Son dönemde ABD ve Kuzey Kore arasında gerilen ilişkiler dünyayı endişeye sürüklüyor. Peki bu gerginlikten gerçekten bir savaş çıkar mı?

ABD Başkanı Donald Trump’ın ‘Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti’ne yönelik sert açıklaması ardından her iki ülke arasında meydana gelen gerginlik büyümeye devam ediyor.

Son olarak Trump, Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti (KDHC) lideri Kim Jong-un’a “o adam” şeklinde hitap ederek KDHC’nin ülkesine karşı tehditlerine devam etmesi halinde “ateş ve öfke” ile karşılık verileceğini söylemişti.

Gerginliğin nedenleri arasında Kuzey Kore’nin geçtiğimiz günlerde yapmış olduğu füze fırlatma testleriydi. Bunun ardından ABD, Güney Kore’ye THAAD füze savunma sistemi gönderdi. Gelişmiş radar sistemiyle orta ve kısa menzilli füzeleri düşerken yok eden 200 kilometrelik menzili bulunan THAAD, 150 kilometre kadar yükseğe füze atma kapasitesine sahip.

Kim Jong-un ve Donald Trump

Bu durum kırılmaya doğru giden ilişkilerde gerilmenin artmasında önemli bir darbe oldu ve KDHC’nin tehdide karşılık vermesi kırılmanın dönüm noktasını oluşturdu. Çin ve Rusya’yı da rahatsız eden füze savunma sistemi Güney Kore’ye bölgede bir destek sağlamıştı.

Güneydoğu Asya Ülkeleri Birliği (ASEAN) ülkelerinin ve BM’nin Kuzey Kore’ye karşı yaptırım kararı alması ilişkileri daha da gergin hale getirdi. ASEAN görüşmelerinde Filipinler Devlet Başkanı Rodrigo Duterte’nin ”İnsan hakları mı canı cehenneme!” sloganı, Kuzey Kore’nin nükleer faaliyetlerini sürdürmeyi devam etmesi halinde her türlü yaptırımı öngördüklerini ortaya koyuyor.

2006’dan bu yana devam eden yaptırımlar Kuzey Kore için bir sürpriz değil. Ayrıca ABD’nin, Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti’ne yönelik seyahat yasağı açıklaması sonrasında, Pyongyang’ın “Kapımız ABD’li turistlere açık” açıklaması yapmış olması da KDHC’nin yaptırımları önemsemediğinin bir göstergesi. Üstelik yeni yaptırım bildirgesinden sonra bin katı intikam alacağını belirten KDHC geri adım atmayı da reddediyor.

Atışmanın İlk Hedef Ülkesi Güney Kore Mi Olacak?

ABD Başkanı Donald Trump ile Güney Kore Devlet Başkanı Moon Jae’in yaptıkları telefon görüşmesi sonrasında Kuzey Kore’ye karşı ‘maksimum baskı’ uygulaması kararı aldıkları bildirilmişti bunun üzerine füze savunmalarının da Güney Kore’ye yerleştirilmiş olması Kuzey Kore yakınındaki bu ülkenin tehlike çanlarını çalması için yeterli bir sebep olabilir.

Oklar Güney Kore’de iken tehdidin farkında olan Moon Jae-in Güvenlik Konseyini olağanüstü toplantıya çağırdı. Kuzey Kore’nin tehditlerine yenilerini eklemesi durumunda yapılması gerekenleri anlattığı öğrenildi.

Kuzey Kore’ye ait bir füze fırlatılırken

Beklenen Savaşın Ciddiyeti

ABD – Kuzey Kore krizi küresel boyutta bölgesel bir sorun haline dönüşmeye hızla devam ediyor. Gerginliğin artması Kuzey Kore’nin savaş konusunda zafer ihtimalini artırması ile cesaret veriyor.

Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti resmi devlet ideolojisi ve ülke siyasi sisteminin temeli oluşturan Juche’ye göre şekillenmiş ülke hiçbir ülkenin desteği olmadan savunma geliştirme yolunu tamamlamıştı o sebeple bölge ülkelerinden ekonomik ve askeri destek alamamış olması durumunda dahi ABD’nin uyumlu olmaması halinde Kuzey Kore geri adım atacak gibi durmuyor ve bu çıkacak olan savaşı kesin kılabilir.

Bunların dışında savaşın başlaması halinde Trump tarafından düşman ilan edilen Çin’in tarafsız kalması imkansız hale gelecek ve Çin’le birlikte nükleer güce sahip olan Ortadoğu ülkesi İran ve ebedi düşmanı olan Rusya’yı da karşısına alacak olan ABD’nin, oluşacak olan çift kutuplu sistemde güçsüz kalması mümkün olabilir.

Çin, Kuzey Kore’yi ABD’nin müdahalesine karşı füze denemelerini durdurmasını talep etmiş Trump’ın ise Çin’den bu konuda destek beklediğini söylemiş olması başlayacak olan savaşta Çin’in uzlaştırma politikasını tarafsızlık politikasına dönüştüreceğinin garantisini vermeyebilir ancak Çin için jeopolitik, siyasi amaçlar ve güven açısından daha yakın sayılan Kuzey Kore iken iki kutuplu dünyada seçimini ABD’den yana yapması mümkün olmayabilir. Bunların hepsi ihtimaller dahilinde tabi.

ABD askerleri

Öte yandan Trump’ın Kim Jong-un hakkında ”27 yaşında babası ölüyor ve rejimi devralıyor. Ne derseniz deyin, kolay bir şey değil. Hele o yaşta. Yaptıklarını mazur göstermeye çalışmıyorum. Sadece yaptığı şeyin çok zor olduğunu söylüyorum.” ifadeleri baştan beri Kuzey Kore’yi hafife aldığını ortaya koyuyor.

Aynı zamanda Trump, verdiği bir röportajda Kuzey Kore’yi ABD için en büyük risk diye tanımlaması harmanlandığında Trump’un Kuzey Kore’ye karşı çılgınlık beklentisi içerisinde olduğu sonucunu da doğuruyor.

Fakat durum pek de çılgınlık gibi görünmüyor planlı seri çalışmalar ve hassas dehşet dengesi oluşturmayı başarmış 27 yaşında bir liderden bahsediyoruz. En başından beri sorunları diplomasiyle çözmeye çalıştığını ifade eden Trump kendi isteklerini kabul ettirme yöntemine anlaşma ve diplomasi olarak görüyor.

Trump’un Güney Doğu Asya Dış İlişkileri

Bölgedeki önemli aktörlerden biri olan Japonya’yı da dahil ettiğimizde ABD yanlısı güçlü bir aktörün Trump’ın cüretkar sözlerinin arkasındaki sebep olabilir.

Trump, Japonya ile görüşmesi sonrasında Kuzey Kore’nin Japonya ve Güney Kore’ye karşı olası bir müdahaleden sonra onları koruyacağını belirtmişti. Trump’un bu sözlerinde işaret ettiği koruma arzusu mudur korunma beklentisi midir? Bu tartışmaya açık bir konu olarak önümüzde duruyor.

PAYLAŞ