Halkbank Genel Müdürü Osman Arslan, 3.72 TL’den 1763 müşterinin 4.6 milyon dolarlık alım yapıldığını açıkladı.

İşlemlerin iptal edildiğini, hesapların normal haline döndüğünü ifade eden Arslan, siber saldırının söz konusu olmadığını, hatanın Bloomberg’ten kaynaklandığını öne sürdü.

Halkbank Genel Müdürü Osman Arslan, bankanın online işlemleri üzerinden piyasa fiyatının altında döviz satışının yarım saat sürdüğünü söyledi. Arslan, ‘hatalı’ işlemler yapan yada ucuz döviz kurundan alım yapan veya satan müşterilerin hesaplarına bloke konulduğunu ve hesapların ‘normale’ döndüğünü belirtti.

Halkbank’ın internet sitesinden cuma gecesi 6.5 lira yerine 3.72 TL’den, euro ise 7.60 yerine 4.32 TL’den satılmıştı. Konunun kamuoyuna yansıması üzerine Halkbank’tan ‘sistem hatası’ açıklaması gelmişti. Ancak söz konusu açıklamada kaç kişinin ne kadar döviz aldığının belirtilmediği eleştirileri üzerine Halkbank Genel Müdürü Arslan, bu sabah NTV’de soruları yanıtlayarak, rakamlar verdi. Arslan, “1763 müşteri 4,3 milyon dolarlık işlem gerçekleştirdi” dedi.

Arslan’ın açıklamaları özetle şöyle:

HESAPLAR ESKİ HALİNE DÖNDÜ: 10-15 dakikada fark edildi, yarım saat sürdü. 1763 müşteri 4,6 milyon dolarlık işlem gerçekleştirdi. İşlemler iptal edildi, Müşteri hesapları eski haline döndü.

Bankacılık 7\24 yapılabilen bir hizmet sektörü. Bizde bir çok bireysel ve kurumsal müşterimiz var. Piyasalar kapandığı zamanda müşterilerimizin ineternet bankacılığında döviz alım ve satım işlemleri yapan bankalardan bir tanesiyiz. Döviz kotasyonlarını hemen hemen bütün bankalar Bloomberg, Reuters’tan alır. Bizde Bloomberg’ten sağlamaktayız. Piyasalar kapandıktan sonrada biz Bloomberg verileriyle devam ediyoruz. Söz konusu dolar ise alış ve satış kurunu alırız birde iki para birimi arasındaki faiz farkları vardır. Kur bilgisi hatalı girilmiş değildir ama ülkeler arası faiz makasının bir düzeltme faktörü olarak kura olan etkisinden kaynaklanan bir yanlış giriş vardır. İlk defa böyel bir hata ile karşılaştık.

BLOKE KONULDU: Hatalı işlemler yapan yada ucuz döviz kurundan alım yapan veya satan müşterimizin hesaplarına bloke konulmuş oldu. Burada oluşan sistemde hatadan oluşan bir kurdur. Burada sebepsiz zenginleşme teşkil eden bir durumdur. Dolayısıyla müşterilerin hesaplarına bloke konuldu ve özel bir yazılımla bu işlemleri eski haline getirdik.

DİĞER BANKALARDA YAŞANMADI: Hem servis sağlayıcısı kurumla (Bloomberg) ilgili bir inceleme talep edeceğiz hem de kendi süreçlerimizle ilgili bir zafiyet olması durumunda gerekli tedbirleri alacağız. İnceleme başlattık. Diğer bankalarda bize benzer bir durum yaşanmadığı bilgisindeyim.

BANKA ZARAR GÖRMEDİ: Bizim yaşadığımız hadise teknoloji kaynaklı öngörülemeyen bir hadisedir. Burada durum döviz ve kur konusu olunca kamuoyu ve medyada oldukça yer aldı. Çok sınırlı işlem yapılmıştır ve hepsi düzelmiştir. Müşterilerimiz haksız kazanç sağlamadı, banka zarar görmedi. Bankanın ve mevduat sahiplerinin zararı olmadı.

Halkbank yazılıma son iki yılda 205 milyon TL harcamış

Cumhuriyet gazetesi yazarı Çiğdem Toker, Halkbank’ın sorunun kökeni olarak işaret ettiği söz konusu yazılıma büyük yatırım yaptığını yazdı.

Toker’in Sayıştay raporuna dayandırdığı yazısına göre, Halkbank yazılıma son iki yılda 205 milyon TL harcadı.

Toker “Bunca yatırıma yazık değil mi?” diye sorarak, bankayı ‘daha ikna edici bir açıklama yapmaya’ çağırdı.

Toker’in yazısında şu ifadeleri kullandı:

“Halkbank yazılım ve teknolojik donanım için son yıllarda ciddi yatırım yaptı. Sadece 2016’da bu kalem için harcanan tutar 67.4 milyon TL. Aktardığımız veri Sayıştay’ın 2016 yılı denetim raporundan.

O yıl Halkbank’ın farklı alanlardaki toplam yatırım tutarına baktığınızda, yazılım ve teknolojik donanıma yapılan harcamanın önemi daha iyi görülüyor: 128.8 milyon TL. Yani bu skandalın doğduğu alana ödenen para, yatırım kalemleri arasında sadece ilk sırada değil. Aynı zamanda toplam yatırımın neredeyse yarısı.

Aynı rapora göre yazılım ve teknolojik donanıma 2015’te yapılan yatırım tutarı ise 137.5 milyon TL. Bu da iki yılda yaklaşık 205 milyon TL bu işlere ayrıldı demek oluyor. Muhakkak ki geçen yıl da bu alanda yatırım yapılmıştır. Dolayısıyla bu vahim “hata” – mesele “3. parti yazılım”dan kaynaklanıyorsa Halkbank’ın daha ikna edici bir açıklama yapması zorunludur. “3. parti yazılım” ortalığı böyle darmadağın edebiliyorsa, bunca yatırıma yazık değil mi?”