Demirtaş’ın SEGBİS ile bağlanmayı kabul etmediğinden dolayı mahkemeye getirilmediği öğrenildi.

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın 398 gündür tutuklu bulunduğu davanın ilk duruşması bugün (7 Aralık 2017) görülmeye başlandı.

Duruşmaya katılmayan Demirtaş, SEGBİS ile bağlanmayı kabul etmemişti.

20 kişilik salonda yapılan duruşmada savcı, Demirtaş’ın tutukluluk hâlinin devamını istedi. Duruşmanın ardından ara kararını açıklayan mahkeme Demirtaş’ın tutukluluğunun devamına karar verdi.

Duruşma bir kaç ay sonraya yani 14 Şubat 2018 tarihine ertelendi.

Selahattin Demirtaş’ın tutuklu olduğu dava, Diyarbakır’da açılmış ardından “güvenlik” gerekçesiyle Ankara 19. Ağır Ceza Mahkemesi‘ne yönlendirilmişti.

Demirtaş’a “terör örgütü kurma, yönetme, örgüt propagandası, suç ve suçluyu övme” gerekçesiyle 142 yıla kadar hapis cezası isteniyor.

Duruşmada Neler Oldu?

15:52 Van Baro Başkanı Av. Murat Timur: Tarihe bir not düşeceğinizin bilinciyle yargılamanın sürmesini umuyoruz. Yargılama bir tiyatro niteliğindedir. Talimatla açıldığı ortadadır. Derhal bu hukuksuzluğun sona ermesini talep ediyoruz.

15:50 Diyarbakır Baro Başkanı Av. Ahmet Özmen: Yargı tekçi ulusal düzeni korumak üzere siyasal iktidar tarafından şekillendirilmiştir. Biz avukatlar hukuk tarihimiz boyunca ilk kez siyasi iktidarın yargıya müdahalelerini kabulünü gördük.

15:35 Av. Hasip Kaplan: Duruşma salonundaki koltukları saydım. 1000 sanıklı salon. Bizim dosyamız tek sanıklı. Ama haklısınız Sn. Demirtaş bin kişiye bedeldir. Müvekkilimizi duruşmaya getirdiğiniz taktirde hepinize cevap olacaktır.

14:05 Mahkemenin verdiği aranın ardından duruşma devam ediyor.

12:37 Mahkemeye 14.00’a kadar ara verildi.

12:35 Av. Yıldız İmrek: Müvekkilimizle ilgili fezlekelerin tamamı siyasal anlamdaki düşünce açıklaması, basın açıklamaları niteliğinde beyanlardır. Venedik komisyonu 1999 yılındaki değerlendirmesinde yasama sorumsuzluğunun serbest seçim ilkesinin,halkın egemenlik hakkının korunmasın olduğunu, azınlıkta kalan milletvekillerinin korunması ve demokratik çoğunluğun desteklenmesi olarak nitelendiriyor.

11:48 Av. Ercan Kanar: Eğmeden, bükmeden gerçekleri ortaya koymalıyız. Siyasi öç alma saikiyle süreç yürütülmüştür. İnsanlık yüzlerce yıllık mücadele sonucu hukuki bağışıklıkları teminat altına almıştır. Basite almamak gerekir. Eğer bir soruşturmaya siyasi faktörler dahil olmuşsa o bir zehirdir. Hukuk devleti ilkesinin tarafsızlık ve nesnelliği ortadan kalkmıştır. Siyasi direktiflerle hesaplaşma yolu olarak yargı seçilirse meşruiyet ortadan kalkar. Yargının tavrı devletten, ideolojiden bağımsız olmalıdır. Biz siyasi hesaplaşmalardan uzak, iktidarın kılıcı olunmayacak kararlar vermenizi istiyoruz. Mahkemenizden cesur bir kararla düşme kararı verilmesini talep ediyoruz. Siyasal hesaplaşmaların coğrafyası halk platformlarıdır, ceza mahkemeleri değildir. Bu yaşananlar düşman savaş hukuku uygulamasıdır.

11:40 Demirtaş’ın savunmanlığını üstlenmek adına duruşma salonunda hazır bulunan avukatlara, hakim “Herkesin konuşmak istemesi durumunda avukat kısıtlaması getireceği” uyarısında bulundu.

11:35 Av Karaman: Demirtaş, daha öncelerde de olduğu gibi SEGBİS sistemi üzerinden duruşmaya katılmayacağını belirtmiştir. Olağan dışı bu yargılama usulü kabul edilemez. Yargılama tarihinde bir ilk olduğu düşüncesiyle belirtiyorum. Sn. Demirtaş birkaç gün öncesine kadar hangi mahkemede yargılanacağını dahi bilmiyordu. Haziran ayından bu yana usulen dahi tutukluluk incelemesi yapılmamıştır.

11:25 Dışarıda bekleyen yurttaşlarla söyleşi yapıldığını gören polis, Ankara Valiliği’nin basın açıklamasını yasakladığını ve müdahale edeceği yönünde uyarıyor.

11:10 Demirtaş’ın avukatları savunma yapmaya başladı.

11:05 Savcı, 31 fezlekeden yargılanan Demirtaş’ın tutukluluk halinin devamını talep etti.

11:00 Demirtaş, SEGBİS uygulamasına ilişkin yasanın iptali için mahkemenin AYM’ye başvurmasını ve bu nedenle yargılamada durma kararı verilmesini istedi.

HDP Genel Merkezi, Demirtaş’ın bugün yargılanacağı Ankara 19’uncu Ağır Ceza Mahkemesi’ne 12 sayfalık bir dilekçe yazdığı ve dilekçesinde duruşmaya bizzat katılmak istediğini belirttiğini aktardı. Demirtaş, 12 sayfalık dilekmesinin sonunda mahkemeden şu taleplerde bulundu:

* SEGBİS konusunda CMK 196/4’ün değil, Avripa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) 6’ncı maddesinin esas alınarak, soyut yasa maddesi uyarınca ve gerekçesiz bir şekilde SEGBİS üzerinden duruşmaya katılmama yönünde verilen hukuka aykırı kararın geri alınmasını, duruşmada hazır edilmeme karar verilmesini,

* Savunmamı üstlenecek yüzlerce avukat için yer tahsisini,

* Duruşmayı izleyecek aile, sosyal çevrem, hasın, yerli ve yabancı izleme heyetleri, HDP Genel Merkez, il ve ilçe teşkilatlarından gelecek izleyiciler dikkate alınarak salonun tahsisini,

* Duruşmada, avukatlarımla birlikte ve fiziksel yakınlık içerisinde oturacak şekilde salonun düzenlenmesini,

* Duruşmada, dizüstii bilgisayar, tepegöz vb araçlarla görsel savunma yapacağımdan, salonun bu teknik imkanlarla donatılmasını,

* Binlerce belge içeren yüzlerce dosyadan ibaret savunma araçları ile duruşmaya katılacağımdan, savunmamı yapacağım yere, önümde duracak şekilde ve makul büyüklükte bir masa konulmasını talep ediyorum.

10:40 Sincan Cezaevi’nde görülmekte olan darbe girişimi duruşmasını izlemek isteyen gazetecilerin telefon ve bilgisayar ile salona girmelerine herhangi bir yasak uygulanmazken, hemen yan salonda bulunan Selahattin Demirtaş duruşmasını izlemek isteyen gazetecilerin bilgisayar ve telefonla içeri girmesine izin verilmedi.

10:55 Selahattin Demirtaş’ın duruşması, uluslararası katılımcıların, gözlemcilerin, milletvekillerinin güvenlik gerekçesiyle salona alınmamaları kararıyla başladı.

10:25 HDP’nin resmi sosyal medya hesabından aktarılan bilgiye göre duruşmayı izlemek için gelen yurttaşların bir kısmı Sincan Cezaevi Kampüsünün önüne geldi. Gelen bin kişinin üzerinde izleyici arasından 150 kişi içeri alındı.

10:15 Yabancı basın kuruluşlarının temsilcileri duruşmaya alınmadığı belirtilirken duruşmanın yapılacağı salona avukatlar ve basın dışında kimse alınmadı.

Duruşmayı kimler izliyor?

Demirtaş’ın duruşmasını takip etmek üzere çok sayıda yabancı heyet de yine Sincan Cezaevi Kampüsü önüne geldi. Gelen heyetler arasında Birleşik Krallık Lordlar Kamarası, İngiltere İşçi Partisi, Fransa Sol Parti, Fransa Kominist Partisi, İtalyan İlericiler ve Demokratlar Hareketi, İsveç Sosyal Demokrat Parti, Norveç Kızıl Parti, Norveç Sosyal Demokrat Partisi, Yunanistan SRİZA, İngiltere’den İnsan Hakları aktivisti ve avkutlar, Alman Sosyal Demokrat Partisi, Avrupa Parlamentosu Sol Grubu, İrlanda Sinn Fein, İngiltere İşçi Partisi, Britanya Genel Sendikası, Danimarka Kırmızı-Yeşil Birlik Grubu ile Danimarka Liberal Parti üyeleri yer aldı.

Selahattin Demirtaş’ın duruşmasına, uluslararası katılımcılar, gözlemciler, milletvekilleri güvenlik gerekçesiyle salona alınmadı. Duruşmayı takip etmek üzere gelen yabancı heyetlerin kapı önündeki bekleyişi sürerken, heyetlerin de duruşmaya katılmalarına izin verilmeyeceği öğrenildi.

Yargılamaya başlanması öncesinde ise muhalif basın mensuplarına yönelik engelleme yapıldı. Duruşma salonuna girmek isteyen gazetecilere, duruşmayı takip edebilmeleri için polislerce Sarı Basın Kartı soruldu. Sarı Basın Kartı sahibi olmayan gazeteciler duruşma salonuna giremedi.

Araçlar engellendi.

Öte yandan Demirtaş’a destek olmak isteyen binlerce kişi, farklı kentlerden otobüslerle Ankara’ya gelmek istedi, ancak yolda polis engeli ile karşılaştı. Adana, Antalya, Aydın, Batman, Denizli, Diyarbakır, Manisa, Mardin, Muğla, Osmaniye, Urfa ve Siirt’ten yola çıkarak Demirtaş’ın duruşmasına katılmak isteyen binlerce kişinin otobüsleri Ankara girişlerinde polislerce durdurularak kente girişlerine izin verilmedi. Tüm engellemelere rağmen Sincan Cezaevi Kampüsü önüne ulaşabilen partililer ise, burada duruşma saatini halaylar çekerek bekledi.

Ankara Valiliği ise, Figen Yüksekdağ, Selahattin Demirtaş ve İdris Baluken’in davalarının olduğu 6-7 Aralık tarihlerinde Sincan Cezaevi önü ve Ankara Adliyesi önünde yapılacak her türlü eylem etkinliğin yasaklandığını duyurmuştu.

“Siyasi kin ve husumet davası”

Duruşmaya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Demirtaş’ın avukatlarından Aydın Erdoğan, davayı “siyasi kin ve husumet davası” olarak nitelendirdi. Erdoğan, “Demirtaş’ın bir örgüt yöneticisi olduğu doğrudur. Ancak bu örgüt HDP’dir. Demirtaş HDP’nin tüm kurul ve meclis grubunun eş başkanıdır” şeklinde konuştu.

“AKP’nin ilk yenilgisi HDP’den”

7 Haziran seçim sonuçlarını hatırlatan Erdoğan, “AKP, 2002 yılından bu yana ilk yenilgisini HDP karşısında aldı. Yaşanan yenilginin ardından seçim sandığında kazanamayan AKP yargı eliyle HDP’yi sindirmeye çalışmaktadır” dedi.

“Duruşma Sincan’a sebepsiz taşındı”

Duruşmanın Sincan Cezaevi Kampüsü’ne götürülmesine tepki gösteren Erdoğan, “Geçerli hiçbir neden olmamasına rağmen Demirtaş’ın duruşması Sincan’a taşındı. Duruşma salonları Ankara Adliyesi Adalet Komisyonu Başkanlığı belirliyor. Bu siyasi bir davadır, Adalet Komisyonu üyeleri ve adliye çalışanları bu siyasi amaçlara alet olmamalıdır. Demirtaş’ın muhatabı Erdoğan’dır. Erdoğan da bu muhataplığı seçim meydanlarında göstermesi gerekir. Demirtaş’ı hapiste tutarak, siyaset yapmasını engellemek korkunun ve acizliğin ifadesidir” dedi.

“Bu dava FETÖ’nün mirasıdır”

Demirtaş hakkında fezleke hazırlayan polis ve savcıların tamamına yakınının FETÖ’den tutuklu veya ihraç olduğunu söyleyen avukat Erdoğan, “Bu dava bir kumpas davasıdır. Balyoz, Ergenekon davalarında yapılan bu kumpaslara hukuksuzluk diyorlar, ancak mesele Kürtler veya HDP olduğu zaman bir anda hukuka uygun oluyor. Bu kabul edilemez. Bu dava FETÖ’nün mirasıdır” ifadesini kullandı.

HDP: Demirtaş davası hukuk garabetidir

HDP Merkez Yürütme Kurulu (MYK) üyesi, Batman Milletvekili Ayşe Acar Başaran’ın imzasıyla “Demirtaş davası hukuk garabetidir” başlıklı yazılı açıklama yayınlandı.

Açıklamada, HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş hakkında yürütülen dava ve soruşturmaların yargının siyasallaşmasının en bariz örneklerini oluşturduğu belirtildi.

Açıklama şöyle:

“I. Sayın Demirtaş 04.11.2016 tarihinde gözaltına alınmış, jet hızıyla verilen tutuklama kararının ardından adeta kaçırılarak Edirne Yüksek Güvenlikli Cezaevi’ne götürülmüştür. Sayın Demirtaş hakkında iddianame düzenlenip dava açılmasından sonra Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 1, Ankara 19. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 2 defa duruşma tarihi verilmesine rağmen mahkeme karşısına çıkarılmamıştır. İlk duruşması tutuklanmasından 399 gün sonra, 7 Aralık’tadır.

II. Sayın Demirtaş’ın halktan kaçırılması, duruşmaya çıkartılmamasıyla sınırlı değildir. Yargılamanın herkese açık olması gerekir. Aksi durum aleniyet ilkesine aykırılık teşkil eder. Sayın Demirtaş’ın dosyası basından, uluslararası gözlemci heyetlerden, ailesinden ve avukatlarından da kaçırılmaktadır. Ankara Adliyesi Adalet Komisyonu, Ankara 19. Ağır Ceza Mahkemesi’nin duruşma salonunun küçük olduğu iddiası ile duruşmanın Sincan Cezaevi Kampüsü içerisindeki 20 (yirmi) izleyici kapasiteli en küçük baraka salonda yapılmasına karar vermiştir. Adalet Komisyonu’nun bu kararı hukuki gerekçelerden uzak siyasi amaçlarla alınmıştır.

Tahsis edilen salon savunma hakkını da ihlal eder niteliktedir. Sayın Demirtaş’ı savunacak avukat sayısı bin 250’nin üzerindedir. Tahsis edilen salonla avukatların davaya dahil olması engellenmeye çalışılmaktadır.

III. Eş Genel Başkanımızın tutuklu olarak yargılandığı davanın soruşturma aşamasında, 11.01.2017 tarihinde iddianame düzenlenmesi sonrasında, Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nin dosyası ile yargılamaya geçilmesine karar verilmiştir. Yargıtay, Selahattin Demirtaş’ın yargılamasının “kamu güvenliği için tehlikeli” olması gerekçesi ile dosyanın Diyarbakır’dan Ankara Ağır Ceza Mahkemesi’ne nakline karar vermiştir. Bu karar üzerine dosya Ankara 19. Ağır Ceza Mahkemesi’ne kaydedilmiştir.

IV. Mahkeme, duruşmanın 6-7 Eylül 2017 tarihlerinde yapılmasına karar vermiştir. Ardından her iki dava arasında fiili ve hukuki irtibat bulunduğu gerekçesi ile, Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesi kamuoyunda Yasin Börü davası olarak bilinen Ankara dosyası ile birleştirilmesine karar vermiştir. İki mahkeme arasında gerçekleşen olumsuz birleştirme uyuşmazlığının giderilmesi için dosyanın Ankara Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmiştir. Ankara BAM, Ankara 19. Ağır Ceza Mahkemesi’nin birleştirme kararının kaldırılmasına karar vererek dosyayı mahkemeye iade etmiştir.

Sayın Demirtaş’ın yargı süreci hukuka aykırı karar ve eylemlerle doludur. Sadece bu saydıklarımız bile 7 Aralık’ta başlayacak olan yargılamanın hukuki değil siyasi nitelikte olduğunun; kararın hukuk ilkeleri ile değil siyasi saiklerle verileceğinin çok açık örnekleridir.”

[Via T24]

PAYLAŞ