CHP’nin 3-4 Şubat’ta yapacağı 36. Olağan Kurultayı’nda Kemal Kılıçdaroğlu rakibi olacak olan Yalova Milletvekili Muharrem İnce “Kuşkum yok, genel başkan seçileceğim” dedi.

“Bekliyoruz Erdoğan ile Gül kavga etsin, biz de oy alalım diye” diyen İnce, partisine yönelik eleştirilere yeterince etkin bir şekilde cevap verilemediğini de kaydetti.

İnce, dokunulmazlıkların kaldırılmasıyla ilgili partisinin tavrını da sert bir şekilde eleştirdi.

Sponsorlu

HDP gibi kendisinin de dokunulmazlıkların kaldırılmasına ‘Hayır’ oyu verdiğini açıklayan İnce, “Hayır dersek HDP ile aynı çizgiye düşeriz diye korktular. Böyle bir siyaset yapma biçimi yok” şeklinde konuştu.

Sözcü gazetesinden Başak Kaya’ya konuşan İnce’nin açıklamalarından bir kısım şöyle:

Genel başkanlığa aday olmanızın gerekçeleri nedir?

Türkiye bir yol ayrımında. Ya kazanacağız ya da kaybedeceğiz. Bu kurultay Muharrem İnce, Kemal Kılıçdaroğlu ve kişilerin kurultayı değil. Kurultayın delegeleri de sadece CHP’nin delegeleri değil, 80 milyonun ve Cumhuriyet’in delegeleri. Önümüzde üç seçim var. Kazanmak zorundayız. Mazeret üretme lüksümüz de yok. Türkiye’ye karşı sorumlu olan delegelerimizin ‘il başkanımız, belediye başkanımız böyle istedi’ gibi gerekçeleri olamaz. Cumhuriyetimizin geleceği tehlikedeyse bizlerin hiçbir önemi yok. Bunun için kutuplaşmış bir Türkiye’de büyük uzlaşmayı gerçekleştirmek için adayım.

Mevcut Genel Başkan’dan farkınız ve iddianız ne olacak?

Sayın Genel Başkana teşekkür ediyorum yaptıkları için. Ama 1972’yi düşünmek lazım. 1972 Kurultayı’nda İsmet Paşa’ya oy vermeyen delegeler hiç tanınmayan Bülent Ecevit’e oy verdiler. İsmet Paşa’yı sevmiyorlar mıydı? Hayır, seviyorlardı ama partinin yenilenmesi gerekiyordu. Bunu başardı o günkü delegeler. Ecevit genel başkan oldu, CHP’yi de birinci parti yaptı. Bugün de CHP’nin yenilenmesi lazım. Yeni birinin gelmesi lazım. 17 ay sonra seçim var. 1972’de yapılanın aynısını şimdi de yapabiliriz.

Genel başkanlık ve iktidar hedefinde yol haritanız nedir?

Benim sloganım “Önce CHP’de değişim sonra Türkiye’de değişim. Önce CHP’de devrim sonra Türkiye’de devrim.” Laiklik demokrasimizin temelidir. Utangaç laiklerden olmayacağız. Laikliğin olmadığı bir yerde demokrasi olamaz. Yerinden yönetimi katılımcı demokrasinin temeli sayacağız. Mevcut ekonomik sorunlarımızı aşacağız. İnsani gelişmişlik ölçütü olmadan yapılacak kalkınmayı kabul etmiyoruz. Gelir dağılımını düzeltmek hedefimiz. Dolaylı vergilerin oranını gelişmiş ülkeler düzeyinde tutmak, tarımda yeniden kendine yeten bir ülke olmak, sattığı aldığından fazla olan bir ülke olmak, ekonominin aktörlerine hukuki güvenceler sağlamak, neo liberal ekonomik politikaların yerine kamu yararını öne çıkaran politikalar izlemek hedefimiz. Bunlar için adayım.