Hazır cevap konusunda level atlamış tarihi sözler!

Öyle yanıtlar var ki :)

Kütüphane hazırcevap kolajı

Zeki olup durumu fark edecek ve bu durumu tersine çevirecek bir hazır cevaplıkla yanıt veren tarihi şahsiyetlerin kulağa küpe olacak örnekleri

Bazı sorular karşıdakini zor duruma sokmak ve küçük düşürmek için sorulmuştur. Tabi her kuşun eti yenmediği gibi zeki olan hazır cevap bir insana denk gelindiyse bu durumu leyhine çevirip soru soranı pişman edecek cevaplar da verilmiştir.

Olayları çok yönlü düşünüp, karşınızdaki insanın düşüncelerini de dikkate alarak hakarete ve şiddete başvurmaksızın, en ince anlamlarla iğneleyici sözler üretmek düşünsel bir fırtınanın ürünüdür.

İşte tarihe kazınmış zeka dolu bir hazır cevaplıkla verilmiş (hızlı cevap verebilmek, her şeyden önce hızlı düşünmeyi gerektirir) en iyi örnekleri bu içerikte derledik.

Sokrates

Sokrates ölüme mahkum ediliğinde eşi;
– Haksız yere öldürülüyorsun, diye ağlamaya başlar.
Sokrates’te;
– Ne yani, haklı yere mi öldürülseydim! diye karşılık verir.

Alparslan

Sultan Alparslan 27 bin askeriyle Bizans topraklarında ilerlerken, keşfe gönderdiği atlılardan biri huzuruna gelip telaşla;
– 300 bin kişilik düşman ordusu bize doğru hızla yaklaşıyor, der.
Alparslan hiç önemsemeyerek şöyle der;
– Biz de onlara yaklaşıyoruz.

Büyük İskender

Diyojen’in bir filozof olduğunu duyan Büyük İskender ona,
– Dile benden ne dilersen, der.
bunun üzerine Diyojen istifini hiç bozmadan şöyle der:
– Gölge etme başka ihsan istemem.

Can Yücel

Can Yücel’e sormuşlar:
– Efendim nedir bizim memleketteki bu sağcılık solculuk meselesi?
Can Yücel:
– Bu ülkede sabah kalktığında malafat eğer sağ tarafa kaymışsa sağcısındır, yok eğer sol taraftaysa solcu…
– Peki sizinki ne tarafta?
– İleride daima ileride

Öküz Ahmet Paşa

Osmanlı paşalarından, Öküz Ahmet Paşa lakaplı bir paşa bir gün bütün paşaların bulunduğu bir çadırda toplantıda bulunurken, çayırda otlayan bir öküz, çadırın içerisine başını sokar ve  möölemeye başlar.
Çadırda bulunan bütün paşaların bıyık altından kendine malum lakaptan güldüğünü fark edince, paşalara dönerek.
Paşalar! Az önce içeri giren öküz ne dedi biliyor musunuz? O öküz bana dedi ki;
– Yahu, hadi sen bizdensin peki bu eşeklerin içinde ne işin var.

Gandi

İngiltere Kralı George ile görüştüğü sırada, Gandi’nin üzerinde her zamanki gibi beyaz örtüsü varmış.
Davetten çıkınca, bir gazeteci ona sormuş:
– Kıyafetiniz, bir kralla buluşmak için yeterli miydi?
Gandi, hazır cevaplıkla yanıtlamış:
– Kral, ikimize yetecek kadar giyimliydi.

Mehmet Akif

Mehmet Akif Ersoy, mecliste konuşma yapmaktadır. Saç sakal dağılmış, perişan bir haldedir. O esnada bir vekil çıkar:
– Şuna bak maymuna dönmüşsün, der.
– Pardon, başka tarafa döneyim.

Sokrates

Sokrates ve eşi iyi geçinemezlermiş. Bir gün yine eşi Sokrates’e, ağzına geleni söylemiş. Bakmış kocası hiç bir tepki göstermiyor, bir kova suyu alıp başından aşağı boşaltmış.
Sokrates, gayet sakin:

Bu kadar gök gürültüsünden sonra bir sağanak zaten bekliyordum, demiş.

Mark Twain

Büyük Amerikan mizahçısı Mark Twain toplantıda karşılaştığı bir kadına:
-Çok güzelsiniz hanımefendi, diye iltifatta bulunmuş.
Kadın:
-Maalesef size aynı iltifatla cevap veremeyeceğim, diye karşılık vermiş.
Mark Twain bu kabalığı hiç mi hiç affetmemiş:
-O halde sizde benim gibi yapın, yalan söyleyin.

Diyojen

Ünlü filozof Diyojen, bir gün çok dar bir sokakta zenginve kibirli bir adamla karşılaşır. İkisinden biri kenara çekilmedikçe dar sokaktan geçmek olanaksızdır. Mağrur zengin, Diyojen’e:
– Ben bir serserinin önünde kenara çekilecek değilim.
Bunun üzerine Diyojen kenara çekilerek, gayet sakin bir halde şu karşılığı verir:
– Ben çekilirim.

Galile Galilei

Kulaklarının büyüklüğü ile ünlü Galile’ye hasımlarından biri:
-Efendim, kulaklarınız bir insan için büyük değil mi?
Galile cevaplamış:
-Doğru, benim kulaklarım bir insan için büyük ama, seninkiler bir eşek için fazla küçük sayılmaz mı?

Konfüçyüs

Bir gün bir talebesi, Konfüçyüs’e:
– Ölüm nedir? diye sormuş, Konfüçyüs’ün cevabı şu olmuş:
– Hayat hakkında ne biliyorsun ki, sana ölümden bahsedeyim.

Hz. Ali

Adamın biri, Hz. Ali’yi arkasından kötülediği bilindiği halde yüzüne karşı övmeye başlayınca, ondan şu karşılığı almıştır:
– Söylediklerinden daha aşağı, fakat içinden geçirdiklerinden daha üstünüm.

Winston Churchill

Winston Churchill, Avam Kamarasında konuşurken muhalif partiden bir kadın milletvekili, kızgın kızgın şöyle seslenir:
– Eğer, karınız ben olsaydım, kahvenizin içine zehir karıştırırdım.
Churchill, oldukça sakin kadına döner ve lafını esirgemez:
– “Hanımefendi, eğer karım siz olsaydınız, o kahveyi seve seve içerdim.”

XV. Louis

Fransız Kralı XV. Louis ile dostlarından biri arasında şu konuşma geçmiş;
– Majesteleri, akıl vergisi almayı hiç düşündünüz mü? Hiç kimse budalalığı kabul etmeyeceğine göre, herkes böyle bir vergiyi seve seve öder. Kral, alaylı alaylı gülerek:
– Hakikatten enteresan bir fikir, cevabını vermiş. Bu buluşuna karşılık, sizi akıl vergisinden muaf tutuyorum.

Napolyon Bonapart

Fransa hükümetinde yüksek makamda bir devlet adamı, Napolyon’u bir muharebede tenkide kalkışıp parmağını harita üzerinde gezdirerek:
– Önce şurasını almalıydınız, sonra buradan geçerek ötesini işgal etmeliydiniz gibi fikirler belirtmeye başlayınca, Napolyon büyük bir ciddiyetle:
– Evet, Onlar parmakla alınabilseydi dediğin gibi yapardım.

Mevlana

Mevlana, müridlerinden biriyle dolaşırken birkaç köpeğin sarmaş dolaş uyuduklarını görür. Müridi: Güzel bir kardeşlik örneği der. Keşke insanlar da bunlardan ibret alsa. Mevlana, tebessüm ederek karşılık verir. Bir de aralarına bir kemik attığında gör kardeşliklerini.

Abraham Lincoln

Birgün politik bir tartışma koptuğunda muhalefetten biri Abraham Lincoln’a: “Bu adam
ikiyüzlünün teki, inanmayın.” demiş. Lincoln ise: “Ya ben ikiyüzlü olsam, neden bu yüzü kullanayım ki?”

Büyük İskender

Büyük İskender’den bir dilenci para istemektedir ve aralarında şu müthiş diyalog geçiyor:
-Az bir şey olsa bile ihsan etmez misiniz?
-Az şey vermek bana layık değildir.
-O halde çok şey ihsan ediniz.
-O da sana layık değildir.

Napolyon Bonapart

Napolyon bir İspanyol Kralını devirmişti; Kral o eziklik içinde:
“Sizler para için savaşıyorsunuz. Biz en azından onurumuz ve şerefimiz için savaşıyoruz.
“Napolyon’un cevabı ise: “Doğruyu söylüyorsunuz, kimin neye ihtiyacı varsa onun için savaşır.”

Bernard Shaw

Bernard Shaw’la evlenmek isteyen bir kadın: “Dünyadaki en iyi beyin sizde, en güzel beden de bendedir. Evlenmemiz sonucu olacak çocuğu bir düşünsenize,kusursuz olacak!”
Bernard Shaw (Yazar) şu şekilde cevap verir: Ya aklı senin gibi, bedeni benim gibi olursa ne yapacağız?