Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici, Sarı Yelekler”in Fransa’nın başkenti Paris’te akaryakıt zammına karşı başlatıkları protestolarla ilgili, “Fransa’daki eylemleri yapan sarı yeleklilerin en ön saflarında PKK, PYD, YPG unsurlarını görüyoruz. Fransa için bu çok büyük bir derstir” diye konuştu.

Destici, partisinin Eskişehir’in Günyüzü Belediye Başkan adayı Üstün Ünlü’nün tanıtım töreninde yaptığı konuşmada, Fransa’daki gösterilerin arkasında emperyalist küresel güçlerin farklı uzantılarının olduğunu bildiklerini söyledi.

Fransa’nın geçmişten bugüne hükümetlerinin hem ASALA hem de PKK’nın Avrupa’daki uzantılarının hep destekçisi olduğunu aktaran Destici, şunları söyledi:

“Hep uyardık, dedik ki ‘Bunu yapmayın, terör ve terör uzantıları ve bunları kullananlar gün gelir size karşı da kullanırlar.’ İşte o gün geldi. Fransa’daki eylemleri yapan sarı yeleklilerin en ön saflarında PKK, PYD, YPG unsurlarını görüyoruz. Fransa için bu çok büyük bir derstir. Sadece Fransa için değil bütün Avrupa devletleri bunu görmeli ve topraklarındaki PKK, PYD, YPG terör unsurlarına asla bundan sonra müsaade etmemeli, hepsini sınır dışı ederek Türkiye’ye teslim etmelidirler. Biz bunu bekliyoruz. Eğer bunu yapmazlarsa bugünü de ararlar.”

“Geriye dönüşe izin vermeyeceğiz”

Destici, Türkiye’nin inanç ve din özgürlüğü noktasında çok önemli mesafeler katettiğini belirterek, sözlerini şöyle devam ettirdi:

“Geçmişte imam hatip okullarımız kapatıldı. Kızlarımızın başından zorla başörtüleri alındı ve bunlar özellikle 28 Şubat dönemlerinde adeta bir zulme dönüştü. Ancak daha sonraki süreçlerde biz bunların hepsini, hep birlikte aştık. Bütün iktidarı, muhalefetiyle, partilerin desteğiyle bunları aştık ama bakıyorsunuz son günlerde bunların kaşındığını görüyoruz. Bunlardan biri de başörtüsü yasağı… Bu yasak, Türk Silahlı Kuvvetlerinde de emniyette, okullarda, kamuda da kaldırıldı. Peki neden? Başı açığı, kapalısı, Alevi, Sünni, Kürt’ü, Türkmeni hepsi bizim. Biz böyle baktık ve böyle bakmaya devam edeceğiz. Ancak şimdi bakıyorsun bir savcı çıkıyor, Türk Silahlı Kuvvetlerinde başörtüsü yasağının tekrar getirilmesini savunuyor. İşte bu, onun gibi düşünen zihniyetin tezahürüdür. Bunlara uyarımız şudur; bu memleket, bu meseleler üzerinden çok vakit, enerji kaybetti. Yapacağı yatırımlar bunların yüzünden yapılmadı. Çok siyasi krizler, kaoslar yaşandı. Bunların özlemi tekrar bunları yaşatmak. Ancak ne bu millet, ne devlet ne de bizler geriye dönüşe izin veririz.”