ABD, Türkiye’ye F-35 teslimatını askıya aldı. ABD Başkanı Donald Trump, F-35’lerin Türkiye’ye gönderilmesine şerh düşülen Savunma Bakanlığı Bütçe Yasası’nı imzaladı.

ABD Başkanı Donald Trump, Türkiye’ye F-35 uçaklarının teslimatını belli şartlara bağlayan Savunma Bakanlığı bütçe yasasına imza attı. Yasada, Pentagon’dan 90 gün içinde bir rapor sunarak, F-35’lerin teslim edilmesi için Kongre’yi iki ülke ilişkilerinin durumu konusunda ikna etmesi talep ediliyor.

Trump’ın New York’taki Drum Üssü’nde düzenlenen imza törenindeki konuşmasında ‘görünmez uçak’ diye nitelediği F-35’leri uzun uzun övmesi dikkat çekti.

YASA NE ÖNGÖRÜYOR?

Pentagon’un 716 milyar dolarlık 2019 yılı bütçesinde, Türkiye’ye F-35 yeni nesil savaş uçağı teslimatının geçici olarak durdurulması için Kongre tarafından şerh düşülmüştü.

Trump yönetimi başta, Senato ile Temsilciler Meclisi’nin bu yöndeki taleplerine karşı çıkıyordu. Sonuç olarak Kongre’nin iki kanadının da uzlaşıp onayladığı metin 3 Ağustos’ta imza için Trump’ın önüne geldi.

Bu raporda Pentagon’un, Türkiye’nin Rusya’dan S-400 hava savunma sistemi satın almasının askeri ilişkilere etkisi ve Türkiye’nin F-35 yeni nesil savaş uçağı programından çıkarılmasının ABD sanayisi için yaratacağı olası sonuçların değerlendirilmesi talep ediliyor.

F-35 savaş uçağının tüm özellikleri

Uçak, düşük görünürlük, sensör teknolojileri ve radar sistemi gibi üstün yeteneklerle Hava Kuvvetleri Komutanlığının operasyonel etkinliğinde çarpan etkisi oluşturacak.

F-35 Müşterek Taarruz Uçağı, tek pilot ve tek motorlu, beşinci nesil, hava-yer taarruz, keşif, taktik savunma gibi çok maksatlı görevleri, düşük görünürlük özelliğiyle gerçekleştirebiliyor.

Sahip olduğu DAS sistemiyle 360 derece görüş sağlayabilen F-35’in, özel tasarlanmış geometrisi ve kaplaması sayesinde sahip olduğu düşük görünürlük özelliği, düşman radarları tarafından tespitini güçleştiriyor.

F-35, sahip olduğu Link-16 ve MADL haberleşme sistemleriyle tespit ettiği tehditleri etrafında bulunan diğer F-35 ve silah sistemleriyle paylaşabiliyor, bu sayede harp ortamındaki farkındalık seviyesi artırılıyor.

Sensör füzyon teknolojisiyle EOTS, DAS, radar gibi kaynaklardan aldığı bilgileri birleştirerek, harp ortamının resmini pilota sunan uçak, bu sayede dost ve düşmana yönelik tanımlamaların çok daha doğru şekilde yapılmasını sağlıyor.