Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, UBER’in CEO’sunun kendisinden randevu istediğini öne sürerek, “O organizasyonun başındaki, benden randevu istedi, vermedim” cümlesini kurdu.

Erdoğan uçakta selam verirken [Via ARŞİV]
Yeterli miktarda miletvekili çıkarılmaması durumunda koalisyona gidebileceklerini ifade eden Cumhurbaşkanı, “300’ün altında kalırsak o zaman bir koalisyon arayışına gidilebilir” dedi.

Erdoğan, Merkez Bankası’nın faiz politikalarına ilişkin olarak da, “O kurumlar, bağımsız kurumlar havasıyla kendilerine göre adımlar atıyorlar, peki faturayı kim ödüyor? Faturayı siyasetçi ödüyor. Faturayı ödeyen, istişaresini yaptıktan sonra kararını da o verir” açıklamasında bulundu.

Erdoğan, Seçim Özel Radyo Programında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Erdoğan, “(16 yıl önce Türkiye neredeydi?) diye baktığımız zaman, bir defa eğitimde adeta yok denilebilecek bir konumdaydık, 70-80-100 öğrencili sınıflar, derslik sayısı az, sağlıkta zaten büyük bir felaket… Sayın Kılıçdaroğlu’nun SSK’nın başında olduğu dönemler, ayrı bir felaketti. Galoşları tekrar satan SSK hastaneleri vardı.” ifadelerini kurdu.

“Türkiye 79 senede özellikle eğitimde neredeydi, nereye geldi.” cümlesini kuran Erdoğan, “Eğitim olmazsa olmazımızdır, eğitimli bir nesil çok çok önemli. 75 üniversite vardı ama şimdi 205 üniversitemiz var.” dedi.

“İttifaklarla koalisyonlar arasındaki fark nedir?” sorusuna Erdoğan, şu cevabı verdi:

“İttifakların içerisinde de koalisyonlar oluşmaz diye bir şey yok. Mesela Cumhur İttifakı’nda böyle bir şey oluşur mu göreceğiz. 300’ün altına kalırsa o zaman bir koalisyon arayışına gidilebilir o da ayrı konu. Cumhurbaşkanının partisinden kopması diye bir şey yok. Yeni dönemde partili cumhurbaşkanlığı süreci var. Tarafsızlığa gelince o başka bir şey. Bir diğer konu parlamento içinden istediğiniz kişiyi kabinenize alırsınız ama üyeliği düşer. Dışarıdan da alabilirsiniz. Yemin etmek artık ben partili değilim demek değil. Tarafsız davranacağına yemin etmektir. 16 Nisan’la birlikte bunlar kalktı. Burada en önemli olan parlamentodan alacağı kişi artık parlamento üyesi olmayacak.”

“Millet o defteri kapattı”

Muhalefetin parlamenter sisteme dönüş söylemini ele alan Erdoğan, “Bir defa 16 Nisan’da biz Türkiye’de bir anayasa oylaması yapmadık mı? Millet o defteri kapattı. Artık bir parlamenter demokrasi diye bir şey söz konusu değil.” ifadelerini kullandı.

“İfadeleri tutmuyor”

Muharrem İnce ile Kemal Kılıçdaroğlu’nun ifadelerinin birbirini tutmadığını savunan Erdoğan şunları söyledi:

“Biz 85 koli belge göndermişiz, Bay Muharrem ne diyor? ‘Onlar gazete kupürü’ diyor. Halbuki iddianameler ortada..Ne diyor Bay Kemal? ‘Müracaatını (Demirtaş) yaptı YSK’ya, YSK ona müsaade etti.’ Tamam müsaade etmiş de olabilir, yani YSK’nın bu noktada her verdiği kararın doğru olduğunu iddia edebilir miyiz? Bir de vicdan var.”

Erdoğan, İnce’ye yönelik “Dershane işletemeyen bir adamın devlet yönetiminden anlaması mümkün değil. Bu adam dershane işletememiş, çalıştırdığı personelinin sigorta ücretlerini ödemediği için hepsi ah vah ile oradan ayrılmışlar.” eleştirisinde bulundu.