Yaklaşık 2 yıldır cezaevinde bulunan HDP’nin eski eş genel başkanı Figen Yüksekdağ, tutuklu yargılandığı davanın 7. duruşması için Ankara 16’ncı Ağır Ceza Mahkemesi’ndeydi.

Yüksekdağ, DTK (Demokratik Toplum Kongresi) faaliyetlerinin suç unsuru yapıldığı birinci fezlekesine dair savunma yaptı.

Duruşma salonuna 40 kişilik izleyici kotası getirildi, sarı basın kartı olmayan gazeteciler içeri alınmadı.

Yüksekdağ, şunları söyledi:

“İktidar, PYD’ye Özgür Suriye Ordusu ile birlikte hareket edin diye teklifte bulundu. Kobane süreci ile çözüm süreci bitmiş, IŞİD ile ittifak halinde Şam rejimi düşürülmek adına yapılan bir plandır bu süreç. Bunu net soylüyorum; çünkü dönemin Başbakanı Davutoğlu bunu bizzat söylemiştir bize.

Siyasi iktidar, kendi sorumluluğunu partimizin, Selahattin Demirtaş’ın ve bizim üzerimize atmıştır. Siyasi iktidar sorumluluğu muhalefete atamaz. 6-8 Ekim sürecinin gelişini siyasi iktidar görememiş, görmemezlikten gelmiştir. Yanı başında süren savaşa karşı kışkırtıcı bir tavır almıştır.

Ben HDP Eş Başkanı olduğum için DTK’nin doğal delegesiymişim, eş genel başkan olduğum için de yöneticiymişim. İçler acısı bir iddia. Ben HDP ’nin eş genel başkanlığını yapmış birisi olarak başka bir kurumun eş genel başkanı olacağım ve göğsümü gere gere onun arkasında durmayacağım. Her şeyden önce akla aykırı. Adalet talep etmiyorum, en azından gerçeğe biraz saygı duyulabilir. DTK benim yöneticisi olmaktan onur duyacağım bir şeydir ama bir hukuk insanı iddianamede yalan uyduramaz. Bizler yaptığımız çalışmaların sonuna kadar arkasında durduk ve durmaya devam edeceğiz. Türkiye’deki barış, demokrasi, özgürlük mücadelesi tasfiye edilemez.”