Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump’ın Kudüs’ü başkent olarak tanımasına tepkisini yineledi ve “O günler yakın, inşallah büyükelçiliğimizi de orada açacağız” dedi.

Karaman’da partisinin il kongresinde konuşan Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Erdoğan’ın açıklamalarından satırbaşları şöyle:

“Namuslarına emanet edilen silahlarla bu millete kurşun sıkmanın ne demek olduğunu şimdi çok daha iyi anlıyorlar. Son FETÖ’cü de hukuk önünde hesap verene kadar bu katil sürüsünün peşini bırakmayacağız. Dünyanın neresine kaçarlarsa kaçsınlar, nereye sığınırlarsa sığınsınlar nefesimizi daima enselerinde hissedecekler.

O gece Dalaman’dan çağrımızı yaptık. Benim milletim, yüz binler sokaklara döküldü. Ama o kişi Atatürk Havalimanı’ndan öyle korktu öyle korktu ki adamları hemen tanklara gittiler, sorumlularla konuştular anlaştılar.

Anlaştıktan sonra da Bay Kemal tıpış tıpış tankların arasından otomobiline bindi, Bakırköy Belediyesi’ne gitti. Oturdu oradan maç seyretmeye başladı. Çayı geldi, kahvesi geldi darbeyi izliyor. Biz ondan 1,5 saat sonra havalimanına indik. ‘Bize haber verseydiniz’ diyor. Bay Kemal sen de gel… Biz milletimize çağrımızı yaptık onlar geldi. Demek sen milletin olduğu yerde yoksun.

Bunların hesabı tutsaydı belki bu kardeşiniz karşınızda olmayacaktı. Belki 15 dakika gecikseydik yaptıkları atışlar bizi vuracaktı. Allah’ın hesapları tüm hesapların üzerindedir. Bunu bilmiyorlardı.
(ABD’de Sarraf davasında tanık olan eski polis için) Kimi 1 dolar, kimi 50 bin dolara ruhunu satan soysuzları tarih kaydediyor.

4000 bin TIR’ı aşkın silah bunlara ulaştırılıyor. Ağır silahlar var. Kendilerine söyledim, ‘Hayır’ diyemiyorlar. Kimi zaman göstere göstere, kimi zaman güya kaza ile oluyor. Her iki durumda da Suriye halkını katleden silahların menşei hiç değişmiyor. Rakka’da sahnelenen kepazelik, ilk değil son örnektir. Rakka tiyatrosu, DEAŞ ile YPG’nin bir madalyonun iki yüzü olduğunu ortaya koymuştur. Suriye’de DEAŞ’a ‘kaç’, YPG’ye ‘tut’ diyen aynı merkezdir.

Suriye’nin parçalanması misyonunu yerine getiren DEAŞ’ın, farklı isimler, farklı kılıflar altında başka bölgelerde de devreye alınması bizim için asla şaşırtıcı olmayacaktır.
Kudüs işgal altında olduğu için büyükelçiliğimizi açamıyoruz. Fiiili olarak başkent ilan ettik. İnşallah, o gün de yakın, bizim bizzat resmi olarak büyükelçiliğimizi orada açacağız.

(ABD’ye Kudüs tepkisi) Senin her yerin güç olsa ne olacak? ABD tüm ülkeye ne diyor? “Nükleer başlıklı silahınız olmayacak.” Ey Trump, senin silahların ne olacak? Dünyaya “Silahları gömün, yok edin” diyorsun. Kendi göbeğimizi kendimiz keseceğiz. Ülkemizin önünde 2 yol var: Ya boyun eğeceğiz, ya mücadele edeceğiz. Türkiye, ya paryalığa rıza gösterecek ya da bağımsızlığına sıkı sıkıya sarılacaktır. Biz, 40 yıllık siyasi hayatımızın her döneminde olduğu gibi bugün de mücadeleyi seçtik.”

[Via Sputnik]