ABD’de görülen ve İran’a uygulanan ambargonun delinmesi davasında Halkbank’ın eski genel müdür yardımcısı Mehmet Hakan Atilla’nın yargılandığı davada Rıza Sarraf, 4. duruşmada ifade vermeye başladı.

Davayı takip eden gazeteci Adam Klasfeld, Tırrek Rıza Sarraf’ın kravatsız bir takımla duruşmaya geldiği mahkemeden bilgiler paylaştı. Bize bu mesajları sizler için derledik.

Duruşma Başladı

Süleyman Aslan’ın dolandırıcı Sarraf’a attığı mesaj mahkemede okundu: Bu miktarlar gıda ihracı için uygun olmayabilir

Savcı: Buradan ne anladın?

Sarraf: Burada söylemek istediği; İran’dan transfer edilecek miktar çok büyük olduğu için, gıda ticareti miktarı ile açıklanamaz.

Sarraf bunun üzerine transferleri 5 milyon dolar’lar halinde yapabileceğini söylüyor.

Aslan da bunun daha iyi olacağını söylüyor.

Sarraf devamında “hayali gıda ticaretinin” takibinin yapılamaması için neler yapıldığını anlatıyor.

Bunun için Süleyman Aslan ile ticaretin gerçekmiş gibi görünmesi için defalarca konuştuklarını anlatıyor. [Via BBC Türkçe]

Sarraf, Hata Yaptıklarını Söyledi

Rıza Sarraf, “hayali gıda ticareti” sırasında iki belgede hata yapıldığını söyledi. Birincisinin miktarın fazlalılığı ile ilgili olduğunu açıkladı. İkinci hatanın ise buğday ticareti belgelerinde malın orijinini Dubai olarak göstermeleri olduğunu belirtti.

Bunun üzerine savcı sordu: Bu neden bir hata olsun?

Zarrab: Çünkü buğday Dubai’de yetişmiyor.

Geçtiğimiz duruşmada yayınlanan ses kaydında da Mehmet Hakan Atilla, Sarraf’a Dubai’de gıda üretimi yapılmadığı için nasıl ticaretini yapacaklarını sormuş, Sarraf da Dubai’deki toptancılardan temin edilen gıdaların İran’a gönderileceğini ifade etmişti.

Sarraf, Atilla’nın gıda ticaretinin gerçek görünmesi konusunda endişeleri bulunduğunu ve kendisine “Yükleme belgelerinin (konşimentolar) daha titiz hazırlanmalı” dediğini aktardı.

Burada verdiği örnekte de Sarraf, Atilla’nın kendisine, “Yalnızca 14 ton taşıyabilen bir gemide 25 ton var yazılmasın” dediğini aktarıyor. [Via Adam Klasfeld]

Duruşmada, Rıza Sarraf ile şirketinde çalışan Abdullah Happani arasında geçtiği belirtilen bir telefon kaydı dinletildi.

Sarraf bu konuşmayı mahkemeye, “Mehmet Hakan Atilla’nın bir belge problemini çözüme kavuşturması ile ilgiliydi” diyerek aktardı.

Savcı: Bu konuşma ile ilgili Halkbank’tan kiminle temasa geçtiniz?

Sarraf: İlk olarak Süleyman Aslan ile konuştum. Sonra Hakan Atilla ile de konuştum.

Konuşmanın dinlenmesine devam ediliyor..

Sarraf’tan Happani’ye telefonda: Kardeşim başka bir yolu yok. Mevzuat bunu gerektiriyor.

Sarraf araya giriyor: Burada Abdullah’a, bu kararın bana ait olmadığını açıklamaya çalışıyorum

Soru: Hangi mevzuattan bahsediyorsunuz burada?

Sarraf: Ambargo mevzuatından bahsediyorum.

Soru: Hangi ambargo?

Sarraf: Birleşik Devletler ambargosu ve yaptırımları

Sarraf: Türkiye’de serbest kalmak için ‘kısmen’ rüşvet verdim

Duruşmada Rıza Sarraf’a Türkiye’de tutuklanıp tutuklanmadığı sorusu soruldu.

Soru: Türkiye’de hiç tutuklandınız mı?

Sarraf: Evet, gözaltına alınıp cezaevine gönderildim… Sonra salıverildim.

Avukatlarım geldi, görüşme yaptık ve serbest bırakıldım.

Soru: Serbest kalmak için bir ödeme yaptınız mı?

Sarraf: Evet, yaptım.

Soru: Bunlar rüşvet miydi?

Sarraf: Kısmen.

Edinilen bilgilere göre; Sarraf, 17-25 2013’teki yolsuzluk ve rüşvet operasyonları kapsamında 17 Aralık’ta tutuklanmış, 28 Şubat 2014’te serbest bırakılmıştı.

Via: Adam Klasfeld

Sarraf, serbest kaldıktan sonra yeniden Halkbank’la iletişime geçtiği de söyledi.

Soru: Halkbank’ta kimle konuştun?

Sarraf: Halbank’ın o dönemki genel müdürü.

Bahsedilen dönemde Halkbank Genel Müdürü Süleyman Aslan değil, Ali Fuat Taşkesenlioğlu’ydu.

Oturuma öğle arası verildi

Rıza Sarraf’ın ifadesine öğle arasının ardından, 22.00’de devam edildi.

Duruşma yeniden başladı

Rıza Sarraf, 17-25 Aralık yolsuzluk ve rüşvet soruşturması kapsamında tutuklanıp 28 Şubat 2014’te serbest bırakılmasının ardından yaşananları anlatıyor.

Sarraf: Türkiye’de serbest bırakıldıktan sonra gıda ticareti yapan şirketin sahibi olarak görünmem doğru olmazdı.

Rıza Sarraf’ın ifade verdiği duruşmanın öğleden sonraki oturumunda Sarraf, 17-25 Aralık yolsuzluk ve rüşvet soruşturması kapsamında tutuklanıp 28 Şubat 2014’te serbest bırakılmasının ardından yaşananları anlattı.

Sarraf: 17 Aralık’tan sonra hiçbir Halkbank yetkilisine rüşvet vermedim. Türkiye’de serbest bırakıldıktan sonra gıda ticareti yapan şirketin sahibi olarak görünmem doğru değildi

Soru: [Dönemin Halkbank Genel Müdürü] Ali Fuat’a [Taşkesenlioğlu] rüşvet verdiniz mi?

Sarraf: Ali Fuat’a rüşvet teklif etmedim, o da benden böyle bir şey istemedi. Ticarete eski yöntemle devam ettim… Altın ve gıdayla.

[Via Adam Klasfeld]

PAYLAŞ