HDP’nin Edirne F Tipi cezaevinde bulunan Cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş, “AKP’nin mülki amirlerinin Kürt illerinde neredeyse koca bir ilçe kadar seçmeni taşımak üzere YSK’ya başvuru yaptığını” söyledi.

HDP’li Demirtaş, DW Türkçe’den Banu Güven’in sorularına avukatları aracılığıyla yanıt verdi.

Seçim yarışının adil olmayan koşullarda yapıldığını bir kez daha vurgulayan Demirtaş, “AKP’nin mülki amirlerinin Kürt illerinde neredeyse koca bir ilçe kadar seçmeni taşımak üzere YSK’ya başvuru yaptığını” söyledi.

Fakat HDP’nin barajın altında kalmayacağını ve 7 Haziran’ı geride bırakabileceğini belirten Demirtaş, Avrupa’nın tutumundan da şikayet etti.

banu güven ile ilgili görsel sonucu

Banu Güven: Bir üst mahkeme de tahliyenizin reddine yapılan itirazı geri çevirdi. Şimdi AYM aşamasındasınız. Hukukçu ve cezaevinde bir cumhurbaşkanı adayı olarak beklentiniz nedir? Serbest bırakılmanızın hangi koşullara bağlı olduğunu düşünüyorsunuz?

Selahattin Demirtaş: Tutuklanmam tamamen siyasi bir karardır, hukuk uygulanır ve yargı bağımsız davranırsa bırakılırım. Ama şu aşamada öyle bir atmosfer yok. Yargı yoğun bir siyasi vesayet altında. Ancak bizi burada tutma gerekçeleri o kadar zayıf ki, bir noktadan sonra yargı üzerindeki baskı bile bizi burada tutmaya yetmeyebilir. Bu noktada da halkın kendi özgürlüğü için vereceği demokrasi mücadelesi belirleyici olacaktır. Yargı ancak o zaman bağımsız ve adil hareket edebilir.

Banu Güven: HDP de parti olarak medyada yok. Kadroları, milletvekilleri cezaevinde. Parti sıfır baraj ittifakının dışında. Koşullar böyleyken siz 2014’te aldığınız oyu yakalayacağınıza ve HDP’nin de barajı geçeceğine inanıyor musunuz?

Selahattin Demirtaş: Hem ben hem partim bu seçimlerde sadece barajı değil kendimizi de aşacağız, buna yürekten inanıyorum. Seçmende büyük bir heyecan ve coşku var. İçeriden bunu ben bile hissedebiliyorum. 7 Haziran’da 2015’deki seçimleri geride bırakacak sonuçlar almamız mümkün.

Banu Güven: Bu seçim bildirgesinde 2015’deki öz yönetim ve özerklik değil, yerel demokrasi ve demokratik yerinden yönetim kavramları kullanıldı. Bir politika değişikliği mi söz konusu?

Selahattin Demirtaş: Hayır, politik bir değişiklik yok. Önerdiğimiz modeli daha anlaşılır kavramlarla ifade etmeyi tercih ettik sadece.

Banu Güven: Seçim sonrasında, kazanması durumunda, Erdoğan’dan yeni bir çözüm süreci ya da açılım girişimi olabilir mi? Bu konuda öngörünüz nedir?

Selahattin Demirtaş: AKP ve Erdoğan’ın kafasında demokrasiye, barışa, çözüm sürecine dair en küçük bir fikrin olabileceğine inanmamız için tek bir neden görünmüyor. Biz her daim barış ve çözüm adımlarının yanında oluruz, ancak AKP’de böyle bir yaklaşım yoktur.

Banu Güven: İkinci tura Meral Akşener kalırsa, partiden ve HDP’li seçmenden oy alabilir mi?

Selahattin Demirtaş: İkinci tura ben kalacağım için HDP’liler bana oy verecektir. Fakat ikinci turu görmeden HDP’nin bu aşamada bir karar almasına da gerek yoktur. HDP kendi ilkeleri çerçevesinde her halükarda demokrasiden yana olacaktır. Bize verilecek her oyu ilk veya ikinci turda kesinlikle demokratik bir Türkiye’nin ve barışın kazanması için siyasete dönüştüreceğiz. Hiçbir oy boşa gitmeyecektir, herkes bundan emin olabilir.

Banu Güven: Seçim çalışmalarınız tek kişilik seçim merkezinizde yoğun gidiyor. Bir gününüzü anlatır mısınız? Kaçta kalkıyorsunuz? Kaçta uyuyorsunuz? Motivasyonunuzu nasıl koruyorsunuz?

Selahattin Demirtaş: Yüksek güvenlikli bir hapishanedeyim sonuçta ve buradaki imkanlar çok kısıtlı. Seçim kampanyasına küçük mesajlarla destek olmaya çalışıyorum sadece. Günümün tamamını seçimlere dair okuyarak, yazarak geçiriyorum. Her gün üç defa avukatlarım ziyaretime geliyor. Onlarla bilgi alışverişi yapıyorum. Dışarıdaki mücadele ve çalışmaları gördükçe daha fazla motive oluyorum. Haftada bir saat de eşimle görüşüyorum, o da beni çok fazla motive ediyor, moral veriyor. Tabii her hafta gelen onlarca mektup da bana büyük güç veriyor.

[Via Banu Güven/Deutsche Welle Türkçe]