Beyaz Show’a bağlanarak “Çocuklar ölmesin” diyen ve hakkında dava açılan öğretmen Ayşe Çelik’in cezası onaylandı.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2’nci Ceza Dairesi, Çelik’in şiddet eylemlerini meşru gösterdiğini savundu.

Sokağa çıkma yasakları döneminde Kanal D’de yayınlanan ‘Beyaz Show‘  programına telefonla katılarak “Çocuklar ölmesin” dediği için hakkında dava açılan öğretmen Ayşe Çelik hakkında 1 yıl 3 ay hapis kararı verilmişti.

Avukatları Çelik’in verilen bu karardan sonra hapse gireceğini, karar duruşmasında 2-3 aylık hamile olduğunu ve muhtemelen çocuğunu hapisteyken doğuracağını belirttiler.
Bakırköy 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi, sanığın pişmanlık göstermeyen hareketi gözetildiğinde bir daha suç işlemekten çekineceğine dair kanaatin mahkemece oluşmadığından hükmün açıklanmasının geriye bırakılmasının uygulanmasına yer olmadığına karar vermişti.

Çelik’in avukatları bu karara itiraz etti. İtirazı değerlendiren İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi, Çelik hakkında verilen hapis cezasını onayladı.

2. Ceza Dairesi onama kararına gerekçe olarak şu açıklamaları yaptı:

“Sanık Ayşe Çelik’in ulusal bazda yayın yapan bir TV kanalında ekrana gelen programın canlı yayınına telefonla bağlanarak PKK/KCK terör örgütünün doğu ve güneydoğudaki bazı yerleşim birimlerinde örgüt militanları tarafından yollara barikatlar kurulması, hendekler kazılması ve bombalı tuzaklar yerleştirilmesi ve sözde öz yönetim adı altında işgal eylemleri gerçekleştirilmesi neticesinde bu yerde yaşayan ve evini terk edemeyenleri rehin olarak alan ve canlı kalkan olarak kullanan teröristlere karşı yasanın verdiği yetki ve sorumlulukla azami gayret göstererek mücadele eden güvenlik güçlerinin operasyonlarını salt orada yaşayan sivillere karşı yapılıyormuş gibi göstermek suretiyle terör örgütünün güneydoğudaki yerleşim yerlerindeki eylemlerini meşru göstermeye çalışması şeklinde gerçekleşen eyleminin silahlı terör örgütü PKK/KCK’nın cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek, övecek, teşvik edecek nitelikte olduğu anlaşılmakla yerel mahkemenin kabulünde belirtilen gerekçelerde herhangi bir isabetsizlik görülmemekle.”