Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Valiliği’nin düzenlediği iftar programında konuştu.

Gayri safi milli hasılaya göre Türkiye’nin dünyada 1 numaralı ülke olduğunu öne süren Erdoğan, “Dünyada en az gelişmiş ülkelere destekte bir numaralı ülke Amerika görünür fakat gayri safi milli hasılaya göre dünyada bunun bir numarası Türkiye. Biz bir numarayız. Amerika gerimizde, İngiltere falan çok daha geride” ifadelerini kullandı.

Erdoğan, sağlık sektöründe öncü adımlar attıklarını belirterek, “Şimdi sıkıysa herhangi bir hastane, hastayı kapıdan geri çevirsin. Böyle bir şey yok. Geri çeviremez. Bakın buna özeli de dahil, çeviremez. Eğer böyle bir muamele yapıyorsa bedelini öder” diye konuştu.

Erdoğan’ın konuşmasından satır başları şöyle:

“Külliyemizde 47 toplantı yaptık muhtarlarımızla. Bugün İstanbul muhtarlarımız ile bir iftar programı yapalım dedik. Ankaralı muhtarlarımızla da Salı günü sahurda birlikte olacağız. Muhtarlarımızı demokrasi planının en yaygın basamağı olarak görüyoruz. İçişleri Bakanlığı bünyesine Muhtarlar Daire Başkanlığı kurduk. Mahalleleri ile ilgili taleplerini isterlerse formlara yazarak isterlerse internet üzerinden bildiriyorlar. Muhtarlarımıza verdiğimiz kıymet milletimize olan saygımızdandır. Benim için artık muhtar bile olamaz dediyseler de muhtar da olduk, Türkiye’ye cumhurbaşkanı da olduk. O başlıkları atanlar milli iradenin ne olduğunu bilmiyorlardı. Muhtar diyip geçmek sıradan birisi değil.

Dünyada en az gelişmiş ülkelere destekte bir numaralı ülke Amerika görünür fakat gayri safi milli hasılaya göre dünyada bunun bir numarası Türkiye. Biz bir numarayız. Amerika gerimizde, İngiltere falan çok daha geride

Şimdi sıkıysa herhangi bir hastane, hastayı kapıdan geri çevirsin. Böyle bir şey yok. Geri çeviremez. Bakın buna özeli de dahil, çeviremez. Eğer böyle bir muamele yapıyorsa bedelini öder.

Buradan sizlerle birlikte tüm milletime çağrı yapıyorum. Aman ha, tatili uzatarak sandıkları boş bırakmayın. Mutlaka sandığa gidip iradenizi yansıtın. Allah göstermesin, bir aksilik olursa o ‘ah’ların, ‘vah’ların, ‘keşke’lerin hiç faydası olmaz.”