Et ve Süt Kurumu, Brezilya’dan getirilip Ankara’nın Gölbaşı ilçesindeki bir çiftlikte tutulan 4 bin büyükbaş hayvanda anthrax (şarbon) hastalığı çıktığı iddialarını doğruladı.

Kurban bayramı hakkında bilgi

Hayvanlardan ellisi öldü. Kurumdan yapılan yazılı açıklamada, söz konusu etlerin piyasaya sürülmediği ve endişe edilecek bir durum bulunmadığı ifade edildi.

Bölgedeki köylüler ise ölen hayvanların çiftliğin yanındaki dere yatağına atıldığını anlattı.

Cumhuriyet’e konuşan bölge sakinleri, “Köyün köpekleri ve kuşlar ölen hayvanların leşlerini yedi. 3 gün önce şarbon tespit edilince ölülerin üzerine kireç dökülüp gömüldü. Orada hayvanlarımız da otluyor” dedi.

‘Piyasaya sürülmedi’

Açıklamada, kesilen hayvanlara ait karkas etlerin Tarım ve Orman İlçe Müdürlüğü elemanları gözetiminde imha edildiği belirtilerek “İşletmeye karantina uygulanarak tüm giriş ve çıkışlar yasaklanmış, geriye kalan hayvanların aşılama işlemleri tamamlanmıştır. Söz konusu etlerin piyasaya sürülmesi gibi bir durum söz konusu değildir. Hastalığın çiftlik dışındaki başka hayvanlara bulaşmaması için de gerekli bütün tedbirler alınmış olup, endişe edecek bir durum bulunmamaktadır” ifadelerine yer verildi.

Et ve Süt Kurumu’nun “endişeye gerek yok” açıklaması, olaya ilişkin soru işaretlerini ortadan kaldırmadı. İthalat sırasında, Tarım Bakanlığı uzmanlarının Brezilya’ya giderek getirilecek hayvanlardan numune alması gerekiyordu. Eğer numune alındıysa, “neden hastalıklı hayvanlar yurda sokuldu” sorusu yanıtsız kaldı. Hayvanlar hastalık testinden geçirilmediyse ihmali olan kamu görevlileri hakkında soruşturma açılıp açılmadığı da bilinmiyor. Benzer şekilde diğer ülkelerden getirilen et veya hayvanların ithalat öncesinde gerekli kontrollerinin yapılıp yapılmadığı, bunlarda hastalık olup olmadığı konusunda şüpheler oluştu.

KORKUNÇ İDDİALAR: ÖLEN HAYVANLARI DEREYE ATTILAR

Cumhuriyet, Ahiboz Köyü’nde besicilik yapan bazı köylülere ulaştı.

Köylülerin verdiği bilgiler, devlet yetkililerinin “paniğe gerek yok” açıklamasını yalanlıyor.

Edinilen bilgilere göre, yaklaşık 4 bin büyükbaş, Brezilya’dan ithal edilip gemilerle Mersin’e getirildi. Burada karantinaya alınan hayvanlar, yaklaşık bir ay önce Ahiboz Köyü yakınlarındaki Ümit Aydoğan adlı işadamının çiftliğine konuldu. Adını vermek istemeyen bir besici, şunları anlattı:

“Yaklaşık 30-40 hayvan öldü. Bunları çiftliğin yanındaki dere yatağına attılar. Köyün köpekleri ve kuşlar, ölen hayvanların leşlerinden yedi. 3 gün önce de şarbon tespit edilince ölülerin üzerine kireç dökülüp gömüldü. Bu hayvanlar Mersin’de karantinadayken neden hastalıkları fark edilmedi? Bayram sürecinde Brezilya’dan binlerce hayvan getirilip tüm yurt genelinde dağıtıldı. Bunlar içinde de hastalıklı olabilir.”

Çiftliğin yanında bir köylüye ait bir çiftlik daha bulunduğunu söyleyen besici, “Bu bölgede bizim hayvanlarımız da gezer. Yine koyunların otladığı da bir bölge. Ancak bizim hayvanlarımız aşılıdır” diye konuştu. Besici, “Şu ana kadar tarım müdürlüğünden veterinerler gelip bizim hayvanlarımıza bakmadı. Ne olacak bilmiyoruz” dedi.

‘Sincan’da kesildiler’

Hayvanların hangi amaçla getirildiği konusunda ise farklı iddialar var. Bazı besiciler, bunların vakıflar adına getirildiği ve bayramda kesildikten sonra ihtiyaç sahiplerine dağıtılacağını öne sürdü. Bir besici ise söz konusu hayvanların Sincan’da bulunan bir et kombinasında kesilerek bazı marketlerde satışa çıkacağını öne sürdü. Besicilerin sık dile getirdiği bir iddia, henüz şarbon vakası tespit edilmeden önce bazı hayvanların Sincan’daki kombinada kesildiği… Kesilen etlerin dağıtılıp dağıtılmadığı bilinmiyor. Kesilenler arasında hastalıklı olan olup olmadığına ilişkin açıklama yapılmazken, bir kasabın tedavi gördüğü iddia edildi.

BAKANLIK’TAN İNCELEME TALİMATI

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli

Tarım ve Orman Bakanlığı, Ankara’nın Gölbaşı ilçesinde yaşanan şarbon vakasının ardından 24 saatten fazla süre geçtikten sonra Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli tarafından inceleme talimatı verildiğini açıkladı.

Şarbon hastalığı nedir? İşte Şarbon hastalığı detayları…

Şarbon hastalığı erken dönemde teşhis edilirse tedavi ile iyileşme şansı vardır. Yöntem ise antibiyotik tedavisidir. Akciğer şarbonu olan hastalarda yüksek dozlarda antibiyotik verilir. Antibiyotik tedavi süresi de yapılan testler sonucu bakterinin hala vücutta olup olmadığına bağlıdır. Deri şarbonu olan hastalarda ise, yaraların olduğu deri bölgesine pansuman yapılır. Cerrahi operasyona gerek yoktur. Ayrıca şarbon insandan insana bulaşmadığından hastanın yakınlarına herhangi bir tedavi uygulanmasına gerek yoktur.

ŞARBON HASTALIĞI NEDİR?

Bakteriyel bir hastalık olan şarbon, ot yiyen hayvanlardan insanlara temas yolu ile geçen ve kimi zaman ölümle sonuçlanabilen bir hastalıktır.

Şarbon hastalığının mikrobu Bacillus antracis denen bir bakteridir. Toprakta ve meralarda bulunabilen bu bakteri temas durumunda bulaşabileceği gibi solunum yolu ile bulaşması durumunda oldukça tehlikelidir. Bunu önlemek için bir aşı geliştirilmiştir. Bu aşının % 90’ın üzerinde koruyucu olduğu tahmin edilmektedir.

ŞARBON HASTALIĞI NASIL BULAŞIR?

Şarbonun bulaşma yolları çeşitlidir.

– Şarbonlu hayvanlarla doğrudan temas ya da dolaylı olarak temas etmek,

– Bu hayvanların etinin yenilmesi, hayvanın kesilmesi sırasında temas edilmesi,

– Sanayi ürünlerinde kullanılan hayvan yünleri, derileri ve kılları,

– Hastalığın görüldüğü ülkeden hayvan ve hayvan ürünlerini almak,

– Ayrıca laboratuvar çalışmaları sonucu dikkat edilmezse, şarbon mikrobu bulaşabilir.

ŞARBON ÇEŞİTLERİ VE BELİRTİLERİ

İnsanlarda akciğer, deri ve sindirim sistemi şarbonu olmak üzere 3 tip şarbon hastalığı vardır. İnsanlar ve hayvanlardaki belirtiler benzerdir.

Akciğer şarbonunda; solunum yoluyla alınan mikrop, akciğerlere yerleşir. Burada yara oluşur ve nefes almada problemler ortaya çıkar. Bakteri vücuda girdikten sonra, bir hafta içerisinde belirtiler görülür. Başta soğuk algınlığı gibi görünür. Birkaç gün sonra ateş iyice yükselir. Lenf bezleri şişer ve nefes almada zorluk görülür. Hastada şok ve koma gelişebilir. Akciğer şarbonuna yakalanan kişiler, erken tedavi edilmediği takdirde ölüm kaçınılmazdır.

Deri şarbonu; hayvanlardaki bakterilerin deriyle temas etmesi sonucu ortaya çıkan ve en çok görülen şarbon tipidir. Deride bir yara varsa mikrop, vücuda girer. Deride yaralar meydana getirir. Birkaç gün içinde bu yaranın ortasında 1 ila 3 cm çapında siyahlık oluşur. Buna kara çıban yada çoban çıbanı da denir. Bu yara ağrısızdır. Etrafı tahta gibi sert ve şiştir. Ateş yükselir, bulantı ve kusma görülür. Tedavi edilmezse hastalık ilerler ve ölümle sonuçlanabilir.

Sindirim sistemi şarbonu; şarbonlu hayvanların etlerinin yenmesiyle ortaya çıkar. Etlerin iyi pişmemiş olması ya da çiğ tüketilmesi, önemli bir faktördür. En çok öldüren şarbon tipidir. Çünkü sindirim sisteminde kanamalara yol açar. Kan kusma ve kanlı dışkı görülür. Hastalık çok hızlı ve ağır seyreder. Hasta kısa sürede şoka girer, erken tedavi edilse dahi hastaların çoğunu kurtarmak mümkün olmaz.