HDP İstanbul İl Örgütü, 28 Aralık 2011 gecesi gerçekleşen Roboski olayının 6’ncı yılında Şişli Kent Kültür Merkezi’nde anma programı gerçekleştirdi.

HDP İstanbul İl Örgütü’nün düzenlediği Roboski anmasına yazılı bir mesaj yollayan HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Roboski’de katledilenlere seslenerek, “Biliyorum geç kaldık çocuklar, haklısınız. Ne deseniz haklısınız. Sizi katledip üstünü örtenlerden, hatıranız için dikilen anıtları sökenlerden, hesap sormanın en etkili yolu eşit, onurlu ve adil bir barışı getirmektir. Biliyoruz, başaracağız!” ifadelerini kullandı.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul İl Örgütü, Roboski olayının 6’ncı yılında Şişli Kent Kültür Merkezi’nde anma programı gerçekleştirdi.

Anmaya avukatları vasıtasıyla mesaj yollayan HDP’li Selahattin Demirtaş, Roboski’de hayatını kaybedenleri anarak, “Sorumlular tarih ve yargı önünde hesap verinceye kadar çabalarımızı sürdüreceğiz” dedi.

Demirtaş’ın gönderdiği yazılı mesajda şu ifadeler yer aldı:

“Saygıdeğer dostlar, değerli arkadaşlarım. Yakın tarihimizin en acımasız katliamlarından birinde, Roboski’de yitirdiklerimizi anmak için bir araya gelen siz değerli halkımızı özlemle selamlıyorum.

İnsanlığın evrensel değerlerini kendi coğrafyamızda da hakim kılabilmek için yürüttüğümüz demokrasi mücadelesinin en önemli unsurlarından biri, geçmişle yüzleşme ve hakikatlerin ortaya çıkarılması konusudur.

Selahattin Demirtaş bir cenaze törenine katılırken

Maalesef ki, tarihimiz ve yakın geçmişimiz soykırım, katliam, sürgün ve infazların acılarıyla doludur. Bizler yaşanan bütün acılara rağmen tüm ezilenlerin bir arada özgürce yaşayabilmesi için, bu acıların yarattığı öfkeyi kin ve intikam için kullanmak yerine, öfkemizi özgürlük mücadelemize katık ve gerekçe yapmayı tercih ettik.

Ermeni Soykırımı’ndan Dersim Katliamı’na; Maraş, Çorum ve Sivas’tan Roboski, Suruç ve Ankara’ya kadar bütün acıları yüreğimizde hissetmekle birlikte, bu katliamların acılarını hafifletmek ve hesaplaşmak için hakikatle yüzleşmeyi mücadelemizin bir gerekçesi olarak talep etmeye devam edeceğiz. Sorumlular tarih ve yargı önünde hesap verinceye kadar çabalarımızı sürdüreceğiz.

HERKES ROBOSKİ’YE DÜŞEN ATEŞLE YANDI

Roboski’de yoksul ve emekçi Kürt çocuklarının savaş uçaklarıyla bombalandığı gecenin sabahında Eşbaşkanımız Gültan Kışanak ile birlikte oradaydık. Hayatım boyunca, mesleğim ve yürüttüğüm mücadele içerisinde çok sayıda ölüme, cenazeye, otopsiye tanıklık ettim. Elbette ateş en çok düştüğü yeri yakıyordu. En çok da katledilenlerin aileleri, yakınları bu acıyı derinden hissediyordu. Ama Roboski Katliamı’nda durum bambaşkaydı. Ateş sadece düştüğü yeri yakmıyordu. Zerre kadar vicdan kırıntısı taşıyan herkes Roboski’ye düşen ateşle yandı, yanıyor.

Katledilen çocukların Uludere Devlet Hastanesi koridorlarında ve odalarında battaniyelere sarılmış mazot kokan cenazelerine tek tek baktım. Çok sayıda cenazenin yerde yan yana dizildiği boş bir hastane odasında birkaç dakika cenazelerle baş başa kaldım. Battaniyeye sarılı ölü çocuklar sanki bana şunları söylediler ve sanki ben gerçekten onları duydum.

Dediler ki, ‘Bizi öldürdüler başkan, geç kaldınız. Biz hep yoksulduk, hep çalışıyorduk. Vatanımızın tel örgülerle bölünmüş iki parçası arasında ticaret için gidip gelmekti tek suçumuz. Vatanımız paramparça, şimdi de biz paramparçayız. Geç kaldınız başkan, geç kaldınız başkan. Biz her zaman yoksulduk, hep öldürülüyorduk. Bak bu sorunları çözemediniz, yine ölen biz olduk. Hoş geldin ama geç kaldınız başkan, geç…’

Belki inanmayacaksınız, ama ben bu sözleri duydum. Mahcubiyetle, derin bir kederle Roboskili kardeşlerimin başında ağladım. Bunun hesabını sormak için de bundan sonra katledilmememiz için de elimden gelenin fazlasını yapma sözünü orada o çocuklara verdim.

Şimdi Edirne Hapishanesi’ndeyim. Sözümün arkasında olduğum için buradayım. Ant olsun ki, Roboski katillerinin hesap vermesi için canımızdan vazgeçeceğiz, ama bu mücadeleden vazgeçmeyeceğiz.

Roboski dağlarında bıraktığımız otuz dört canın, otuz dört HALKLARIN yoksul Kürt PARTİSİ çocuğunun kutsal emanetlerini yüreğimizde saygıyla taşıyarak dimdik duracağız.

Biliyorum geç kaldık çocuklar, haklısınız. Ne deseniz haklısınız. En az yüz yıl geç kaldık. Ama siz rahat uyuyun. Afrin’den Kobani’ye, Hewler’den Mahabad’a, Botan’dan Amed’e, Serhat’a yüz binlerce yiğit halk evladı, hep birlikte bu geç kalmışlıkla yitirdiklerimizin aziz hatıraları için özgürlük ve barış sözü veriyoruz.

Sizi katledip üstünü örtenlerden, hatıranız için dikilen anıtları sökenlerden, Roboski’nin sağ kalmış çocuklarından, Ferhat’ı zindana atanlardan hesap sormanın en etkili yolu eşit, onurlu ve adil bir barışı getirmektir. Biliyoruz, başaracağız!

Güzel ülkemin öldürülen, hapsedilen, direnen bütün güzel çocuklarına binlerce selam olsun. Hepsinin anısı önünde saygıyla eğiliyor, Roboskili aileleri, bütün halkımızı, dostlarımızı hasretle kucaklıyor, selamlarımı iletiyorum.”

[Via Selahattin Demirtaş]