ABD’de Trump döneminde yönetim kademesi hiç olmadığı kadar hızlı değişkenlik gösteriyor. Öyle ki Ocak ayında CIA Başkanıyken bir kaç ay sonra Dışişleri Bakanı olabiliyorsunuz. Tabi bunların hepsi Trump’ın başının altından çıkıyor.

Amerikan Merkezi Haber Alma Teşkilatı (CIA) Başkanıyken ABD Başkanı Trump tarafından Dışişleri Bakanlığına atanan Mike Pompeo, Trump ile benzer dünya görüşlerini paylaşan muhafazakar bir isim olarak tanınıyor.

İlgili resim

BBC Türkçe’nin aktardığına göre, Cumhuriyetçi Parti içerisindeki muhafazakar Çay Partisi hareketinden gelen eski kongre üyesi Pompeo, boğulma hissi veren su işkencesine desteği ve kürtaj karşıtı görüşleriyle gündeme gelmişti.

Ayrıca eski bir asker olan Pompeo, ABD Kara Kuvvetleri’ne subay yetiştiren West Point’teki Askeri Akademi’den 1986 yılında sınıf birincisi olarak mezun oldu. Harvard Üniversitesi’nde hukuk fakültesinden mezun oldu.

mike pompeo ile ilgili görsel sonucu

Mike Pompeo’nun Temsilciler Meclisi’ndeki kişisel sayfasında yer alan bilgilere dayandırdığı haberine göre eski CIA Başkanı, Berlin Duvarı yıkılmadan önce Demir Perde’nin devriyesinden sorumlu birlikte görev yaptı.

Pompeo, 2010 yılında Kansas eyaletinden Temsilciler Meclisi’ne girdi.

İran ile yapılan nükleer anlaşmaya karşı çıkan Pompeo, 15 Temmuz darbe girişiminin ertesi günü Twitter’da Türkiye “totaliter İslamcı diktatörlük” ifadesini kullanmıştı.

mike pompeo ile ilgili görsel sonucu

“Erdoğan hükümetinin anca İran yönetimi kadar demokratik olduğu” ifadelerini de kullanan Pompeo daha sonra bu Tweet’ini silmiş ve Twitter hesabını da kapatmıştı.

Müslüman din adamlarını eleştirmişti

Mike Pompeo’nun 2013 yılında da “İslamcı teröristleri sert bir şekilde eleştirmeyen Müslüman din adamlarının terör saldırılarında suç ortağı olduklarına” yönelik sözleri, Demokratlar ve Müslüman lobi kuruluşları tarafından kınanmıştı.

Eski ABD Başkanı Barack Obama’nın Guantanamo Üssü’nü kapatma planına da karşı çıkan Pompeo, 2013’te cezaevini ziyarettikten sonra, açlık grevinde olan mahkumlar hakkında “Bana pek çoğu kilo almış gibi geldi” cümlesini kurmuştu.

Pompeoi su işkencesinin de, “hayati bilgilerin elde edilmesi için” kullanılabileceğini savunmuştu.

İnsan hakları kuruluşları ABD Senatosu’na, Pompeo’nun CIA Başkanlığı’nı onaylamama çağrısı yapmıştı.

Pompeo, devlete dair gizli belgeleri gazetecilere sızdıran eski Ulusal Güvenlik Kurumu (NSA) çalışanı Edward Snowden’ın “idam edilmesi gereken bir vatan haini” olduğunu düşünüyor.
Trump’ın başkanlık seçimindeki rakibi Demokrat aday Hillary Clinton’a yönelik eleştirileriyle bilinen Pompeo, Clinton’ı 11 Eylül 2012’de Libya’nın Bengazi kentinde ABD Büyükelçiliği’ne düzenlenen saldırının “üzerini kapatmakla” suçlamıştı.

Pompeo, Kongre üyeliği öncesi petrol sahalarına malzeme sağlayan bir firmayı yönetiyordu ve karbon salımını azaltmaya çalışan ABD Çevre Koruma Ajansı’nı da eleştiriyordu.

ABD’de CIA Başanlığı için geleneksel olarak partiler dışı bir isim seçiliyor. Mike Pompeo’nun adaylığı, Cumhuriyetçi bir kongre üyesi olması nedeniyle tartışma yaratmıştı.

İngiliz Guardian gazetesi ise Pompeo’nun Trump’ı da eleştirmekten çekinmediğini, Trump’ın kadınları rızaları dışında elle taciz ettiğine ve öptüğüne ilişkin bir kayıt ortaya çıktığında bunun “korkunç, saldırgan ve savunulamaz” olduğunu söylediğini yazdı.

Mike Pompeo, Senato’da Kongre üyelerinin sorularını yanıtlarken, Rusya’nın ABD’de Başkanlık seçimlerine müdahale ettiğine ilişkin istihbarat bulgularının “akla yatkın” olduğunu belirtmişti.

[Via BBC Türkçe]