Dünyadan üç milyar ışık yılı uzaklıkta bir galaksiden güçlü radyo dalgalarının geldiği tespit edildi. Peki bunun anlamı nedir?

Stephen Hawking’in girişimleri ile kurulmuş olan teleskop ağında yakalanan uzaydan gelen güçlü radyo dalgaları dikkat çekti. Bu dalgaların dünyadan üç milyar ışık yılı uzaklıkta bir galaksiden geldiği düşünülüyor.

Bilim insanlarına göre sinyaller kara deliklerden ya da nötron yıldızlarından gelmiş olabilir ancak ‘uzaylılardan‘ gelebilme ihtimali de heyecan yarattı. Uzaylılardan gelen bir sinyal ise bu sinyallerin anlamı nedir?

Uzaydan Gelen Sinyallerin Anlamı Nedir?

Stephen Hawkin’in girişimi olan ‘Breakthrough Listen‘ adlı proje sayesinde tespit edilmiş olan dalgalara insanlık bir anlam yüklemeye çalışıyor.

Daha öncede HD 16459 adlı yıldızdan güçlü bir sinyal alınmıştı. METI International Başkanının “Bu sinyal ilginç çünkü güneşe benzeyen bir yıldızın yakınlarından geliyor. Eğer yapay bir sinyalse, ancak insanoğlundan daha gelişmiş bir uygarlık tarafından üretilebilecek bir güçte” sözleri bu son sinyallerin ciddiyetini de ortaya koyuyordu.

Yakın bir zaman önce de Stephan Hawking’in uzaydan gelen sinyallere yanıt verilmemesi uyarısı birbiri ardına geldiğinden insanlar daha büyük bir merak içine girdi.

Bu gelen sinyal araştırmalara göre 2012’de gelen sinyallerle aynı yıldızdan geliyor. Fakat çok daha güçlü olması 2012’deki sinyalden ayırır nitelikte.

Uzaydan gelen sinyalleri temsil eden bir görsel

Harvard Üniversitesi’nden Peter Williams’ın açıklaması ise “Bu dalgaların nasıl oluştuğuna dair henüz tatmin edici bir açıklama yapabilen birini görmedim” oldu.

Nikolai Kardaşev’in medeniyetler ölçeğine göre düşündüğümüzde sinyal gönderenlerin uzaylı olma durumuna göre medeniyet seviyeleri en az ikinci tip uygarlıktır. Bu medeniyet tipinin adı gezegenler arası toplumdur. Bu ikinci tip uygarlıklar yıldızların enerjilerini kontrol altında tutabilirler. Makineleri ile yıldızı ele geçirip enerjisini kullanabilirler.

Bazı gezegenleri kullan at olarak kullanmaları da bu uygarlıkların olasıdır. Enerjilerini emip boşluğa bırakma ya da yok etme şeklinde çalışırlar. Yazının başında da bu uygarlıktan bahsederken en az ikinci tip uygarlık olarak bahsettik.

Diğer daha fazla gelişmiş uzaydaki uygarlıklardan da olmaları olası bir ihtimal. Ki bizim medeniyet tipimiz  şuan fosil yakıta bağlı bir medeniyet olmamız sebebiyle “0” olarak belirtilmiş fakat 100 ve 200 yıl sonra tip-1 toplum sınıfına girebileceğimiz öngörülüyor. Basit bir kıyaslama ile karşı karşıya gelinecek toplum ile karşı olmamız bizi yok edebilir.

PAYLAŞ