Eski Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) Başkanı ve İYİ Parti Genel Başkan Danışmanı Durmuş Yılmaz, dövizdeki yükselişi ve eski kurumunun müdahalelerini ele aldı.

Yılmaz, hükümetin seçim öncesi açıkladığı paketlere kaynak bulabilmek için getirdiği afların ekonomiye ilişkin kaygı ve riskleri körüklediğini belirtti.

Dolar

Yılmaz, “Bu aflar, barışlar piyasaya, ‘Biz bir çıkmaz sokağa girdik, önünü sonunu görmediğimiz tedbirler alıyoruz’ mesajı veriyor. Bu paketler piyasaya güven vermiyor, aksine belirsizliği daha da artırıyor” ifadelerini kullandı.

Yılmaz, siyasilerin gölgesinde kaldığı sürece Merkez Bankası’nın dövizi frenlemeye yönelik attığı adımlardan etkili sonuç alamayacağını görüşünü ifade ederken sözlerine şöyle devam etti:

“Önde siyasiler değil, Merkez Bankası başkanı ve yönetimi olacak, siyasiler arka planda kalacaktı. Tamam, Merkez Bankası güzel iş yapıyor, döviz arzını artırıyor. Ama siyasilerin niyeti uzun vadede faizi artırmamak olduğu için bu müdahalelerin etkisi zayıf kalıyor. Biraz geç kalındı, Allah sonumuzu hayretsin.”

‘POLİTİKA FAİZİ İNDİRİLMELİ’

Kurdaki yükselişe de değinen Yılmaz, Merkez Bankası’nın politika faizini artırması gerektiğini söyledi.

Yılmaz, Merkez Bankası’nın piyasayı inandırabilmesi için yüzde 8’lik repo faizini (politika faizi) zaten uygulamada olan yüzde 13.5’e, geç likidite faizini de yüzde 14-15’lere yükseltmesi gerektiğini belirtti.

Durmuş Yılmaz, dövizi tırmandıran ana nedenleri şöyle sıraladı:

  • Türkiye’nin giderek artan borçluluk oranı,
  • Sermaye girişindeki belirgin yavaşlama,
  • Tırmanan cari açık,
  • Yüksek enflasyon,
  • İktidarın siyasi söylemleri,
  • OHAL’in devam etmesi,
  • Hukuka güven eksikliği,
  • Siyasi sonucu öngörülemeyen seçimler,
  • Komşularla kötü ilişkiler,
  • ABD-İran gerginliği ve petrol fiyatları.