Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, G-20 Zirvesi’ndeki temaslarının sonrasında bazı açıklamalarda bulundu.

ABD Başkanı Donald Trump ile ikili bir sohbet gerçekleştiren Erdoğan, “S-400’lere ilişkin ABD’nin yaptırım uygulamayacağını Trump’tan duymuş olduk” cümlesini kurdu.

Erdoğan, General Hafter’ın güçlerinin ‘Libya karasularındaki Türk gemilerinin vurulacağına’ ilişkin açıklamasından ‘haberinin olmadığını’ duyurdu.

Sponsorlu

Erdoğan, G-20 Zirvesi’nde muhataplar ile güncel meselelerde değerlendirmede bulunduklarının ifade etti.

Erdoğan, “Dijital ekonominin vergilendirilmesinde ülkelere özgü düzenlemelerin uzlaşma temelli bir çözüm geliştirilmesi gerekiyor. Geleceğe yön verdiğine inandığım bir bildiriyi kabul ettim. Mülteci kamplarından yansıyan fotoğrafları hepimiz gördük. Mülteciler için 37 milyar doları aşkın kaynak kullandık. Uluslararası ticaret zirvenin en önemli konularından biriydi. Gerginlikleri gidermek için, atılacak adımların Dünya Ticaret Örgütü’nün kuralları ile uyumlu olmalıdır. Biz başından beri iklim değişikliği konusunda hakkaniyetli bir çalışma yürütülmesinin altını çiziyoruz” ifadelerini kullandı.

“Terör örgütlerini ideolojisine göre tasnif etmek yanlıştır”

Sürdürülebilir kalkınma hedefleri çerçevesinde G-20’nin daha fazla sorumluluk alması gerektiğini açıklayan Erdoğan, “Terör örgütlerinin ideoloji ve kimliklerine göre tasnif etmek yanlıştır. Paris’te, Brüksel’de, Somali’de farklı terör örgütleri masumları hedef alan kanlı eylemler düzenledi. İstanbul’daki, Beyrut’taki teröristin kimliğinin hiçbir anlamı yoktur. Tüm devletlerin teröre terör deme erdemini göstermesi gerekiyor. Etnik temizlik uygulayan, çocukları silah altına alan PKK, bazı müttefiklerimiz tarafından adeta el üstünde tutuluyor. FETÖ tarzı yapılar bazı batı ülkelerinde kollanıyor” ifadelerine yer verdi.

Erdoğan, “Batı dünyasını zehirli bir sarmaşık gibi saran ırkçılığın sarmaması için çağrımızı yapıyoruz. Kaşıkçı cinayetinin tüm yönleriyle aydınlığa çıkarılması uluslararası toplumun öncelidir. Mursi’nin de ölümü araştırılmalıdır. Şüpheli bir şekilde 16 Haziran’da duruşma salonunda vefat etmiştir. Yaklaşık yarım saat ölümü beklenen Mursi konusunda darbecilerin yaptığı açıklamalar vicdanı tatmin etmekten uzaktır. Burada şaibelerin olduğu açık ve nettir. Bunun hesabını BM başta olmak üzere tüm siyasiler sorgulamalıdır. Bu tür olayları yapanın yanına kâr kalırsa tehlikelidir. Konu Türkiye olunca dünyayı ayağa kaldıranlar Mısır’daki idam cezasına sesini çıkarmıyor” ifadesini kullandı.

“Kaşıkçı ve Mursi’nin şaibeli ölümü araştırılsın”

Erdoğan, “AB ülkelerinde idam yasak olmasına rağmen Mısır’ın başındaki zatın yanında zirveye katılmıştır. Ne Kaşıkçı cinayetinin ne de Mursi’nin şaibeli ölümünün gündemden düşürülmesine izin verilmemelidir. Hayattaki her şey gibi teknoloji de insanların rahatı için vardır. Teknoloji ciddi tehditleri beraberinde getiriyor. Sosyal medyada yalan haberler yer alıyor. İletişim teknolojileri daha güvenli hale getirilmesi için düzenlemeler getirilmesi şarttır.” şeklinde konuştu.

Erdoğan, BM’de bir reform ihtiyacı olduğunu söyledi. G-20’nin daha kuşatıcı ve demokratik bir yapıya sahip olduğu değerlendirmesinde bulundu.

Erdoğan, “Biz bu konudaki görüşlerimizi zirve oturumlarında ve liderlerle yaptığımız ikili görüşmelerde dile getirdik. Küresel gündemin öne çıkan konuların yanında ikili ve bölgesel konulara ilişkin görüşmelerin başarılı geçtiğini düşünüyorum” diye yanıtladı.

Erdoğan S-400’lerle ilgili soruya, “Trump’ın da basın toplantısı oldu. S-400’lerle ilgili konuda bizim anlaşmamız her şeyimiz bitmiştir. Olay teslimat sürecindedir. Teslimat sürecindeki bir sözleşmeyi inkâr etmemiz Türkiye’ye yakışmaz. Biz ABD’den patriot alma için Obama ile görüşmüştük, satışı gerçekleştirmediler. Bizim de hava savunma sistemi almamız gerekiyordu, Rusya’dan aldık. Yaptırım söz konusu olmayacağını Trump’tan duymuş olduk. Biz ABD ile stratejik ortağız.Türkiye’nin egemenlik alanına kimsenin müdahale hakkı yoktur. Bunun bilinmesi gerekir.” ifadelerini kullandı.

Kaşıkçı cinayeti

Erdoğan, Kaşıkçı cinayetiyle ilgili de “BM’nin Kaşıkçı raporu her şeyi ortaya koyuyor. Yapanın yanına kâr kalmayacak. Rapordan hareketle ABD de bu işin takipçisi olacak. Niye orada yargılayacaksınız? Suç nerede işlendiyse orada yargılama yapılır. Suç İstanbul’da işlendi, İstanbul’da yargılanmaları gerekir. İstanbul Başsavcısı neden Suudi Arabistan’a gitsin?” ifadelrine yer verdi.