Suriye iç savaşının sebeplerini yerel, bölgesel ve küresel dinamikler olmak üzere üç parametre üzerinden değerlendirebiliriz. Yerel dinamikler üzerinden Suriye iç savaşı sosyal, ekonomik, etnik, mezhebi ve ideolojik etmenlerin rol oynadığını görebiliriz.

Suriye farklı etniklerin, dinlerin ve mezheplerin bir arada yaşadığı bir coğrafyadır. Suriye halkı iktisadi bakımdan büyük çoğunluğu yoksulluk sınırının altında, tarımla geçinen bir toplumdur. Beşar Esad’ın 2000 yılında devletin başına gelmesiyle birlikte Suriye pazarını ucuz ithal tarımsal ürünlere açması ve var olan tarımsal ürünlere olan devlet desteğini kesmesi halkı işsizliğe ve açlığa mahkûm etti. Bu olay aslında Suriye’nin kenti olan  dera’da  ilk olayların  çıkmasının da en önemli sebeplerinden biridir. Diğer önemli sebep ise coğrafi konumu itibariyle Lübnan’a yakın olması yani diğer bir ifadeyle dış etkilere son derece acık olmasıdır. Diğer taraftan Türkiye Cumhuriyeti devletinin kuruluşunda belli sebepleri bahane ederek Kürtleri ve Ermenileri Suriyeye sürgün etmesi ve bu insanların Suriye’de kimliksiz yaşamaları bir başka gerilim noktasıydı.

İç Savaş detaylı harita
Suriye İç Savaşı detaylı harita

Suriye devleti uzun yıllar teorisyenliğini Suriyeli bir Hristiyan olan Mişel Eflak’ın ve Ekrem Havran’ın yaptığı ‘’DİRİLİŞ’’ anlamına gelen ‘’BAAS’’ kelimenin harflerinin açılımıysa ”ARAP SOSYALİST DİRİLİŞ PARTİSİ” anlamına gelen bu partiyle yönetildi. Son derece milliyetçi ve farklı seslere, kültürlere tahammül edemeyen tek partiyle yönetilen bir ülkeydi Suriye. Çetelerin yönetimde yer aldığı, halkın zaman zaman şerefiyle ve haysiyetiyle oynayan (Beşar Esad’ın şimdi sürgünde yaşayan amcası Rıfat Esad’ın Suriye halkına yaptıkları) yolsuzluğun en küçük devlet birimlere kadar indiği, “Suriye halkının yüzde doksan dokuzu muhaberat kalan birlik kısımda vatandaştır” diye trajikomik bir şekilde söz edildiği bir ülkedir, bu söz Suriye halkın karşı karşıya kaldığı baskının boyutunu bütün yönüyle gösteriyor.

Bölgesel dinamiklere baktığımız zaman Suriyenin coğrafi konumunu mercek altına alınması gerekir. Burada İran için Suriye sıcak denizlere olan ihtiyacını giderebileceği, Ortadoğu daki hemen hemen tek ve tarihsel müttefiği olan ülkesi olması, İran’ın uzantısı sayılan Hizbullah a destek verebileceği lojistik bir coğrafyadır. İran karşıtlığıyla bilinen özelde ise Şii düşmanlığının bayraktarlığını yapan Suudi Arabistan için ise  İran’ın uzantısı konumundaki bir coğrafyadır, Suriye. Batının truva atı, Natonun öncü kuvveti olarak algılanan Türkiye içinse yeni bir Osmanlı yaratmak için etkisi altına alması gereken ilk yer olarak görüldü Suriye.
Küresel dinamikler açısından baktığımızda ise batının(ABD, AB) büyük oyuna yani Çin ve Rusya ile Merkezi Asya ve çevresinde gerçekleşecek olan büyük hesaplaşmaya giderken daha sonra ayak bağı olabilecek direnç noktalarını temizlenmesi gerekir(Libya,Suriye vb.) Ayrıca batı sermayesinin Türk şirketleri üzerinden belli ölçüde Suriye pazarına girebilmişti ancak bu yeterli düzeyde olmamıştı bunun için tamamıyla Suriye pazarının dünyaya açılması gerekirdi. Aynı şekilde Avrupa’nın enerji ihtiyacında Rus tekelini kırılması acısından önemli olan Katar’ın doğalgaz ve petrolünün zikzaklar çizerek Türkiye, Suriye üzerinden Avrupa’ya ulaştırılacak enerji güzergahına Beşar Esad’ın 2009 da bu projeye destek vermemesi, Türkiye’nin Hatay ve mersin de başta olmak üzere kurulacak enerji santrallerde Suriye ye Ürdün ve Lübnan’a kadar ki alanda elektrik vb. enerji ihraç etmesine en büyük engellerden Suriye’deki bugün kü rejimdir.

Bütün bu sebepler iç savaşa zemin hazırlamıştır. Suriye iç savaşı; Bir dünya savaşının küçük bir izdüşümü gibi gözükmektedir. Bütün devletlerin, örgütlerin, halkların savaştığı bir iç savaş. Bu savaşın sonucuna göre herkes bir sonraki savaşta konum alacak, buna göre yeni bir Ortadoğu haritası karşımıza cıkacak, buna göre kurulacak olan dünya dengesi bir sonraki savaşa kadar sağlanacak.

İç savaş haritasına bakmak için buraya tıklayabilirsiniz.