söz konusu illerde gördükleri sosyolojik durumun ve toplumsal psikolojinin böyle bir dönüşüme işaret etmediğini ifade etti.

Bilgen, ”Bu artış MHP’nin politikalarının Kürtler tarafından onaylanması, benimsenmesi gibi okunamaz. Bu muhtemelen masa başı operasyonların, seçime dönük planlı seçmen kaydırmalarının bir sonucudur” cümlelerini kurdu.

“MHP Kürtlere çok iyi şeyler vaat etti, onun için de Kürtler oy verdi gibi bir durum yok. Matematiksel olarak da yok zaten” diyen Bilgen konuşmasının devamında şunları söyledi:

“Somut veriler üzerinden okuma yapmak lazım. Bir kere söz konusu iller üzerine yapılan analizlerde HDP’nin oy kaybı 100-120 bin aralığında gözükürken, AKP’nin aynı illerdeki oy kaybı 160 bin üzerinde gözüküyor.

Bizden AKP’ye kayış olduysa bile, ki veriler bunu göstermiyor, bizden MHP’ye kayış olmayacağına göre ya AKP’den MHP’ye kayış var ya da yeni bir seçmen kitlesi var. Burada yeni bir ittifakın sandığa gitmiş olmasını, örneğin Saadet Partisi, CHP gibi diğer Millet İttifakı partilerindeki artışı göz ardı etmemek lazım.

İkincisi, çok ciddi miktarda güvenlik gücünün bölgede oy kullandığına dair somut veriler var. Dolayısıyla da bu artış MHP’nin politikalarının Kürtler tarafından onaylanması, benimsenmesi gibi okunamaz. Bu muhtemelen masa başı operasyonların, seçime dönük planlı seçmen kaydırmalarının bir sonucudur.”

‘KAYMAKAMLAR VE MUHTARLAR DAHA AKTİFTİ’

Bu seçimlerde yapılan hilelere bizzat tanıklık ettiğini belirten Bilgen, kaymakamların seçim kampanyası yürüttüğü Sarıkamış’ta, 24 Haziran’da muhtarların sanki görevlendirilmiş gibi kendilerini okul sorumlusu olarak tanıttıklarına tanık olduğunu söyledi.

Referandumda da benzer bir sürecin yaşandığını anımsatan Bilgen, Kars’ta köyde yaşamayan veya ölmüş olan insanlar adına ‘Evet’ oyu kullanıldığının somut tutanakları olduğuna fakat açılan davalarda herhangi bir ilerleme kaydedilmediğine vurgu yaptı.