Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Diyarbakır İl Kongresine katılmak üzere Diyarbakır’a gidiyor.

Kentin birçok yerine asılan pankartlarda “Millete hizmet yolunda kutlu yürüyüşe devam” sloganları yazıyor.

Diyarkabır sokaklar

Sponsorlu

AK Parti il kongresine partili cumhurbaşkanı sıfatıyla konuşacak olan Erdoğan, Diyarbakır’a son olarak 1 Nisan 2017 tarihinde, anayasa referandumu öncesinde gitmişti.

O gün “Elinde silah olanla barış olur mu?” şeklinde konuşmuş, barışın ve özgürlüğün teminatı olduklarını öne sürmüştü.

Erdoğan, bu gelişinde ise Türkiye Suriye topraklarında Afrin’de yaklaşık üçüncü ayına girmek üzere olan sınır ötesi bir askeri operasyon içinde.

Cumhurbaşkanının konuşmasını yapacağı sıralarda Diyarbakır’da bir başka önemli etkinlik daha gerçekleşecek. TTB (Türk Tabipleri Birliği) Diyarbakır Şubesi’nin düzenlediği “Barış, demokrasi, dostluk” ödülü bu yıl Afrin Operasyonu’na karşı yaptıkları açıklamadan dolayı gözaltına alınan TTB Genel Merkez üyelerine verilecek.

BBC Türkçe’den Hatice Kamer, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Diyarbakır’a gelişini, insanların beklentileri, kentin atmosferini Diyarbakır sakinlerine ve siyasetçilere sordu.

Yapılan yorumlarda OHAL döneminde artan baskılar, huzur ve barış isteği, KHK’larla işsiz kalma korkusu, Afrin operasyonuna karşı açıklama yapma konusundaki güvenlik endişesi, ekonominin kötüye gitmesiyle alım gücünün düşmesi öne çıkan başlıklar oldu.

‘Gazetecilere güvenmiyoruz’

Ofis Sanat Sokağı

Afrin’e düzenlenen operasyon ile ilgili BBC Türkçe’nin sorduğu sorulara tedirgin cevaplar verildi bazıları ise hiç yorum yapmak istemedi.

Uzun zamandır devam eden güvenlik endişesi, insanların demeç vermesi önündeki en büyük engellerden. Kamer’in görüştüğü birçok kişi ne isimlerini kullanmasını istiyor ne de fotoğraflarının çekilmesini.

Ses kaydı ve kamera çekimi ise artık neredeyse imkansız gibi. Medya ve gazetecilere karşı güven oldukça azalmış durumda.

Kamer, “Siz gazetecilere güvenmiyoruz artık, söylediklerimiz çarpıtılıyor, yalan haberler yapılıyor” diye tepki gösteren birçok kişiyle de karşılaştığını aktardı.

BBC’den Hatice Kamer Diyarbakır’da yaşadıklarını şöyle aktarıyor:

“Ofiste Sanat sokağında bir büfeye giriyorum. Büfenin sahibine Erdoğan’ın Diyarbakır’a gelişini, insanların beklentileri soruyorum, “Hangisi hayırlıysa öyle olsun’ diye cevap veriyor.

Afrin’de devam eden operasyon ile ilgili siyasi yorum yapmak istemediğini ekliyor: “Sadece huzur ve barış istiyoruz” diyerek konuyu esnafın yaşadığı ekonomik sıkıntılara getiriyor.

Diyarbakır’da birçok esnafın iflas etmek üzere olduğunu, birçok komşu esnafın dükkanı kapattığını anlatıyor.

‘Sigara ve kuruyemiş satıyorum, artık neredeyse paketle sigara almak lüks sayılacak, birçok kişi artık sigarayı taneyle alıyor’ diyor.

O sırada içeriye giren genç bir üniversite öğrencisi söylediğini doğrular şekilde üç tane sigara istiyor.

Bu sefer, aynı soruları bu gence yöneltiyorum, Afrin sorusuna tedirgin oluyor.

“Abla sen benim başımı mı yakmak istiyorsun, baksana milletvekilleri bile bu yüzden tutuklanıyor, insanlar Afrin ile ilgili değil yorum yapmak, paylaşım yapmaktan bile korkar hale geldi” diyor.

Arkadaşı da Afrin’i pas geçiyor ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Diyarbakır’da Kürtlerin hayrına bir şey söylemeyeceğini iddia ediyor.”

BBC Türkçe’de yayınlanan haberin tamamına buradan ulaşabilirsiniz.

[Via Hatice Kamer/BBC Türkçe]