Myanmar’ın Arakan eyaletinde son üç günde yüzlerce müslüman katledildi. Peki Arakan’da neler oluyor?

Myanmar’ın kuzeybatısında yer alan Arakan için Türkiye’de harekete geçti. 

Arakan Nerede Bulunuyor?

Arakan haritası

Arakan, Myanmar’ın kuzeybatısında yer almaktadır. Arakan nüfusunun önemli çoğunluğunu Müslümanlar ile Budistler oluşturmaktadır. İslam, Arakan’da 8. yüzyıldan itibaren bölgeye gelen Müslüman tüccar ve dervişler tarafından yavaş yavaş yayılmıştır. Arakan’da 1430’da bir İslam devletinin kurulduğu ve bu devletin 1784 yılında Budist krallık tarafından işgal edilinceye kadar bağımsız bir devlet olarak kaldığı bilinmektedir.

Bangladeş-Burma sınırının 50.000 kilometre karelik bir alanında bulunan Arakan, Myanmar’ın 7 eyaletinden biridir. Milattan önce 3. Yüzyıla dayanan bir geçmişe sahip olan bu eyalet çoğu krallığa ev sahipliği yapmıştır.

Arakan, sık sık Müslümanlara yapılan zulümlerle gündeme gelmektedir. Bu zulümler 250 yıldır sürmektedir. Tarihinin en büyük soykırımını 29 Mart 1942’de yaşayan Arakan Minbya şehrinin Çanbilli Köyünde kısa bir süre içinde 150 bin Müslüman, Budist rahipler tarafından katledilmiştir ve geriye kalan nüfusun büyük çoğunluğu ise yurtlarından sürülmüştür. Zaman zaman baskınlar yapılsa da Müslüman köylerinde normal yaşam sürdürülmeye çalışılıyordu.

Müslümanlara Yapılan Bu Zulümler Ne Zaman Nüksetti?

Geçtiğimiz yıllarda 3 Budist rahip, Burma’lı bir kadına tecavüz edip öldürdü ve cesedini yakın bölgedeki bir Müslüman köyüne bırakıp kaçtı. Kadının cesedini bulunmasının ardından Budist Burma hükümeti olaydan Müslümanları sorumlu tuttu. 3 masum Müslüman tutuklandı ve bunlardan biri dövülerek katledilirken diğer iki Müslüman da idama mahkûm edildi. Böylece soykırım ve katliam bahanesi bulunmuş oldu.

3 Haziran 2012’de Arakan’ın Thandwe kentinde bulunan Thetsa mescidindeki bir dini törenden çıkan 8 hacı ve yanlarında bulunan 3 kişi, Budist çeteler tarafından katledildi. 300 kişilik Budist grubu, törenden dönen Müslümanları taşıyan otobüsü durdurup hacıları döverek öldürdü. Fakat ne olay sırasında ne sonrasında polis veya güvenlik güçleri olaya müdahale etmedi. Olayla ilgili bir tek tutuklama veya soruşturma yapılmadı.

Budist çeteler köyleri yakıp yağmalamaya başladı ve güvenlik güçleri de onların güvenliğini sağlamakla görevlendirildi. Olaylar soykırıma doğru giderken deniz yoluyla Bangladeş’e yardımlar başlamıştı. Kıyıya yanaşan botlar, Bangladeş güvenlik görevlileri tarafından geri çevrildi. Arakan’lıların bir çoğu açlıktan ve hastalıktan yaşamlarını yitirdi.

Yaşa dışı yollarla Bangladeş’e giren mültecilere yardım edenlere hapis cezası verildi ve Arakan’lı Müslümanlar sınır dışı edildi. Bu tarihlerden itibaren Müslümanlar her geçen gün farklı zulümlere maruz kalmıştır.

Birleşmiş Milletler tarafından ‘Dünyada en çok zulüm gören topluluk’ olarak adlandırılan Arakan’lı Müslümanlar, dört bir taraftan zulümle kuşatılmış halde yaşam mücadelesi vermeye çalışıyor.

En son geçtiğimiz yıl Ekim ayında bıçaklı saldırganlar, Raghine kasabasındaki polis karakollarına saldırdı ve 9 polis memuru öldürüldü.

Myanmar hükümeti saldırıyı yurtdışı kaynaklı radikal İslamcıların gerçekleştirdiğini iddia ederek, Arakanlı Müslümanları hedef alan operasyonlar başlattı.

İnsan hakları örgütleri, Arakanlı Müslümanlara ait köylerin tamamen haritadan silindiğini, pek çok sivilin yaşadıkları yerleri terk etmek durumunda kaldıklarını açıkladı.

Arakan’da Son Durum

Arakan’da son durum: Arakan katliamı

Geçtiğimiz Cuma günü silahlı grupların 30 karakola saldırmasıyla bölgede çatışmalar yeniden alevlendi.

Arakan’daki çatışmaların yeniden alevlenmesi üzerine, binlerce kişi kaçarak Bangladeş sınırına dayandı. Bangladeş polisi ise, sınırı geçmek isteyen Arakanlı Müslümanları geri çeviriyor.

İngiltere’nin BM Temsilcisi Matthew Rycroft, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Myanmar’ın Arakan eyaletinde yaşananları görüşmek için toplantı çağrısı yaptıklarını açıkladı.

Rycroft, “Arakan’da uzun süredir devam eden sorunların ele alınması gerekiyor. Tüm taraflara itidal çağrısı yapıyoruz.” açıklamasını yaptı. Ancak BMGK Başkanlığından henüz toplantıya ilişkin henüz bir resmi açıklama yapılmadı.