UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne alınan Şanlıurfa’daki Göbeklitepe’de henüz ortaya çıkarılmamış 15 tane daha anıtsal tapınak ve 200’den fazla dikili taş olduğu belirtiliyor.

Dünyanı bilinen en eski ve ilk tapınak merkezi olan Şanlıurfa’daki Göbeklitepe’de 55 yıldır süren kazıların, 150 yıl daha süreceği, bölgede halen 15 tane daha anıtsal tapınak ve 200’den fazla dikili taşın höyük içindeki toprağın altında olduğu açıklandı.

Birleşmiş Milletler (BM) Bilim, Eğitim ve Kültür Teşkilatı’nın (UNESCO), Göbeklitepe’yi Dünya Mirası Listesi’ne almasının ardından bölgeye ziyaretçi akını sürüyor.

Tarihin başlangıç noktası olarak kabul edilen Göbeklitepe, Şanlıurfa merkezine 18 kilometre mesafedeki Örencik Mahallesi yakınlarında bulunuyor.

İlk kez 1963’te İstanbul ve Chicago üniversitelerinden araştırmacıların yüzey çalışmaları sırasında fark edilen ören yerindeki kazılar 55 yıldır sürüyor.

Göbeklitepe’de yeni bulguların gün yüzüne çıkartılması için uzun bir zaman dilimine ihtiyaç olduğunu belirten Harran Üniversitesi Arkeoloji Bölümü ve Şanlıurfa Kültür Varlıkları Koruma Bölge Kurulu Başkanı Prof. Dr. Mehmet Önal, Göbeklitepe’de yaklaşık çeyrek asırdır arkeolojik kazı çalışmalarının devam ettiğini belirterek şunları söyledi:

“İnsanlık tarihine ışık tutan Göbeklitepe’nin UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne alınmasından dolayı emeği geçenlere öncelikle teşekkür ediyorum. Kazı alanının büyüklüğünü göz önüne aldığımızda en az 150 yıl daha burada kazı çalışmaları devam edecektir. Şu an ziyaretçilerin gezip gördüğü alan estetik ve güzel bir çatıyla kaplandı. Halen 4 dairevi anıtsal mega tapınağın bulunduğu gezi alanı ziyaretçiler tarafından gezilebiliyor. Şimdi gezilen alanın hemen kuzeyinde, 4-5 yıldır arkeolojik çalışmaların yapıldığı yeni anıt tapınaklarının izine rastlandığı bir kazı alanı daha var. Kazı çalışmaları yapıldıkça Göbeklitepe’nin bilinmeyen özellikleri ön plana çıkacaktır. Bölgede yapılan jeofizik çalışmalarında en az 15 tane daha anıtsal tapınak ve 200’den fazla dikili taşın höyük içindeki toprağın altında olduğu tespit edildi. Arkeolojik kazılar önümüzdeki yıllarda da devam ettikçe yeni yapılarla karşılaşacağız.”