İsveç’te 9 Eylül’de milletvekili ve yerel seçimler gerçekleşmişti.

İsveç’te aşırı sağcı bir partiden seçilen Kürt milletvekili Sara Seppala Parlamento’da yeni görevine başladı. Seppala ilticanın zorlaşmasını istiyor.

Değişik partilerden 6 Kürt parlamentoya girdi. Irkçı ve yabancı düşmanı İsveç Demokratları partisinden ise Kürt göçmen Sara Seppala, parlamenter oldu. 37 yaşındaki Seppala’nın babası iş bulmak amacıyla 60’lı yıllarda İsveç’e gelen Kululu Kürtlerden.

Sponsorlu

Seppela, Evrensel’den Murat Kuseyri’nin sorularını cevapladı.

Seppela, göç hikayesini şöyle anlatıyor: “Biz Konya’nın Kulu ilçesinin Zincirlikuyu Köyü’ndeniz. Babam oradan gelmiş. Babamın annesi Kobanili. Annem İsveçli, onun annesi Danimarkalı, babası da Belçikalı bir valon. Ben İsveç’te doğdum ve büyüdüm. Ben yüzde 50 Kürdüm. İl Genel Meclisi’nde de yer aldım. 2014 yılından beri İsveç Demokratları’nda aktif siyaset yapıyorum. Ben evde oturmak ve ellerimi oğuşturmak istemiyorum. Toplumda bir şeyler yapmak istiyorum”

‘DÜNYANIN BİR UCUNDAN İSVEÇ’E İLTİCA EDİLMEMELİ’

Bir göçmen olarak ırkçı ve yabancı düşmanı bir partinin milletvekili olmayı neden tercih ettiği belirten Seppala, “Pek çok kişi bir Kürt kadını olarak İsveç Demokratları içinde yer almamı şaşkınlıkla karşılıyor. Ama benim için bu bir sorun teşkil etmiyor. İsveç Demokratları kadın ve Kürtlerinin haklarını savunuyor. Bu konularla ilgili parlamentoya defalarca soru önergeleri verdi. Kürtlerin haklarını ve kendi devletlerini kurma haklarının tanınması için partinin verdiği pek çok önerge var. İsveç Demokratları, Kürtler için çok mücadele etti ve ben bunu çok olumlu buluyorum. Ama siz medya olarak bunları görmek ve kamuoyuna duyurmak istemiyorsunuz” ifadelerini kullandı.

Seppala, “İsveç Demokratları, sınırların kapatmak ve sığınmacıların İsveç’e gelmelerini yasaklamak istiyor. Bu konuda neler düşünüyorsunuz?” sorusuna ise şöyle cevap verdi:

“Hükümetin şu anda uyguladığı sığınmacı politikası yanlış ve böyle süremez. Bu politikanın gözden geçirilmesi ve değiştirilmesi gerekir. Dünyanın diğer ucundan uçağa binerek bir çok ülkenin üzerinden geçerek İsveç’e iltica etmek doğru değil. Ben insanların başka ülkelere göç etmeleri yerinde kendi bölgelerinde kalmalarını istiyorum. Onlara kaldıkları yerde yardım edebiliriz”

‘BABANIZA İLTİCA HAKKI TANINMASAYDI?’

“Savunduğunuz sığınmacı politikası uygulansaydı sizin babanız da buraya gelemeyecekti ve siz bugün burada olamayacaktınız, öyle değil mi?” diye sorduğumuz Seppala, bu soruya ise, “Ama ben soruna böyle bakmıyorum. Benim için neyin doğru neyin yanlış olduğu önemli. Ben 1981 yılında doğdum. Eğer o zaman İsveç Demokratları’nın politikası uygulansaydı ne olacağı konusunda spekülasyon yapmak istemiyorum” yanıtı verdi.

İsveç Demokratları’nın sığınmacıların çok büyük bir bölümünü sınır dışı edilmesi talebi için ise, “Bu ülkede kalma hakkı sana tanınmamışsa ülkeyi terk etmen gerekir. Sığınmak için geçerli nedenleri olmayanlar bu ülkeye iltica etmemeli. Eğer başvurun reddedilmişse sınır dışı edilmişsen ülkeyi terk edeceksin. Ret reddir ve ülkeyi terk etmen gerekir” yorumunu yaptı.

Seppala, partisinin Nazi geçmişi için ise, “Ben İsveç Demokratları’nı Nazi ve ırkçı bir parti olarak görmüyorum. Parti ilk kurulduğundaki gibi değil. Dönüşüme uğradı. Yabancı düşmanlarının bizim partimizde yeri yok. Parti bunları ihraç ediyor. Ben aynı zamanda partinin merkez komite üyesiyim. Parti yönetimi veya milletvekilliğine aday olanlar arasında yabancı düşmanı olduğunu fark ettiğimizde bunları partiden ihraç ederiz. Ama tüm üyelerin düşüncelerini kontrol edemeyiz” ifadelerini kullandı.

‘KÜRTLER İÇİN PARLAMENTODA NE YAPACAK?’

Sara Seppala, “Kürt göçmenler için ne yapacağı” sorusunu da şöyle yanıtladı: “Henüz hangi komisyonda görev yapacağım belli değil. Buna parti karar verecek. Ama ben dışişleri komisyonunda yer almak isterim. Kürt sorununu parlamentoda gündeme getireceğim ve mücadelelerine destek olacağım. Parlamentoda namus ve töreden kaynaklı sorunlar üzerinde yoğunlaşmak istiyorum. Ben İsveç’e gelenlerin bu ülkenin kurallarına uyması gerektiğini savunuyorum. Kuzenlerle yapılan evliliklerin bu ülkede olmaması gerektiğini düşünüyorum. Çocuk evliliklerine de karşıyım.”