ABD’nin NATO nezdindeki Daimi Temsilcisi Büyükelçi Kay Bailey Hutchison, Türkiye’nin Rus S-400 savunma füzelerini alması durumunda yaptırımlarla karşı karşıya kalacağı ve NATO ile işbirliğinin sınırlandırılacağı uyarısında bulundu.

S-400 füze sistemi

Brüksel’de Cuma günü gerçekleştirilecek NATO Dışişleri Bakanları toplantısı öncesinde telekonferans sistemiyle brifing düzenleyen ABD Büyükelçisi Hutchison, DW Türkçe’nin sorularına yanıt verdi.

Dışişleri bakanları buluşmasının, Temmuz ayındaki NATO Liderler Zirvesi öncesindeki son toplantı olması sebebiyle önem taşıdığını vurgulayan Hutchison, Batı Balkanlar, NATO’da külfet paylaşımı, terörle mücadele ve partner ülkelerle işbirliği konularını gözden geçireceklerini açıkladı.

Bir NATO toplantısı

Sert Rusya çıkışı

Rusya’nın NATO müttefikleri açısından endişelere sebep olan faaliyetlerinin dışişleri bakanlarının gündemindeki konuların başında olduğuna vurgu yapan Hutchison, İngiltere’de eski çifte ajan Sergey Skripal’i hedef alan kimyasal saldırıya atıf yaparak, bu gibi eylemlerin “tolere edilemeyeceğine” işaret etti.

Rusya’nın Suriye’de de kendi halkına karşı kimyasal silah kullanan bir rejimi desteklediğini belirten ABD’li diplomat, “Rusya, Suriye’de kimyasal silah kullanılmayacağı garantisini vermişti ancak geçen gördüğümüz üzere bu silahlar kullanıldı” diyerek eleştirilerini devam ettirdi.

Birlik vurgusu

NATO ittifakının, Rusya’nın provokasyonlarına karşı birlik içerisinde durduğunu belirten ABD büyükelçisi, şunları söyledi:

“Rusya’nın bu tür eylemleri tolere edilemez. Bunlar istikrarsızlığa yol açıyor ve evet ittifakımız genelinde, bir çok bölgede ve farklı yöntemlerle girişilen bu tür faaliyetler bizi endişelendiriyor. İttifakımız birlik içerisinde. Biz üyelerimizi nüfuz etme girişimlerine, askeri müdahalelere, antlaşmalardan kaynaklı yükümlülüklerin ihlal edilmesine karşı koruyacağız.”

Büyükelçi Hutchison, DW Türkçe’nin sorusu üzerine, Rusya ile son dönemde işbirliğini güçlendiren Türkiye’nin S400 füze savunma sistemi satın almasına ilişkin dikkat çekici beyanlarda bulundu.

Türkiye’nin, kuruluşunun ilk evrelerinden itibaren üyesi olduğu NATO’nun askeri faaliyetlerine önemli destek sağladığına dikkat çeken Hutchison, “Türkiye bizim için NATO’da sağlam bir müttefik olmuştur. Fakat gelinen noktada çok kaygılıyız” dedi.

NATO’dan dışlanma uyarısı

“S400, bir Rus füze savunma sistemi. Bu sistem NATO müttefikimiz ile müşterek çalışma yöntemimize zarar verecek. Bunda şüphe yok” ifadesini kullanan Hutchison şunları söyledi:

“Bu NATO için, birlikte çalışabilirlik açısından, sorun teşkil ediyor. Rus füze savunma sistemi Türkiye ile kapsamlı, tümüyle birlikte çalışabilmemize engel teşkil edecektir. Uçak ve pek çok ekipmanımızın olduğu, farklı operasyonlar yürüttüğümüz Türkiye ile kapsamlı birlikte çalışma modelimiz, NATO üyesi olmayan Rusya’nın savunma sistemine sahip olması durumunda etkilenecektir.”

“Bu çok ağır, zor bir durum” diyen ABD Büyükelçisi, Türkiye’ye S-400’ler yerine farklı seçenekleri değerlendirme çağrısı yaptıklarını, Türkiye’nin kendini savunma hakkı olduğunu ve bunu anlayışla karşıladıklarını söylemekle birlikte şu uyarılarda bulundu:

“Türkiye, NATO’nun hasmı olduğu herkes tarafından bilinen, ittifakımıza karşı faaliyetler yürüten bir ülkeden askeri teçhizat almanın ne tür sonuçları olacağının bilincinde olmak zorunda. Türkiye’nin bu kararını yeniden gözden geçireceğini umut ediyoruz. Türkiye’yi her daim olduğu gibi hem ABD’nin hem de NATO’nun güçlü bir müttefiki olarak görmek istiyoruz. ”

Yaptırım resti

Türkiye’nin Rusya’dan S-400 füze sistemin almasının, ABD ile ikili ilişkilerde de sonuçlar doğuracağını ifade eden Hutchison, “ABD olarak, Rusya’dan askeri teçhizat alan herhangi bir ülkeye yaptırım öngören bir yasamız var. Bu yasa hiç kimse için yok sayılamaz. Yani ikili düzeyde de çok ciddi bir sorunla karşı karşıyayız” şeklinde konuştu.

Büyükelçi Hutchison son olarak NATO’nun demokrasi ve özgürlüklerin güçlendirilmesi taahhütlerine atıf yaparak, “Avrupa’da tüm partner, dost ve müttefik ülkelerdeki halkların özgür ve iyi bir yaşam standardına sahip olması için daha güçlü ittifaklar oluşturmayı umut ediyoruz. Hedefimiz bu…” dedi.

[Via Değer Akal/Deutsche Welle Türkçe]