Siyasete verdiği aradan sonra yeniden aktif siyasete CHP Konya Milletvekili olarak dönüş yapan eski AK Parti kurucularından Abdüllatif Şener, parlamento tablosunu T24’e değerlendirdi.

Şu andaki Meclis yapısının 2000’li yıllardan çok 1990’lı yıllara benzediğini söyleyen Şener, Cumhurbaşkanı’nın tek başına hükümet olduğu çok özel bir döneme girildiğini belirtti.

Eskiden Bakanlar Kurulu’na ait tüm yetkileri şimdi Cumhurbaşkanı’nın tek bir imzayla kendisinin kullanacağını belirten Şener, “Cumhurbaşkanının hükümeti var. Cumhurbaşkanı tek başına hükümet demek. Parlamento ve hükümet değişik o bakımdan çok özel bir döneme girdik ben bu dönemi artık demokrasi olarak görmüyorum, rejim değişmiştir” dedi. Şener, “Elinde gücü toplayanların inisiyatifine göre, rejim çok farklı noktalara evrilebilir. Türkiye’de bir diktatörlükten söz edebiliriz gelecekte. Ya da faşizminde söz edebiliriz ama nasıl bir şekil alacağını şu anda ben de kesin söyleyemiyorum ama artık demokrasiden söz edemeyiz” şeklinde konuştu.

‘Yeni Rejimin Baas Rejimine Dönüşme İstidadı Var’

Şener, sözlerine şöyle devam etti: “Maalesef Türkiye de diğer 57 ülkeye benzemiştir ve bu ülkeler içerisinde de parti devletine yaklaşan bir rejim kurmuştur. Bir nevi Baas rejimine dönüşme istidadı var bu yeni rejimin”

Tüm bu olumsuz koşullar içerisinde antidemokratik gelişmelere karşı direnişin tek merkezinin parlamento olacağını belirten CHP’li Şener, T24’ün yemin töreni öncesindeki sorularına şu yanıtları verdi:

“Türkiye’de bir diktatörlükten söz edebiliriz gelecekte”

– “Demokrasi artık yok, erkler ayrılığı diye bir şey yok. Tek kişi yasama, yürütme ve yargıya hakimiyet sağlayabilecek özelliklere sahip. Hatta onun dışında basın, sivil toplum, piyasa her tarafa hakim tek adam rejimini geçilmiş vaziyetti. Yani bu rejimi Ortadoğu rejimleri ile kıyaslayabiliriz. İslam Konferansı Teşkilatı’na üye 57 ülke içinde demokrasi geleneği olan ağır aksak bir demokrasisi bulunan tek ülke Türkiye’ydi. Ama maalesef diğer 57 ülkeye benzemiştir ve bu ülkeler içerisinde de parti devletine yaklaşan bir rejim kurmuştur. Bir nevi Baas rejimine dönüşme istidadı var bu yeni rejimin. Tam isim vermek zor ama nereye evrileceğini kestirmek de zor. Elinde gücü toplayanların inisiyatifine göre, rejim çok farklı noktalara evrilebilir. Türkiye’de bir diktatörlükten söz edebiliriz gelecekte. Ya da faşizminde söz edebiliriz ama nasıl bir şekil alacağını şu anda ben de kesin söyleyemiyorum ama artık demokrasiden söz edemeyiz.”

“Direnişin tek merkezi parlamento olacaktır”

– “Tüm bu olumsuz koşullar içerisinde antidemokratik gelişmelere karşı direnişin tek merkezi parlamento olacaktır. Bu bakımdan fonksiyonları, görevleri ve yetkileri elinden alınmış bir parlamento da olsa yüklendiği misyon itibariyle önemli bir direniş merkezi olacaktır diye bakıyorum. Bir taraftan hükümet denetleme, düşürme yetkisi alınan parlamento diğer taraftan yasama yetkisini de cumhurbaşkanıyla ortaklaşa kullanacak noktaya gelmiştir: Ama bunula birlikte direnişin merkezi olması nedeniyle başka bir merkezin bulunmayacağı gerçeği karşısında yükleneceği anlam daha ağır ve güçlü olacaktır diye düşünüyorum.”

[Via T24]