Erdoğan, Almanya Cumhurbaşkanı Steinmeier’e sitem ederek, “Ben bunları burada konuşmayacaktım. Burayı muhabbet sofrası olarak gördüm. Sayın Başkan konuyu açınca konuşmak zorunda kaldım. Muhabbet sofrasında bunlar konuşulmaz” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanımız Erdoğan, Almanya’da onuruna verilen resmi akşam yemeğine katıldı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Almanya’da yaptığı konuşmada “Bir konunun altını çizmek istiyorum. Türkiye’de tutuklanan Alman vatandaşlar konusundaki endişelerini ve hala tutuklu olan Türk gazeteci, aydın ve siyasetçiler için endişelerini açıklığa kavuşturmak faydalı olacak. Teröristleri korumak gibi bir görevimiz yok. Benim ülkemde birileri teröre bulaşıyorsa bu hangi ülkeden olursa olsun bizim hukukumuz bunu cezalandırıyorsa yargı makamları gereğini yapar” ifadelerini kullandı.

Erdoğan’ın konuşmasından satır başları şöyle:

“Bir konunun altını çizmek istiyorum. Türkiye’de tutuklanan Alman vatandaşlar konusundaki endişelerini ve hala tutuklu olan Türk gazeteci, aydın ve siyasetçiler için endişelerini açıklığa kavuşturmak faydalı olacak

Görüyorum ki yanlış bir bilgilendirme var. Bu bilgilendirmeyi düzeltmek benim de Türkiye Cumhurbaşkanı olarak görevimdir.

Herhalde teröristleri korumak gibi bir görevimiz yok. Eğer benim ülkemde teröre bulaşıyorsa birileri bu hani sınıftan olursa olsun bizim hukukumuz onu cezalandırıyorsa yargı makamları da bunun gereğini yapar. Bu Almanya’da da olsa böyledir dünyanın başka bir ülkesinde de böyledir. Benim ülkemde, AB’de terör örgütü olarak kabule dilen PKK’nın binlerce mensubu Almanya’da elini kolunu sallayarak gezmektedir. Yeri geldiği zaman terör örgütünün başının posterleri ile beraber Almanya’da gösteriler yapmaktadır. Halbuki bun yasaktır. Bunlara neden müsade ediliyor.

Aydınlar deniliyor. Bu aydınların tanımını yapmak lazım. Gazeteci deniliyor. Bu gazeteci eğer teröre bulaşmışsa bunu savunabilir miyiz. Bunlardan bir tanesi de 5 yıl 10 aya mahkum olmuş bir güya sözde gazetecidir. Bir boşluktan yaralanarak kaçmış ve Almanya’ya sığınmıştır. Kendisi el üstünde tutulmuştur.

Kendileri bizden 3 tane, 5 tane, 6 tane gazeteciyi istediler. Biz gerekeni yaptık. Yargımız elinden geleni yaparak 2 tanesi tutuksuz yargılanmak üzere, bir tanesi de bırakılmıştır.

Biz bunları şimdi konuşmayacak mıyız? Ben bunları bu akşam konuşmak istemezdim ama sayın başkan bunu gündeme getirince konuşmak zorunda kaldım. Keşke bunları konuşmaz olaydım. Ben bu sofrayı muhabbet sofrası olarak görüyordum. Muhabbet sofrasında bunlar konuşulmaz.”