MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Twitter’dan gündeme dair açıklamalar yaptı.

Bahçeli, “Fırat’ın doğusu yılan, çıyan yuvası. Orası Firavun sığınağı, orası Yezid’in saklandığı delik. Orası kurumadıkça, baştan ayağa temizlenmedikçe ne huzur bulacağız ne de güvenli olacağız. Milli beka için Fırat’ın doğusuna tam saha operasyon hayat memat meselesi” şeklinde konuştu.

YER GÖK TİTREMELİDİR: Fırat’ın doğusu yılan-çıyan yuvası! Orası Firavun sığınağı, orası Yezid’in saklandığı delik. Orası kurumadıkça, baştan ayağa temizlenmedikçe ne huzur bulacağız, ne de güvenli olacağız. Milli beka için Fırat’ın doğusuna tam saha operasyon hayat memat meselesi. ABD’nin Suriye’den çekilme kararının ne getirip ne götüreceğini, taktik adım olup olmadığını, stratejik hedeflerin yeniden revize edilip edilmediğini şimdilik bir yana bırakalım. Milli siyasetimizi oluştururken tarihe bakmalıyız, millet ne diyor ona dikkat etmeliyiz. Hazırlıklar tamam olduktan sonra Fırat’ın doğusuna kuvvetle girilmeli, yer gök titremelidir. Felaketlerin içinden bir celadet anıtı gibi yükselen nice kahramanımız Türk tarihinin akışını değiştirdi. Kimi zaman dondular, kimi zaman buz kestiler, kimi zaman da çöl kumlarında yandılar. Gene de teslim olmadılar, hiç vazgeçmediler. 104 yıl önce Sarıkamış’ta yaşananlar bu söylediklerime ibretlik bir misaldir.

SONLARI ACIKLI OLACAKTIR: Allahuekber Dağları’nda sadece düşmana değil; kara, tipiye, soğuğa da meydan okundu. İstiklal uğruna pek çok bedel ödendi. Kahraman ecdadımız üşüyerek şehit oldu, ama biz sayelerinde sıcak bir vatanla buluştuk. Donarak devleşip istikbalimizi ısıttılar. Bir hilal uğruna nice güneşler battı. Bu topraklar dökülen tertemiz şehit kanlarıyla vatanlaştı. Aziz şehitlerimizi Fatihalarla anıyorum. Allah hepsinden razı olsun diyorum. Unutmayalım ki, kahramanlık ruhun bedene karşı elde ettiği imrenilecek bir zaferdir. Bu nedenle Türk milleti muzafferdir, mutlak hakim olan da bir tek Allah’tır.
Bayrak olup inmeyenleri, ezan olup dinmeyenleri, şehit olup ölmeyenleri tazimle yad ediyor, bıraktıkları emanetlerini can pahasına savunacağımızı bir kez daha ifade ediyorum.
Doğu Türkistan’da işkence ve asimilasyonlara maruz kalan soydaşlarımızın asla yalnız olmadığını çok gür ve güçlü bir şekilde haykırıyorum. İnanıyorum ki, mazlumların ahları gün gelecek zalimleri tahtlarından indirecektir. İster Fırat’ın doğusu, ister bir başka yer olsun, Türk’ün iradesi olmadan, kararı ve sözü duyulmadan hiç kimse hayale kapılmamalıdır. Aksi halde sonları acıklı olacaktır. Diyorum ki, ya beka ya da bela…